topÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİABDULLAH ÇİÇEK ŞİİRLER

E-mail:  yonetim@odek-koyu.com Copyright  © Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     


 

ABDULLAH ÇİÇEK

1938 ÖDEK KÖYÜ-

     

  

Annesi Mehriban hanım babası Cuma (Cemal) dır. Kendimden büyük olan yani doğan çocuklarından 6 çocukları ölmüş. Burada kendinden bir evvelki  çocuk ana rahmine düşünce babamın amcası oğlunun hanımı Mercan hanım rüyasında Anzahar'lı Abdullah dedeyi görür. “Cemal ile Mehriban hanıma söyle çocukları olacak benim ismimi verirlerse çocuk yaşayacak yoksa ölecek.” der. Annem çocuğu dünyaya getirir, bu ismi koymaz, babasının ismini verir. Çocuk 6 aylıkken ölür.Tekrar ben ana rahmine düşünce, Mercan hanım aynı rüyayı görür annem ve babama haber verir. Annem ve babam da yukarı belirttiğim üzere Divriği Anzahar köyünden olan Abdullah dedenin ismini verir.

Abdullah dede, soy ağacı olarak Hacı Bektaş Velinin küçük kardeşi Mustafa Menşet’in oğlu Garip Musa dan gelmektedir.Mustafa Menşet Sivas’ın ilk şehit ettiği Hz Muhammed Ali soyundandır.Hz. Ali nin 17 ci göbekten oğludur.

1938 yılında Divriği Ödek köyünde dünyaya gelmişim. Ben çiçek Abdal, anne babamın söylediğine göre ulu önder Atatürk hakka yürüdüğünde bir aylık bebekmişim 16.11.1941 de nüfusa kaydımı yaptırmışlar.

İlk okulu köyümde okuyup askerliğimi yaptıktan sonra 1969 Eylül de Ankara’ya geldim. 1970 de İller Bankasına işe girdim. 1974 -78 yılları akşam orta okulunu bitirdim. 1993 e kadar çalıştım ve emekli oldum. Halen Ankara’da ikamet etmekteyim.   

Şiire başlamamsa, işyerinde Alevilere saldıran bir kendini bilmez yüzünden olmuştur.Yine o adama teşekkür ederim beni şiir yazmaya itti. Şiirlerim taşlama, Deyiş bazen de Duaz geri kalan ise güncel veya geçmişe özlem olarak devam etmektedir.

 

                           ABDULLAH ÇİÇEKTEN ŞİİRLER(*)

 

 

1-   EŞİM SATI HANIMA SESLENİŞ

 

Satı dön de geriye bir bak neydik

Acı tatlı  yıllar yaşayıp gördük

Sen Yalnızsöğüt ben Ödek'te doğduk

Ta o günden çile başlamadı mı?

 

Bizi eş ettiler gençlik çağında

Yaz bahar ayı yaylanın dağında

Gezerdik bahçesiyle bağında

Beşoyukta yayla yaylamadık mı?

 

Gün geldi yolumuz gurbete düştü

Bir lokma ekmek için dağlar aştı

İlden  ile nice yolları geçti

Gurbet elde bağlanıp kalmadık mı?

 

Mustafa Menteşoğlu Garip Musa

Amcası o Hünkar Hacı Bektaş'a

Muhammed Ali gelip de yetişe

Beraber ikrarımızı vermedik mi?

 

İzin verdi vardık Hacı Bektaş'a

Kadıncık ana çile dağ beş taşa

Dede bağında Cem kurbanlı aşa

Hünkarın eşiğine yüz sürmedik mi?

 

Afyon Emirdağ'ı bacım sultana

Sivas Divriği de Pirim Garip Musa

Ankara dan yürüdük koşa koşa

Türbe bahçesinde Cem yapmadık mı?

 

Antalya Elmalı Tekke köyünde

Değirmeni Akçay Uçan suyunda

Abdal Musa  Pir dergahında

Diz üstü varıp niyaz etmedik mi?

 

Herkesin muradını Allah vere

Çiçek Abdalda derki geze göre

Her gördüğü yerden dersini ala

İlden ile gezip de görmedik mi?

 

 

Abdullah ÇİÇEK

          

2 -  Ödekliyim ben ödekten gelirim .

 

Feleğin işine aklım ermedi.

Doğduğu yerde kimseyi koymadı.

Ayrı ayrı ile attı sormadı.

Doğduğum köyü görmeye arzum var.

 

Ödekliyim ben ödekten gelirim .

Köyüm ata yurdum öyle bilirim.

İlk nefes aldığım yeri sorurum.

Nefes aldığım yerde gezeceğim var.

 

Gurbet elde hasret ata yurduna.

Uymak ne zormuş hayatın narkına.

Beni de bağladı kendi çarkına

Ata yurdunda göreceğim yerler var.

 

Babam derdi varsam kendi köyüme

Kar kış çöktü o yolların üstüne

Olmadı gurbet el çıktı bahtına

Ata yurdudur gezecek yerlerim var.

 

Anamın sağlığına kavuşamadım

Hastalığında bir su veremedim

Mezarına tutup da koyamadım

Ata ana mezarın niyaz edeceğim var.

 

Felek herkesin kurasını çekmiş

Evleri köyleri kökünden sökmüş

Anama köy babama gurbet düşmüş

Zalim gurbet ellerde çekeceğim var.

 

Gençlik çağlarım işte köyde geçti

Geçen günlerse çok zahmetli işti

Çalıştıkça işler boyumdan aştı

Emek verdiğim yerleri göreceğim var.

 

Köyüme gitsem beni bilen olur mu?

Buda bizim köylüymüş denir mi ?

Ölenler dönse evini bulur mu?

Veran evime bir bakacağım var.

 

Çiçek Abdalım ahırı n'olacak

Köyde değilim bağla bahçeye varak

Gurbet el beni bağrına saracak

Ata yurdunu özledim göreceğim var.

 

 

Abdullah ÇİÇEK

 

3 -   Dünyaya Geldim Geleli

 

Yine havalandı gönül kuşu

Muhammed Ali yi aramak için

Dindi mi Fatma ananın göz yaşı

Dünyaya geldim geleli ararım.

 

Hasan ile Hüseyin Cennetin başı

Oniki  İmamların kalem kaşı

Yüreğime koydular kor ateşi

Dünyaya geldim geleli ağlarım.

 

 

Bilmem feleğin bize kastı neydi

Yezide aman verdi başlar kesti

Ona gülmek ağlamak bize düştü

Daim ağlarım durmaz göz yaşlarım.

 

Fırat'ın dili olsa bir konuşsa

Böylesi din ile imanda batsa

Müslümanım diyen göz açsa baksa

Dünyada gerçek olur hayallerim.

 

Çiçek Abdal Allah Muhammed varsa

Ali Hasan Hüseyin de ondansa

Göz yaşlarım akar gider candansa

Hatice Fatma'dan gayriyi neylerim.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

 

 

3-  KÖYÜM BENİ UNUTTU

 

Ayrılalı haylı zamanlar oldu.

Emekli olanlar geriye döndü.

Bende dönem desem evim mi kaldı?

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

Köyümden Karaguzun arasına

Apazla Yağlıpınar yaylasına

Başhüyükden Başpınar yöresine

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

Ödekden Höbeğe elmanın yazı

Bozkırda yayılır koyunla kuzu

Şu zalim gurbet ayırdı hem bizi

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

Güz gelince kar yağar çetin kışı

Ne kadar çalışsan bitmezdi işi

Gündüz hayali gece ise düşü

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

Akyokuşdan gömeri büyük taşı

Keveni alırken Muhammed Karşı

Sövkede derdi ki bu erkek işi

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

Gölden duman direk direk yükseldi

Yükseldikçe hemen gökleri buldu

Yağmur olup da üzerimize indi

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

Ahcırın alıçları dalda sararmış

Kalkan gitmiş köyümde kimim kalmış

Evi kapısı hep birden yıkılmış

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

Bir bakın hele bu köyün nesi var

İnsandan daha çok baykuş sesi var

Çiçek Abdalında harabesi var

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

1965 de mahrum Muhammed kirvemle

Keven alırken söyledi nükteli sözleri

Hatırlayarak yazdım ona ulu Tanrıdan bol rahmet dilerim.

Köyüm beni unuttu bende köyümü.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

 

 

 

4-    ŞAH HÜSEYİN

 

Deli divane gezerim aşkından

Aklım ile fikrim benden gitmeden

Yol ver sana gelem helak olmadan

Şah Hüseyin sana gelmek istiyorum.

 

Dü cihan tapu olsa da adıma

Güler geçerim  çok gelir yadıma

Gerekmez onu verin başkasına

Şah Hüseyin sana gelmek istiyorum.

 

Bu alem benimdir diyenler hani

Her taraf verane kalmadı canı

Kement atıp bağlamasınlar beni

Şah Hüseyin sana gelmek istiyorum.

 

Herkes birde değil olmazlar ehil

Okumuşu okumamıştan cahil

Dedene olacaklarmış nail

Şah Hüseyin sana gelmek istiyorum

 

Katiller dünyayı kimseye vermez

Yalancılar ondanda geri kalmaz

Heripte oynar acayip bir cambaz

Şah Hüseyin sana gelmek istiyorum.

 

Çiçek Abdal der sözlerim yalan mı?

Oğlun caferi kabul eden var mı?

Seni sevenler Cennet benim der mi?

Şah Hüseyin sana gelmek istiyorum.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

5- Ne Deyim

 

Geldim şu cihanı imar edeyim.

Felek izin vermedi de ne deyim.

Zaman mahluku yüze güldü geçti.

Gülen yüzlere aldandım ne deyim.

 

Baksaydık dağlarınan ovalara.

Kalemle yazıp çizdiğimiz harflere.

Eser bırakırdık nice canlara.

Onu da yapamadık ben ne deyim.

 

Anadoludur başdan başa yurdum.

Anarşi vallah billah benim derdim.

Mehmed’i arkadan vuranlar gördüm.

Ona engel olamadım ne deyim.

 

İlden ile ekmeğinen ver suyum.

Sol, sağ hem dinci öldürmek mi doyum.

Sorarlar ise gerçeği ben buyum.

Lanet etsinler size hem de soyum.

 

Çiçek Abdalım inanmaz yalana.

Katiller figan düşe o yuvana.

Anam yanar ben yanar Mehmed’ime

İkili oynar ülkelere ne deyim.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

6- SATI DİYEM YAR DİYEM

 

Kuşluk ile ilkindi arasında.

Yetişdirdiğimiz meyveler bağında.

Yazbaharın gencecik çağında.

Ölene kadar satı diyem yar diyem.

 

Köye yürüyünce yayla sonunda.

İşin bitmezdi çıra ışığında.

Topak topak yağ çıkarken yayıkda.

Ölene kadar satı diyem yar diyem.

 

Sırtında beşiğin tarla yolunda .

Ekin biçince orağın elinde.

Titreyince güzün soğunda.

Ölene kadar satı diyem yar diyem.

 

Hacı Bektaş Veli dede bağında.

Niyaz bent olduk Ali Pir evinde.

Delik taştan geçtik çile dağında.

Ölene kadar satı diyem yar diyem.

 

Allahım yarattı insan donunda.

İkiliğe yer yok birlik yolunda.

Muradımıza ulaştık sonunda.

Ölene kadar satı diyem yar diyem.

 

Çiçek Abdalım yabana bakmayız.

Hepsi Allah kulu ayrı görmeyiz.

Yediğimiz alın teri hak yemeyiz.

Ölene kadar satı diyem yar diyem.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

 

7-   HABER SORAR BEKLERİM

 

Ödeğin dağları kar ile boran.

Kimseyi bulamadım halin soram.

Bir görsen evlerin hepside veran.

Gelenden geçenden haber sorarım.

 

Haydi dağlara mantara gidelim.

Bıktık gurbetten yaylara gidelim.

Yaz baharda havasını tadalım.

Gelenden gidenden haber sorarım.

 

Teknecikte inip yola duralım.

Çıkıp kaleye köyü seyr edelim.

Gömeriye gidip ekin biçelim.

Gelenden gidenden haber beklerim.

 

Pir sultana varıp divan duralım.

İlham alıp hak hak deyi duralım.

Kurbanlar edip lokmalar verelim.

Gelenden gidenden haber beklerim

 

Koruyu ulu pınarı görelim.

Ördek gölünden çatağa varalım.

Akpınar başpınarından su içelim.

Gelenden gidenden haber beklerim.

 

Çiçek Abdalım benim nazlı yarim.

Çaşır göbeğini çok arzularım.

Ya beşhüyükde yaylan kuzularım.

Esen yelden  uçan kuştan haber beklerim.

 

Abdullah ÇİÇEK

8 - HAYALİ AKLIMDAN GİTMEZ KÖYÜMÜN

 

Dağlar başına karla boran almış.

Ödeğe gidip de görek ne olmuş.

Evlere yoksa baykuşlar mı konmuş.

Hayali aklımdan gitmez köyümün.

 

Asırlık evlerin hepsi kapanmış.

O yaşayan insanlar nerde kalmış.

Bahçeler bağlar sararıp solmuş.

Hayali aklımdan gitmez köyümün.

 

Diktiğim ağaçlar sararmış solmuş.

Suyunu verenlere de ne olmuş.

Hepisi birden mi yok olup gitmiş.

Hayali aklımdan gitmez köyümün.

 

Berci berde koynunu da sağınca.

Çoban sürüsünü tek tek kırkınca.

Keyfeniler helva yapıp yenince.

Hayali aklımdan gitmez köyümün.

 

Tarladan tarlaya haylar ederdik.

Erken bitirince cara koşardık.

Çiçek Abdalım toy düğün yapardık.

Hayali aklımdan gitmez köyümün.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

9-   AYRILDIM KÖYÜMDEN

 

Suları gider karasar çıkışı.

Değirmeni vardı değir başı.

Ne güzel olur tandırdaki bişi.

Ayrıldım köyümden yiyemez oldum.

 

Bentleri korusuyundan kalkardı.

Ödekde değirmen dü çark dönerdi.

Yıkıldı hark dönen taşları döndü.

Ayrıldım köyümden  un öğütmez oldum.

 

Karakaya kale avdan kaş başı.

Oturup gözleseydim şol göktaşı.

Gidip gelenin var mıdır hark başı.

Ayrıldım köyümden tarla sulamaz oldum.

 

Koyun kuzu yaylara çıkınca.

Konak görmezin tarlayı ekince,

Göher ana süt doldurup gelince,

Ayrıldım köyümden süt içemez oldum.

 

Ekinler biçilir orakdır işi.

Mis gibi kokardı cançıktı aşı.

Soğuk vurunca kaman çalandişi.

Ayrıldım köyümden ekin biçemez oldum.

 

Çiçek Abdal köyü hatırladıkça,

Yok oldu büyükler tek tek ölünce .

Kimle konuşam arifan gidince.

Ayrıldım köyümden konuşacak bulamaz oldum.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

10-   GEL BERABER GİDELİM

 

Ödekten çıkdım Ankara yoluna.

Anam gitme der sarıldı boynuma.

Baba burada gelecek yok oğluna.

Ana baba gel beraber gidelim.

 

Bak tarlalara bölük bölük olmuş.

Sabanı dönmeyecek hale gelmiş.

Hani gitmeyen evler nerde kalmış.

Ana baba gel beraber gidelim.

 

Evden eve bak köyde nasıl dursun.

Bir bölük tarla hangisine yetsin.

Yetişen Ankara'yı mesken tutsun.

Ana baba gel beraber gidelim.

 

Anam gelmedi köyü yeğledi.

Babam gurbet eli vatan eyledi.

Ara kesik görünmez yer neyledi.

İkisi birbirinden ayrı neyleyim.

 

Mevlam kimseyi yurdundan etmesin.

Birini diğerine muhtaç koymasın.

Der Çiçek Abdal daha ne söylesin.

İkisinin arasında ben neyleyim.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

11-  BEN OLDUM

 

Zalim gurbet eli beklemek zordur.

Bekleyenin yeri ateşle kordur.

Sılasına kavuşan ise kardır.

Ateşe düşüp yanansa ben oldum.

 

Her canlı eli açar Mevlasına.

Rastlamadınız mı hiç böylesine.

Giderim uzun ince yol öylesine.

Yol alıp gidemeyen bense ben oldum.

 

Çoban sürüsüne kavalla söyler.

Etrafında koyun kuzu yayılır.

Kaval sesi yedi dağdan duyulur.

Kaval sesine hasret kalan ben oldum.

 

Gül dalına konup öter bülbüller.

Telefon teliyle çınlayan diller.

Çiçek Abdal anasız burda neyler.

Avaz avaz çağıransa ben oldum.

 

Abdullah ÇİÇEK

 

12-                         BAŞKADIR  ÖDEĞİN

 

                            Güz gelince hava soğur sis çöker.

                            Gökçebelin başına karlar yağar.

                            Erenler cem olup sofralar serer.

                            Lokması bir başkadır Ödeğin.

 

                                    Sabahın seherinde papı açar.

                                    Aşk ateşiyle candan hakka tapar.

                                    Elesin kaldırıp duasın eder.

                                    Hakka yalvarması başka Ödeğin.

 

                            Misafiri gelince konuk eder.

                            Beraberce badesini nuş eder.

                            Hakkın adıylada kendinden geçer.

                            Misafire hörmeti başka  Ödeğin.

 

                                        Şubat ayı kaba yele gidilir.

                                        Erir karlar lale sümbül bitirir.

                                        Tekke baba Pirsultana yetirir.

                                        Havası suyu bir başkadır Ödeğin.

 

                            Yaz baharla yaylara göçülür.

                            Koyun kuzu birbirine katılır.

                            Ağustos ayı ekinler biçilir.

                            Orak sesi bir başkadır Ödeğin.

 

                                        Pirim Hacı Bektaşa aşkı nida.

                                        Cana can kata bari ulu  hüda.

                                        Çiçek Abdal cem ile Abdal Musa.

                                        Topal Ali dedem piri Ödeğin.

 

                                                                       Abdullah ÇİÇEK

 

13-                                        OLMA

 

                                    Dünyaya gelmek bir nöbettir beyler.

                                    Seyir ile ne yaptığımıza bakarlar.

                                    Hesabımızı gün ve gün tutarlar.

                                    Hakkı inkar edenlerden olma.

 

                                            Kayınat var olduğundan bu yana.

                                            Nice adem geldi gitti o yana.

                                            Nerde kaldılar göstersene bana.

                                            Hakkı inkar gönül kırıcı olma.

 

                                    Nere gitti bizden evvel atalar.

                                    Dünya benimdir diye ev yapanlar.

                                    Tahtı sarayı koyup da gidenler.

                                    Giderken gönüle dokunur olma.

 

                                               Gelip gidenlerin varsa ayası.

                                               İlmi eserde olursa ziyası.

                                               Ozaman geri kalır haziynesi.

                                               Haziyne bırakmadan gider olma.

 

                                    Der Çiçek Abdal yere göğe bir bak.

                                    Neleri yaratmamış cenabı hak.

                                    Kainatta eğride  doğrusuda çok.

                                    Doğru canı eğri götürür olma.

 

                                                                  Abdullah ÇİÇEK

 

14-                                        GEZERİM

 

                                        Bin dokuz yüz otuz sekiz yılında.

                                        Dünyaya gelmişim Ödek köyünde.

                                        Güzel günler geçdi gençlik çağımda.

                                        Doğduğum köyü arzular gezerim.

 

                                                Cennet doğduğu yer, insan oğluna.

                                                Ben düşdüm gurbet elin tuzağına.

                                                Gayrı geldim ihtiyarlık çağına.

                                                Köyümü hayal ederek gezerim.

 

                                        Yaz baharın gırcı dolu borana.

                                        Hayretim boz bulanık sis dumana.

                                        Altmış dokuzda ayrıldığım köyüme.

                                        Gündüz hayal gece düşler gezerim.

 

                                                Bilseydim ayrılığı atlasdan gömlek.

                                                Vallahi billahi vermezdim emek.

                                                Bu ayrılığı söyleyin ne edek.

                                                Köyümün adını söyler gezerim.

 

                                        Babamın atasından emanetti.

                                        İsmail oğlu cemal hakka yetti.

                                        Babamsa evi bırakıp da gitti.

                                        Verane evleri düşler gezerim.

 

                                                Yaşım altmış yediye  yetti.

                                                Oğlum uşak bu yıl köyü seçti.

                                                Çiçek Abdalın yüreğine od düştü.

                                                Gideceğim günleri bekler gezerim.   

 

                                                                               Abdullah ÇİÇEK

 

 

 

15-  SULTAN NAVRUZU                                                                                           

 

                    Navruz geceyle gündüzü bir eder.                                                       

                    Yaz baharda yer gök hareket eder.                                                      

                    Melekler toprağa secdeye iner.                                                            

                    Alim doğduğu gece sultan navruz.                                                       

 

                    O gece  kainat hareket eder.                                                              

                    Çiçekler biter mis amberler saçar.                                                       

                    Tapınır müminler kendinden geçer.                                                      

                    Alim doğduğu gece sultan navruzu.                                                      

 

                    Navruz kainata verince emir.                                                               

                    Akıl ermez yetirir çiçekleri.                                                            

                    Kokusu Ali Mürtaza'nın teri.                                                                

                    Alim doğduğu gece sultan navruzu.                                                   

 

                    O gün Muhammet vasi tayin eder.                                                        

                    Onu seven mümin yoluna gider.                                                          

                    Geçer candan hakka gönlünü bağlar.                                                   

                    Alim doğduğu gece sultan navruzu.                                                       

 

                    Muhammed Aliye sultan navruz.

                    Seccade serip lokmasın sunarlar.

                    İbadetle sultan navruzu kutlar.

                    Alim doğduğu gece sultan navruz.

 

                    Abdullah Çiçek

 

 

16-         TERÖR   

 

No'ldu fakir fukaraya ne oldu.

Harab oldu köyler evler yok oldu.

Zengine ne var fakir aç öldü.

Eşkıya dağlardan şehire indi.

 

 Yandı ha yandı yürekleri yandı..

 Lanet Teröre ocaklarımız söndü.

Kalmadı halk kardeş kardeşi vurdu.

Yetti artık bu canımıza yetti.

 

Vatanı ilden ile de gözlerim.      

Her geçen gün birlik dirlik özlerim.

 Devletimi ben yanımda beklerim.  

Vatana ihanet etmen kardeşim.

 

Çiçek Abdalım gel ilme varalım

Teröre lanet biz kardeş olalım.

Çıkıp ayda tezden üsler kuralım.

İlimden gelmeyen yolu nedelim.

 

Abdullah Çiçek

 

17-

                               HASRETİN ÇEKERİM KÖYÜM
 
 
                                Evleri olanlar köyüne gider.
                                Bağına bostanına çeperi çeker.
                                Evi olmayan gurbet kahrı çeker.
                                Gurbetde hasretin çekerim köyüm.
 
                                            Yine yaz geldi köyün yolcusu var.
                                            Gurbet elde kalanın acısı var.
                                            Kalmamış ana babası nesi var.
                                            Gurbetde hasretin çekerim köyüm.
 
                                Evi olan tarla tapanın gezer.
                                Olmayan gelenlerden haber sorar.
                                Yıkılsın gurbet hergün ömür biter.
                                 Her yıl hasretini çekerim köyüm.
 
                                                Od düşdü yüreğime canım yanar.
                                                Başpınardan su içsem belki söner.
                                                Tekkenin önünde nergizler biter.
                                                Yıkılsın gurbet hasretim köyüm.
 
                                 Beş hüyük yaylası gezer meralı.
                                 Eşim hasta ben ciğerden yaralı.
                                 Sorarlar Çiçek Abdal'a sen nereli.
                                 Hasiretine dayanamam köyüm. 

Abdullah Çiçek

 

18

ALLI TURNAM
 
Turnam kalkmış gelir Sivas ilinden
Divriği ilçesi Ödek köyünden
Koca Pir Sultan sazının telinden
Allı turnam bizim elden ne haber
 
        Yaz gelince bölük bölük uçarsın
        poyraz vurunca kanadın kırarsın
        Yoksa sende benim gibi ne ararsın
        Allı turnam bizim elden ne haber
 
Baş pınara aşşağı inen sürüler
Meleşir o zaman koyun kuzular
Yaz bahar mis kokar lale sümbüller
Allı turnam bizim elden ne haber
 
        Güzeldi bizim el dağı yaylası
        Bitmez tükenmez hemide çilesi
        Gurbette doğan bilmez köy neresi
        Allı turnam bizim elden ne haber
 
Çiçek Abdalım naçar oldum nacar
El vurmayın yarelerime açar
Doğup büyüyenler köyünden kaçar
Allı turnam bizim elden ne haber

 

Abdullah Çiçek

 

 

19

 

AŞIP GİDEN GÜNLER
 
 
Mevlam bir can verdin yaşayım diye
Yaban ele bırakdın ölesiye
Doğduğum ilden attın beni niye
Aşıp giden günler geri gelmiyor
 
        Zalim gurbet elde benim neyime
        Hasiret kaldım daima köyüme
        Şimdi gidip oturamam evime
        Aşıp giden günler geri gelmiyor
 
Yıkıldı verane haldedir evim
Boşuna gitti bunca emeklerim
Varsam evime yok gençlik çağlarım
 Aşıp günler geri gelmiyor
 
        Gurbet el başıma da dar geliyor
        Her geçen dakka ömrüm tükeniyor
        Sıla hasreti günbegün artıyor
        Aşıp giden günler geri gelmiyor.
 
Bu dünyaya bir daha gelir isem
Bu defada ilden ile de gezsem
Yar ile el ele gezmek sefam olsun
Aşıp giden günler geri gelmiyor
 
        Çiçek Abdalım hasretim artıyor
        Selam kokusu burnumda tütüyor
        Anam babam ayrı ilde yatıyor
        Aşıp giden günler geri gelmiyor

Abdullah Çiçek

 

( Devam Edecek )

 

(*) Abdullah Çiçek'in Şiirlerini daktilo ederek Ödek Köyü İnternet Sitesine gönderip bizlerle bu güzel şiirleri paylaşan başta Şair Abdullah Çiçek olmak üzere gelini sayın Sevgi Çiçek hanımefendiye bu katkılarından dolayı teşekkür ederiz.  


 

 
 E-mail: yonetim@odek-koyu.com
 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 17-04-2011

 bottom