"Cahillikle, ilkellikle savaş, düşmanla
savaştan daha az önemli değildir."
Yunanlılar Anadolu'ya asker çıkarmışlar ve yerli
Rum işbirlikçilerin yardımıyla İzmir, Aydın, Manisa.. batıdaki illerimiz birer
birer işgal edilmeye başlanmıştır. İtilaf devletlerin de desteği ile
ilerlemelerini sürdürüyorlardı. Asker ve silah bakımdan sayıca üstünlükleri
vardı. Durdurulmaları imkansız gibi gözüküyordu.
11. Temmuz 1921 Atatürk Kurtuluş Savaşında bir
yandan Ülkemizi işgal eden emperyalist ülkelere karşı mücadele veriyor. Diğer
yandan da Ülkenin kurtuluşu için birlik ve beraberliği sağlamanın yanında eğitim
ve öğretim işlerini de yakından takip ediyordu. Ulustaki eski Meclis binasında
başkanlık odasında çalışırken içeri Hamdullah Suphi (Tanrıöver) girer ve;
"- ...Mazhar Müfit'in başkanı olduğu Öğretmenler
Derneği bir kaç gün sonra Ankara'da toplanacak. İki yüzden fazla öğretmen
katılıyor. Fakat Fevzi Paşa'yı dinleyince tereddüte düştük. Savaşın
yoğunlaşacağı anlaşılan bir sırada böyle geniş bir toplantı size ayak bağı
olabilir. Uygun görürseniz erteleyelim." der. *(1)
Mustafa Kemal Paşa;
"- Hayır, hayır, ertelemeyin..." dedi.
"..cahillikle, ilkellikle savaş, düşmanla savaştan daha az önemli değildir.
Toplantıya katılacağım ve konuşacağım." dedi.**(2)
Ankara'da Öğretmen Okulu salonunda yapılan
"Öğretmenler Kongresi"nde kürsüye gelen Mustafa Kemal Paşa şöyle seslenir;
"- Muhterem Hanımlar,efendiler!
Bizi yaşatmak istemeyenlere karşı, yaşamak
hakkımızı savunmak üzere toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, burada,
Ankara'da açıldı. Bugün Ankara, Türkiye'nin Milli Eğitimini kuracak olan
Öğretmenler Kongresine de sahne olmakla iftihar duymaktadır. Derin bir idari
ihmalin devlet varlığında açtığı yaraları sarmak için en büyük çalışmayı hiç
şüphesiz eğitim için yapmamız gerekiyor."
"...Milli Eğitim Programı derken, hurafelerden,
yabancı fikirlerden, doğudan ve batıdan gelebilen bütün tesirlerden uzak, tarihi
ve milli seciyemize uygun bir kültürü kastediyorum.." demişlerdir. ***(3)