ÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİ:
|
E-mail:
mailadmin@odek-koyu.com
Copyright
©
Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir.
Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına
aittir.
|

ATATÜRK'Ü ANLAMAK
ATATÜRK DİYOR Kİ;
''Bunun adına [Şapka] derler''
Atatürk yüzlerce yıldır var olan yanlış bir anlayışı yıkmak ve
kıyafet değiştirmenin din ve iman değiştirmek anlamına gelmeyeceğini bizzat
kendisi göstermek istedi... Zamanlamayı çok iyi yaptı ve bu amaçla şapka giyerek
23 Ağustos-1 Ekim 1925 tarihleri arasında Kastamonu ve civarında halkın
önüne çıktı... O zamana kadar ''Semssiperli Serpuş'' ve ''Medeni
Serpuş'' vb. gibi adlandırılan çeşitli tuhaf isimleri bir yana bırakan
Atatürk, halkın karşısına çıktığında doğrudan :
- "Bunun adına 'şapka' derler..". diyerek Türk halkının
çağdaş ve modern bir dış görünüme kavuşabilmesini sağlayacak olan kılık kıyafet
devrimini başlatmış oldu.
Atatürk bu ziyaretinde halka verdiği tarihi şapka nutku'nda şöyle
hitap etmiştir.;
''Efendiler,
Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkı uygardır. Tarihte uygardır,
gerçekte uygardır. Fakat ben sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi
uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle düşüncesiyle uygar olduğunu
kanıtlamak ve açıklamak mecburiyetindedir. Uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti
halkı aile hayatıyla, yaşayış tarzıyla uygar olduğunu göstermek zorundadır.
Kısaca uygarım diyen Türkiye'nin gerçekten uygar olan halkı baştan
aşağıya, dış görünüşüyle de uygar ve olgun insanlar olduğunu doğrudan göstermeye
mecburdurlar.'' (1) demiştir.
Şapka o tarihe kadar; ulema sınıfı tarafından batı dünyasının bir sembolü ve
doğrudan doğruya bir ''kâfirlik belirtisi'' olarak gösterilmekteydi...
Türk gençlerinin kendi zevk ve tercihleri ile şapka giymesine suç işlemiş
gibi bakılıyor ve birtakım çevreler tarafından şapka giyenler
''gâvurlaşmakla'' itham ediliyorlardı...
Fes, kavuk, külah, takke, sarık ve cüppe gibi kıyafetler o yıllarda Türk
halkının ''değişmez'' ve ''değiştirilemez'' bir özelliği olarak
görülüyordu...
Atatürk sözlerine devam ediyor:
"- Niçin Kastamonu'yu seçtiğimi bilmezsin. Durun, anlatayım. Bütün
vilayetler beni tanırlar. Ya üniforma ile yahut fesli, kalpaklı sivil elbise ile
görmüşlerdir.
Yalnız Kastamonu'ya gidemedim. İlk önce nasıl görürlerse öyle alışırlar,
yadırgamazlar. Üstelik bu vilayet halkının hemen hepsi asker ocağından
geçmişlerdir.
İtaatlidirler, munistirler. Adları mutaassıba çıkmışsa da anlayışlıdırlar.
Bunun için şapkayı orada giyeceğim." demiş ve giymiştir de.
Cumhuriyet gazetesi 4 Eylül 1925 tarihli başyazısında, Atatürk'ün
"şapka sorununa" nasıl çözüm getirdiğini ''Gazi'nin Sosyal Düşünceleri''
başlıklı makalede şöyle anlatılmıştır:
''Gazi'nin sosyal düşünceleri, siyasi düşünceleri, askeri planları kadar
kuvvetlidir. Böyle olmasaydı, biz İstanbul gazetecileri burada bilmem ne türlü
serpuş diye şapkaya türlü türlü isimler takmaya çalışırken o orada 'Bunun
adına şapka derler' diye meseleyi halledebilir miydi.'' *(2)
Atatürk'ün Kastamonu gezisinden üç ay sonra 25 Kasım 1925'te şapka
giyilmesi ile ilgili yasa TBMM'de kabul edilmiştir.
Bir devrim daha başarıyla tarih sahnesinde yerini almış oldu.
Kaynaklar:
1-Hâkimiyeti Milliye, 30 Ağustos 1925
2-Cumhuriyet gazetesi 4 Eylül 1925
_________________________________________________
ibrahimacun@yhoo.com
ibrahimacun@ttnet.net.tr
E-mail: mailadmin@odek-koyu.com
|
|
|
Bu sayfanın son güncelleme tarihi:
03-11-2006
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bottom
|