Ödek Köyü İnternet Sitesi: Makaleler 

E-mail: mailadmin@odek-koyu.com  Copyright  ©Kaynak gösterilmek şartıyla sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     

 

 

2015 DÜNYA DEĞERLENDİRMESİ[1]

 

İngilizce’den Çeviren: Suat  DOĞAN *

 

2015 Yılında dünyaya şekil verecek temel etkenler ile trendler şu şekilde tanımlanabilir:

§      Demografi,

§      Doğal kaynaklar ve çevre,

§      Bilim ve teknoloji,

§      Global ekonomi ve küreselleşme,

§      Ulusal ve uluslararası yönetim anlayışı,

§      Gelecekteki muhtemel çatışmalar,

§      Birleşik Devletlerin üstlendiği rol.

Yukarıdaki faktörleri incelerken bir kaç noktayı da göz önünde bulundurmak yararlı olacaktır.

§       Bu etkenlerden hiç biri 2015 yılındaki global trend de tek başına dominant (baskın) bir karaktere haiz değildir.

§           Bu etkenlerden her birinin değişik bölge ve ülkede farklı etkileri mevcuttur.

§       Bu etkenlerin her birinin karşılıklı olarak birbirini takviye etmesi gerekmez, bazı olaylarda görüldüğü gibi her bir etken yanlış anlamalara da gelebilmektedir.

Her bir etkenin  toplu olarak ele alınmasının ardından 2015 yılındaki dünyanın şekli oluşturulmuş olacaktır.

 

Metodoloji:

Global trends 2015 bize, gelecek üzerine tartışma ve fikir yürütme adına faydalı bir çerçeve sunacaktır. Sosyal bilimciler tarafından hatalı olarak kabul edilse

de metodoloji bizim amaçlarımız açısından faydalı olacaktır. Burada bizim amacımız, uzun vadede taktik düşünceler ile stratejik perspektifimizin geliştirilmesidir.

 

Global Trend 2015:

2015 Global Trend değerlendirmesi, 1997 yılında yayınlanan 2010 Global Trend değerlendirmesinde belirtilen etkenleri biraz daha güçlendirmiştir. Belli başlı değişikler şunlardır:

1. Küreselleşme en temel faktör olarak ortaya çıkmıştır. Bilgi Teknolojisinin yayılma alanı 2010 Dünya değerlendirmesinin aksine daha çok etkili olmaya başlamıştır.

2. 2015 Global Trend raporu özellikle hükümet dışı faktörlerle ilgili olarak devletlerin yönetimine (iyi veya kötü yönetim açısından) önem atfetmiş, uluslararası arenada artan bir eğilim sergileyen organize suç örgütleri ile terör örgütleriyle ilgili olarak devletler arasında  yapılan işbirliği faaliyetlerine önem vermiştir.

3. 2015 Global Trend raporu küresel gelişmede itici konumda rol oynayan bilim ve teknolojinin  dikkatli bir şekilde incelenmesi yer almaktadır. Bilgi teknolojisinin artan önemine ilave olarak bio-teknoloji ve diğer bilimlerdeki gelişmeler mevcut değerlendirmemizde sıklet merkezini oluşturmaktadır.

4. Mezkur raporda Amerika Birleşik Devletlerinin ağır basan hakimiyeti de yer almaktadır. Özellikle son 4 yılda  pek çok ülkenin kendi iç ve dış politikalarında ağırlığı olan ABD hegemonyasını tartışmaları neticesinde ABD’nin küresel bir etken olarak ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.

5. Adı geçen rapor yiyecek, su, enerji ve çevreyi içine alan doğal kaynaklar konusunda tam bir müzakere olanağı sağlıyor. Raporda Güney Çin’den Afrika’ya kadar çok geniş bir alanda 3 milyardan fazla insanın su sıkıntısı çeken bir alanda yaşadığına ve çatışmalara dikkat çekiliyor.

6. Global Trend 2015 raporu yukarıda belirtilen etkenlerin birbirleri olan etkileşimlerine dile getirmekte, bilim ve teknoloji ile askeri gelişmeler ve çatışmalarda potansiyel durumlara değinilmektedir.

  7. Bölgesel anlamda bilginin dağılımı, Çin’in büyüyen bir güç olarak ortaya çıkması ve Rusya’nın güçlü durumunu giderek kaybetmesiyle ilgili bir takım projeksiyonlar da mevcuttur.

 

Demografi:

Dünya nüfusu, 2015 yılında 6.1 milyardan 7.2 milyara çıkacaktır. Pek çok ülkede insanların ortalama ömrü artacaktır. Politik sistemin hassas olduğu bölgeler, popülasyonun (nüfusun) birbirine kaynaşarak artması ve şehirleşmenin büyümesi istikrarsızlıkları arttıracaktır. Ortalama ömrün artması farklı bir takım etmenleri de beraberinde getirmektedir.

-           Ekonomik olarak gelişmiş ülkeler ile çok sayıdaki pazarın ortaya çıktığı ülkelerde doğum oranlarında bir azalma, yaşlanan nüfusta bir artış, sağlık bakımı ile emeklilik maaşlarında bir  artış olmakla beraber çalışan nüfusta bir azalma, sosyal sözleşmelerde görülen baskı ve zorlamalar işgücünün kapasitesi ile oranında hissedilir düzeyde eksiklik meydana getirmektedir.

-           Gelişmekte olan bazı ülkelerde aynı trend gözlemlenmekte, ekonomik büyümede ve politik istikrarda potansiyel bir güç durumunda bulunan genç nüfus azalmaktadır.

 

Doğal Kaynaklar ve Çevre:

Şu an dünya üzerindeki yiyecek üretimi dünyanın artan popülasyonunu (nüfusunu) beslemeye yetecektir, fakat altyapı ve dağıtım sistemindeki yetersizlik, politik istikrarsızlık, kronik fakirlik Afrika’nın bazı yerlerinde yetersiz beslenmeye neden olmaktadır. Baskıcı hükümet politikaları ve iç çatışmalar yüzünden bazı ülkelerdeki kıtlık (açlık) devam edecektir. Global düzeydeki enerji talebinde % 50’lik bir artış olmasına rağmen enerji kaynakları bu talebi karşılayacak düzeydedir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar dünyadaki petrol rezervlerinin %80’i ile doğal gazın % 95’inin yer altında bulunduğunu göstermektedir.

-      İran Körfezi dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip tek bölgesi olmasına rağmen, global enerji pazarı nispeten  birbirinden farklı iki bölgesel dağıtım alanını çevrelemiş durumdadır: birincisi Atlantik havzasındaki rezervlerden ABD’yi de kapsayan tüketicilere hizmet sağlayan rota, bir diğeri ise öncelikle Asya’daki tüketicilerin (özellikle Çin ve Hindistan’ın artan tüketimi) ihtiyaçlarını İran Körfezi ile daha düşük bir oranda da Hazar Denizi ile Orta Asya’daki rezervlerden karşıladıkları güzergah.

-      Yiyecek ve enerji bir kenara bırakılacak olursa, su konusunda çekilen sıkıntı (dağıtım, tahsis vs.) Ortadoğu’da, Afrika’da, Güney Asya’da ve Güney Çin’deki yönetimlerin karşılaşacakları en büyük sorunlar olarak gözükmektedir.

2015 yılında su üzerindeki bölgesel huzursuzluklar artacağa benziyor.

 

Bilim ve Teknoloji :

50 yıl önce pek az kişi bilgi teknolojisindeki devrimin bu kadar etkili olabileceğini tahmin etmiştir. 15 yıl ilerisine bakıldığında dünya, bilgi teknolojisinde Quantum saçılımlarının bilgi teknolojisi ile bilim ve teknolojinin diğer alanlarında artan bir şekilde kullanıldığına şahit olacaktır. Bilgi teknolojisinin artan düzeyde yayılımı ile bio-teknolojinin yeni uygulamaları bilim ve teknoloji alanında doruk noktasına ulaşacaktır. Hükümet dışı aktörleri güçlendirme ve uluslar arası ticareti inşa etme adına bilgi teknolojisi (Information Technology, IT) ana blokaj vazifesi icra edecektir. Pek çok uzman, 18. yüzyılın ortalarındaki Endüstri Devriminden bu yana Bilgi Teknolojisindeki devrimin global transformasyonda (dönüşüm) en büyük payı temsil ettiğini belirtmektedirler.

§      Özellikle gelişmiş durumdaki ülkelerde daha ileri düzeydeki gelişmeleri tetiklemek amacıyla bilgi teknolojisi, bio-teknoloji ve maddi ilimlerinde devam eden gelişmelere yönelik yatırımların gittikçe artması sağlanmaktadır.

§      Eski teknolojiler; 2015 yılı itibariyle, kitle imha silahları ile erken dönem balistik füze teknolojilerini elde etme konusunda ABD ve müttefikleri ile muhaliflerine yönelik dünya çapında  yeni pazarlara ve uygulamalara yönelik yan gelişmelerine devam edeceklerdir.

§      Bio-teknolojideki gelişmeler, dünyanın en zengini konumundaki insanların sağlıklarını koruma ve ömürlerini uzatma konusunda temel etken olacaktır. Aynı zamanda genetik olarak üretilen ürünler dünyada 1 milyarlık bir popülasyona (nüfusa)sahip kötü beslenen insanlara yeni imkanlar sunacaktır.

§      Maddi (müspet) ilimlerdeki gelişmeler, çok-fonksiyonlu, çevreye zarar vermeyen, uzun ömürlü ve özellikle tüketicilerin bir takım gereksinimlerine kolaylıkla adapte edilebilen ürünlerin yüksek oranda imal edilmesini temin edecektir.

§      Gayri memnun ve muhalif konumdaki ülkeler, teröristler, uyuşturucu kaçakçıları, organize suç örgütleri ile doku ve organ kaçakçıları oldukça hızlı konumdaki bilgi teknolojisinden istifade edecek ve elde ettikleri bilgileri illegal aktiviteleri ile entegre edecekler, dünyamızdaki güvenlik ve istikrara yönelik tehditlerini birleştirecek faaliyetlerde bulunacaklardır.

 

Global Ekonomi ve Küreselleşme:

Had konulamayan bilgi, fikir, kültürel değerler, para, mal ve hizmetler ile insanların  artan düzeyde akışı ve hareketi ki küreselleşme olarak adlandırılmakla beraber global ekonominin temel etkenleri olarak mevcudiyetlerini sürdüreceklerdir. 2015 yılı itibariyle küreselleşen ekonominin zenginleri ile bundan kar ve fayda elde edenler evrensel boyutta olmasa bile, ekonominin bu durumu dünyada artan politik istikrara büyük bir katkıda bulunmaktadır. Endüstri devrimin aksine küreselleşme süreci daha sıkıcı gözüküyor. Kronik finansal belirsizlik ve genişleme eğilimi gösteren ekonomik bölünmeyle özetlenen bu evrim oldukça zorlu gözüküyor

-                Her şey göz önüne alınırsa global ekonomi, 1960’lar ile 1970’lerde ulaşılan büyüme seviyesine yeniden dönecek gibi gözüküyor. Daha yüksek bir yaşam

standardı için yapılan politik baskılar, geliştirilen ekonomik politikalar, yabancı sermayenin artan yatırımı ile artan dış ticaret, bilgi teknolojisinin yayılması ve dinamik konumdaki özel sektörün hızlı yükselişi ekonomik gelişmelerin temel itici gücü konumundadırlar. Süreklilik arz eden finansal krizler ile enerji kaynaklarının tahrip edilmesi küresel ekonomideki muhtemel engeller olarak algılanabilir.

-             Kendilerini terk edilmiş olarak hisseden gruplar, ülkeler ve bölgeler; ekonominin hayatiyetini yitirmesi, politik istikrarsızlıklar ve kültürel yabancılaşma ile yüz yüze kalacaklardır. Bu gayri memnun gruplar; şiddeti onaylamanın yanında politik, etnik, ideolojik ve politik istikrarsızlıkları

besleyen ana kaynak olmaya devam edeceklerdir. Mezkur gruplar, Birleşik Devletler ile gelişmekte olan ülkelerin eski dünyaya ait zorluklara dikkatlerini çekecekler, fakat aynı zamanda yeni dünyanın teknolojisine odaklanacaklardır.  

Ulusal ve Uluslar arası Yönetim :

Ülkeler global arenada baskın/dominant aktörler olarak varlıklarını sürdürecekler, fakat hükümetlerin; kendi sınırları haricine veya içine yönelik bilgi transferi, hastalıkların yayılması, göçmen dalgası, silah kaçakçılığı, yasal veya yasal olmayan finansal işlemler üzerindeki kontrolleri gittikçe azalacaktır. Kar amacı gütmeyen organizasyonlarından iş alanlarına kadar çeşitlilik arz eden hükümet dışı aktörlerin ulusal ve uluslararası alanda üstlendikleri rol artacaktır. Hem ulusal ve hem de uluslararası alanda yönetimin kalitesi, esasında ülke ve toplumların bu global güçlerin üstesinden nasıl geldiği ile belirlenir.

§      Tam bir yetkiye sahip yönetimleri ile birlikte devletler, dramatik olarak değişen ve dünyanın birbiri ile daha bağlantılı bir hale gelmesine imkan sağlayan global çevreye adapte olabilmek amacıyla gerekli hükümet yapılanmalarını yerine getireceklerdir. Ulusal güvenliğin sınırları aşacak şekilde öncelik kazanması ve disiplinlerarası politik yanıtlara açık bir şekilde duyulan ihtiyaç nedeniyle bir zamanların yarı özerk konumundaki hükümet ajanlarının sorumlulukları artacaktır. 2015 yılının hızlı ve kompleks bir şekilde hareket eden dünyası geleneksel olan hükümet yapılanmalarının yeniden şekillendirilmelerini zorunlu kılacaktır.

§      Etkin bir yönetim, artan bilgi ve yeni teknoloji akışından istifade etmek amacıyla hızlı ve ani olarak oluşturulan birliktelikler ile  hükümet dışı aktörlerin etkilemesi ile belirlenecektir. Bunu başaran ülkeler demokrasinin temsilcisi olacaklardır.

§      Etkisiz, yetersiz ve de yetkisiz bir yönetimle ülkeler, sadece küreselleşmeden istifade etmemekle kalmayacaklar, bunun yanında bazı örneklerde görüldüğü  şekliyle  kendi ülkeleri ile kendi ülkeleri haricinde iç ve dış çatışmaların  körüklenmesine neden olacaklardır.   Küreselleşme, hükümetlerin karar alma konusundaki iradesini daha açık bir hale, otoriter ülkelerin hakimiyetlerini sürdürme kabiliyet ve kapasitelerini ise daha komplike bir hale getirecek, fakat bunun yanında geleneksel bir konumda olan ve ihtiyatlı bir şekilde ilerleyen demokrasi sürecini ise kompleks bir hale sokacaktır. Artan göç diasporanın etkinliliğini arttıracak, pek çok ülkedeki ulusal kimlikler de dahil olmak üzere politikalar ile alınan kararları etkileyecektir. Küreselleşme ayrıca, uluslararası meselelere yönelik uluslararası işbirliğine duyulan talebi arttıracak, fakat ülkelerin ve uluslararası organizasyonların buna yönelik verdikleri yanıt ve tepkiler 2015 yılı itibariyle azalacaktır.     

Geleceğe Yönelik Muhtemel Çatışmalar :

ABD, itici gücü Bilgi Teknolojisi olan savaşın içerisinde bulunma olgusundan haberdar olarak ciddi bir şekilde teknolojik gelişme ile mükemmel bir silah ve cephaneye sahip olma fikrine devam edecektir.

1. Birleşik Devletler ile doğrudan yüzleşmekten kaçınan ülkeler ile terör örgütleri tarafından kullanılan asimetrik tehdit olgusu sayesinde ABD’nin gücünü minimize etmeyi ve oluşturulan suni zayıflıktan istifade etmeyi düşünmektedir.

2. Rusya, Çin, Kuzey Kore, muhtemelen İran ve Irak’ın ABD’yi nükleer füzelerle  vurma kabiliyeti ile ülkeler ile ülke konumunda olmayan aktörler tarafından kitle imha silahlarının geleneksel olmayacak şekilde dağıtımı gittikçe artacaktır.

3. Soğuk savaş dönemi ve soğuk savaş sonrasındaki konsept ve teknolojileri ortak kullanmak suretiyle büyük bir askeri güce sahip ülkelerin  bölgesel anlamda oluşturdukları tehditler.  Gelişmiş ülkeler arasındaki savaş ihtimali çok düşük olacaktır. Uluslararası camia, bölgesel anlamda devam eden savaşlardan daha yüksek bir orana sahip iç çatışmalarla yüz yüze kalacaktır. Asya, Hindistan-Pakistan,  Çin-Tayvan  ve Ortadoğu’da yer alan düşmanlıklar yüzünden çatışmalar gelecekte artma eğilimi sergileyecektir. Belirtilen huzursuzluklar, kitle imha silahları ile uzun menzilli füzelerin ve yeni teknolojinin elde edilebilme ihtimali  yüzünden gittikçe artacaktır.Dini, etnik, ekonomik ve politik nedenlerden ortaya çıkan iç çatışmalar şu anki seviyesinde kalmaya devam edecek, hatta bunların sayılarında bir artış gözlemlenecektir. Büyük devletlerin, kendi iç sorunları, başarısızlık riskinin olması, politik irade eksikliği ve kıt kaynaklar (tight resources) gibi bir takım mülahazalarla doğrudan müdahalede bulunmamaları nedeniyle BM veBölgesel Örgütler bu çatışmaları çözümleme amacıyla aracılık edeceklerdir.Teknolojinin doğrudan iletilmesi, geçirgen sınırlar, savunma sanayilerinin bir araya gelmesi, kar, kazanç ile sağlanan faydanın devam etmesi amacıyla yabancı pazarlara duyulan güven  gibi bir takım sebeplerden dolayı ihracat kontrol rejimleri ile bir takım yaptırımlar daha etkisiz olacaktır. Silah ve savaş malzemelerine ilişkin teknoloji transferinin kontrol edilmesi daha zor olacaktır.

Kitle imha silahlarını da içeren sofistike silahların geliştirilmesi temin edilerek bu silahların diğer ülkeler ile terör örgütlerinin ellerine ulaşması sağlanacaktır. Kitle imha silahlarının ABD’nin tesisleri, askeri gücü ve diğer ülkelerdeki menfaatlerine yönelik olarak kullanılma olasılığı bu dönem içerisinde artacaktır. 

ABD’nin Üstlendiği Rol:

- ABD, küremizdeki en büyük güç olma özelliğini sürdürecek, küresel ekonomi, teknolojik, askeri ve diplomatik alandaki etkinliliği ile uluslararası arenada eşsizlik emsalsizliğini muhafaza edecektir. Uluslararası sistemde üslendiği rol devam edecektir.

- ABD, küreselleşmeden azami derecede istifade edecek ve küreselleşmeyi destekleme konusunda öncülük yapacaktır. Ülke içindeki bazı hedeflere ulaşma konusunda faiz oranlarını ayarlamak suretiyle takip edilen ekonomik faaliyetlerle global düzeyde büyük bir etki yapacaktır.

- Birleşik Devletler; bilgi, bio-teknoloji ve diğer teknolojik devrimlerle öncülük etmeye devam edecektir.

- Hem müttefik ve hem de muhalif  milletler kendi ulusal menfaatleri, eğilimleri ve güvenliklerini göz önünde bulundururken ABD’nin askeri anlamdaki üstünlüğünü hesap etmek zorunda kalacaklardır.

- Bazı ülkeler bazen ABD hegemonyası olarak algıladıkları durumu kontrol edecekler, fakat mevcut bu durum stratejik, ayrıntılı ve uzun sürecek bir Anti-ABD koalisyonu tesisine yönelik olmayacaktır. Bu durum, uluslararası politik ve ekonomik kurumlar ve kuruluşlar üzerindeki spesifik politika ve taleplere yönelik taktiklere neden olacaktır.

- Diplomasi daha komplike bir hal alacaktır. Washington, spesifik dış politikalarındaki amaçlara ulaşmaya yönelik güç kullanma konusunda daha büyük zorluklarla karşılaşacaktır. Bu şu demektir: ABD Hükümeti, ülke haricini etkilemeye yönelik tüm ekonomik ve kültürel gücünün küçük bir bölümünü kullanacaktır.

-      Ağır basan ve açık bir ulusal güvenlik tehdidinin yokluğu nedeniyle ABD, dış politika gündeminde ekonomik anlamda cesaret gerektiren bir girişimde bulunma konusunda zorluk yaşayacaktır. Amerika’nın ekonomik ve teknolojik olarak lider konumunda olması ve devam etmesinin merkezi durumunda olan özel sektörün en başta gelen önceliği, dış politika hedefleri haricinde finansal olarak karlılık ve maksimum faydadır.

- ABD,  potansiyel çatışma ve tehlikelere karşı çok taraflı girişimlere öncülük etme amacıyla kendi politik hedeflerine ulaşma gayesiyle kendisini destekleme amacına matuf koalisyon oluşturma konusunda zorluk çekecektir. Uluslararası camia istemeyerek bile olsa Washington aleyhine dönecektir.

- Küresel anlamda ABD’nin liderliğine zorluk çıkartacak ve kontrol edilmesi gereken önemli aktörler ortaya çıkacaktır. Bunlar, Çin, Rusya, Hindistan, Meksika, Brezilya gibi ülkeler ile Avrupa Birliği gibi bölgesel organizasyonlar, dünya üzerindeki kendi menfaatlerini destekleyen kar amacı gütmeyen örgütler ve artan düzeydeki çok uluslu işbirliği faaliyetleridir. 

  

[1] www.odci.gov/nic/pubs/tocfame,( Giriş tarihi: 10.12.2003)  Global Trends

2015, A Diologue About the Future With Nongovernement Expert

* Komiser, TEMÜH Dairesi Başkanlığı

 

Yazı polnet’ten alınmıştır.

 


 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 03-11-2006

 

    

  bottom