topÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİ:   GENEL AMAÇLARIMIZ

E-mail:  yonetim@odek-koyu.com Copyright  © Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     


 

 

 

GENEL AMAÇLARIMIZ

 Sitemiz, insanlarımızın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için aşağıdaki konuları öncelik sırasıyla gerçekleştirmeyi amaçlar: 

  1. Sivil toplum örgütlenmesini en etkili biçimde gerçekleştirmek.

  2. Ekonomik güç elde etmek.

  3. Üretim verimliliğini arttırmak.

  4. İnsanlarımızın yerel ve ulusal düzeyde siyasi karar mekanizmaları içine girmelerine ve söz sahibi olmalarına yardımcı olmak.

  5. İnsanların eğitimlerini yaptırmak, tamamlatmak ve eğitimin kalitesini yükseltmek. (Lisans, Lisansüstü, Mastır, Doktora programlarını tamamlatmak)

  6. Yeni dünya düzeni konusunda insanlarımızı bilgilendirmek ve bilinçlendirmek.

  7. Teşvik ve kalkınma projelerini araştırmak ve insanlarımızla buluşturmak.

  8. İnsanların kültürel ve sosyal hayat içindeki yerini daha ileri düzeylere çıkartmak.

  9. Türk diline ve Türk varlıklarına, gelişimi için katkılar sağlamak.

  10. Ulus Devlet sürecinin tamamlanmasına katkı sağlamak.

  11. İnsanlarımızın ulusal değerlerinin korunmasına yönelik refleksleri geliştirmek,    canlı tutmak.

  12. İnsanlarımızı ulusal ve uluslararası platformlara çıkartmak.

  13. İnsanlarımızın ürettikleri güzellikleri dünya insanlarıyla paylaşmak.

  14. Aynı amaçları güden sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkiye geçmek.

  15. Ulusal kültürünü geliştirmek ve evrensel kültürle bütünleştirmek.

Kısaca insanlarımıza daha iyi bir iş ve daha iyi bir gelecek sağlamaktır. Ana amaç bu olmak üzere, aşağıdaki yazıda belirtilen hususlar da amaçlarımız arsındadır.

  

 

                                                  SUNUŞ-BAŞYAZI                                       

 

Kara Cuma oğulları Aşiretinin büyüklerinden olan, 1788 yılının Kara Cuma’sından Aşiretin vedarı iftiharı 1988 yılının Karşı Cuma’sına,  aradan geçen 200 yıl içinde aile oldukça büyüdü, değişti, farklılaştı. O günden bugüne kadar uzayan iki asırlık süreçte herkese bu dergide yer verilmiştir.  

Herkes bu dergide kendini veya kendinden bir şeyleri mutlaka bulacaktır.

Ancak, sorun kimin ne zaman ve hangi sayısında ve ne ölçekte yerini alacağıdır.

Bunu şimdiden söylemeyi doğru bulmuyoruz.

 

Gelişmişlik, ekonomik ve sosyal koşullar aileleri gün geçtikçe küçültüyor.

Bildiğimiz o kalabalık 40-50 baş nüfuslu ata-erkil aileler ufala ufala çekirdek ailelere dönüşüyorlar.

Ödek Köyü aileye dar gelmeye başlıyor. Toprak bölüne bölüne aileyi besleyemez oluyor.

Divriği ve  Sivas’a açılıyorlar. Aileler ya ekonomik nedenlerle ya da çocuklarının eğitimlerini tamamlamak için onların arkasından şehirlere göç ediyorlar. Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, v.b. yurdun değişik illerine dağılıyorlar.  

Aile o kadar büyüyor ki, bir birini tanıyamaz oluyorlar şu koskoca küresel Türkiye köyünde.Artık dördüncü ve beşinci kuşaklar doğmaya başlıyor şehirlerde. Bugüne kadar da geri dönüş yapan kimse çıkmadı.  

Günümüzde her nereye gidilse bir Kara Cuma oğlu’na rastlanır olmaktadır.  

Küresel dünyamızda, kim doğmuş, kim nişanlanmış, kim evlenmiş, kim vefat etmiş, artık takip etmek oldukça güçleşmiştir. Gidip gelmeler, misafirlikler giderek azalmaktadır. “Sizler akrabasınız” diye sizleri tanıştıranlara tanık olmuşsunuzdur.  

Duymayınca bilinmiyor, bilmeyince varılmıyor.  Varmayınca da hatır gönül konuluyor haklı olarak.

Tabii sonuçta kırgınlıklar, dargınlıklar geliyor. Aile günden güne iyice birbirinden soğuyor, uzaklaşıyor ve kopuyor. Bu kadar kalabalık aile içinde yalnızlık çekenler muhakkak ki oluyordur.

Bölünüp parçalanmışlık, bireyleri ve aileleri yok ediyor. Sadece aileleri değil, onların sahip olduğu değerleri de acımasızca koparıp alıp götürüyor.

Düşünün, 700’ü aşan insanıyla büyük bir aile olan Yusube aşiretini kim aklında tutabilir.

Beş on kardeşi olanlar bile bir çırpıda kardeşlerinin isimlerini sayamıyorken kalabalık aileleri isimleriyle bilmek olanaklı olamaz. İsimleriyle hitap etmediğiniz ve bilmediğin insanları ne ölçüde akraba sayarsınız, orasını kestirmek zor.  

Bugün Kara Cuma oğulları olarak da bilinen Yusube aşiretini oluşturan babaerkil aileler olarak soyadları· Acun, Aslan, Eken, Karşı, Karşıgil, Kaya, Mucuk, Mucukgil, Ördek, Özcan, Selkaya  ve Uğurlu yanında dışarı verdiğimiz kızlarımızdan olan yeğenlerimizi de katacak olursak çok daha geniş bir aile yapısı çıkar ortaya.

Sadece yaşayan Kara Cuma oğullarını birbirleriyle buluşturmak, tanıştırmak, biliştirmek, kaynaştırmak ve dayanışmalarını sağlamak için çimento görevi görmemizi yeterli bulmadık. Bunun yanında yaşayanlarımızı dedelerimizle ve nenelerimizle de buluşturmak ve tanıştırmak gibi tarihi ve ulvi bir misyonu da yerine getirme görevini biçtik kendimize.  

Böylesi kutsal bir misyonu ve onun sorumluluğunu üstümüze bilinçli olarak aldık. Çünkü, böyle bir görevi, ailenin ilk defa ortaokul, lise ve üniversite tahsili yapmış olarak bizlerin alması gerekir diye düşündük. Aslında bu düşünce çok daha önce aklımıza gelmişti. Ancak çarkı harekete geçirmek için gerekli donanıma henüz kavuşmuş olduğumuzu belirtmek isterim. Böyle bir hareket geri kalmışlığımıza bir başkaldırıdır. Tek başına olamayacağı gibi, parlayıp hemen de sönmemeli. Devamını getirecek nesillerin peşinden gelmesi gereği vardır. 

Şimdi bu konuma geldiğimizi düşünüyorum. Bu görevi yerine getirmede yalnız değiliz. Yanımızda liseyi, Üniversiteyi bitirmiş, kendini kanıtlamış onlarca gencimiz var. Bunlar yanımızdalar ve bizlere en büyük gücü ve desteği veriyorlar. Onları sizlere zaman içinde özgün çalışlarıyla takdim edeceğim.  

Unutmadan şu hususu size hemen söylemek ve sizlerle paylaşmak istiyorum: 

Bu derginin çıkış amaçlarından en önemlisi ve asıl hareket noktası; okuyan, tahsil yapan gençlerimize destek olmaktır.

Bu amaçla bugüne kadar yazdığım ve yayına hazır vaziyete getirdiğim:  

“Oğuzlardan – Kara Cuma oğullarına; Tarihimiz, Kültürümüz, Sosyal Hayatımız”,

“Atasözleri, Vecizeler, Özdeyişler”,

“Aşıklık Geleneğinde Şiirlerim” ve

“Oğuzlardan Günümüze Halk Ozanları Antolojisi”  

İsimli, her biri 200-400 sayfa tutan ve uzunca bir süreçten geçerek olgunlaşan 4 adet kitap çalışmalarımın bütün gelirleri, bu dergininkiler de dahil olmak üzere “Kara Cuma oğulları Eğitim Kültür ve Dayanışma Fonu”na bırakılmıştır.

 Fonun amacI şudur: İlköğretim, Orta öğretim ve Üniversitede eğitim ve öğretim yapacak olanlarla   Lisans, Yüksek Lisans, Mastır  ve Doktora çalışması yapacak olanlara her türlü maddi manevi destek niteliğinde karşılıksız burslar vermektir.

 Ayrıca, Kara Cuma oğulları Ailesiyle bir ucundan ilgili olmak şartıyla,

eğitim ve kültürel amaçlı araştırmalar yapanlara, kitap, dergi ve makale yazanlara da destek verilebilecektir.

Fon, imkanları ölçüsünde Kara Cuma oğulları Ailesi içinden yılın enlerini seçerek çeşitli ödüllerle onurlandıracaktır. Kara Cuma oğulları olma imtiyazını, tüm insanlarımızla bütünleşmek ve herkesin düşüncelerine yer vermek suretiyle paylaşmak istiyorum.  

Çünkü, yüksek karakterde olan insanların bazı özellikleri vardır ki içindeyken görmek mümkün olmaz. Ama dostlardan eleştiri alındığında ortaya çıkarlar.  

Kara Cuma oğullarının paylaşacağı ve onların paylaşılacak çok şeyleri var. Kara Cuma oğulları ailesi bireyleri “mücadelecidirler”, “bağımsız tabiatlıdırlar”, “çalışkandırlar”, “dirayetlidirler”, “güvenilir insanlardır”.

Bu kadar kalabalık olmasına rağmen, Aileden herkesin gururla söyleyebileceği şu cümle bana çok anlamlı geliyor: “Aile ismini küçük düşürecek bir hareket bugüne kadar sadır olmamıştır.”  

Kara Cuma oğulları ailesi büyük bir güçtür. Büyüklük, sadece sayısal bir orana ulaşmak değildir. Büyüklük, eğitimde, sanatta, kültürde, sporda, ticarette, sosyal hayatta, v.b. alanlarda en ideale ulaşmak ve yardımlaşma, dayanışma, anlayış, sevgi ve hoşgörüde genel kabul gören ileri olan bir hareketi yakalamaktır.  

Bu ideali ve hareketi yakalayanlar muhakkak ki “Yusubeli olmakla övüneceklerdir.” Ancak, bir büyük aile topluluğu olan Kara Cuma oğulları da “onlarla iftihar edecektir.”   

Günümüzde uygarlığın ölçüsünde birim olarak alınan değerler değişti: 

Uygarlık düzeyinizi ölçmek için artık “ne kadar malınız, mülkünüz, paranız var?” denilmiyor. Şu soruyu soruyorlar : “Ne kadar örgütlendiniz?”  

Örgütlü olmak, birey olabilenlerin becerebileceği bir olgudur. Örgütlü olmak, ben insanım düşünüyorum ben de varım, ben bireyim kararlıyım özgürüm, v.b. demektir. Kamu kurumlarından yardım almayı bekleyen sıradan insanlar olmak yerine; Aynı amaçlar doğrultusunda bir araya gelebiliyor musunuz?

Kendi aranızda işbirliği kurabiliyor musunuz? Toplumun sorunlarını çözmek için el ele verip dernek, vakıf v.b. kurabiliyor musunuz?

İnsanlarınızı örgütleyip “Sivil Toplum Gücü” olarak devleti ve onun yönetimlerini kendi arkanıza takabiliyor musunuz?

 İşte bizim gerçek gücünüz bu olmalıdır. Kendimiz için olmasa bile gelecek kuşaklarımız için “bir olmak, iri olmak ve diri olmak” zorunluluğumuz vardır. Bunları yapabiliyorsak “biz varız” diyebiliriz. Aksi halde isim benzerliğinden dolayı aynı soyadı taşıyanlar gibi kuru kalabalıktan öteye geçemeyiz.

 Bu çalışma bir başlangıçtır. Yakın bir gelecekte “KARA CUMA OĞULLARI AİLE VAKFI” kuruluş çalışmamız sizlerin de destekleriyle daha sağlıklı bir sonuca varacaktır.

 Bu dergiyi alel acele çıkartmak isteyişimizi,  kaçmakta olan trenin son vagonuna kendimizi atmak şeklinde yorumluyorum. Eksiklerimiz, hatalarımız olmuş olabilir. Ayağa kalkıp kendimizi toparlamamıza izin verirseniz daha güzel şeylere şahit olacağınıza ve evlatlarınızla, gençlerimizle gururlanacağınıza eminim.

 Eksikliklerimiz için peşinen özür diliyorum. Her bir sayısında giderek hatası daha az dergileri sizlere ulaştırmayı hedefliyoruz. Ancak, bu dergiyi daha iyi ve daha güzel şekilde çıkartmak için herkesin katkılarını bekliyorum.

Bugün üniversite bitirmiş olanlarımızın sayısı 30’ye varmıştır. Lise mezunlarının sayısı 80-100 arasındadır. Okuyanlarımız belli bir orana varmıştır. Ancak, yazanımız yoktur. Belki vardır ama, kendini gösterme ve yazdıklarını başkalarıyla paylaşma şansını yakalayamamıştır.

Çıkartılması düşünülen bu dergi ve Ailemizin İnternet Sitesi, gençlerimize ve aynı idealde bir çift sözü olanlara yeni sayfalar ve geniş ufuklar açmaktadır.

Söyleyecek sözü olan, bir adım öne çıksın.

Derginin ve İnternet Sitesinin, burada görev alan herkesin çalışmalarının artıları Kara Cuma oğulları Ailesine, eksileri de bana aittir.

Bu duygularla Kara Cuma oğulları Ailesine merhaba diyor, büyüklerime saygılar, küçüklerime sevgiler sunuyorum.

 

İbrahim Acun

E-Mail: yonetim@odek-koyu.com

 

  

 

 

 

Sevgili gençler,

Bu söyleyeceklerim tavsiye değil, tecrübelerimizdir.

 Sizler sahip olduğunuz donanımlarınız sayesinde toplumun önünde gidiyorsunuz. Öncü birliklersiniz. Bayraktarsınız.

Yakın çevrenizde onların önünü  açıyor, ufuklarını genişletiyor berraklaştırıyor, netleştiriyorsunuz.

Cesur adımlar atarsanız arkanızdakiler sizi izler. Bu değerli ve değerli olduğu ölçüde önemli tarihi misyon size sorumluluklar da yüklemektedir. Korkularınızı, endişelerinizi asla yansıtmayın. Dik durun ve cesur olun.  

Dışarıda gelişmiş ve hızla gelişimini sürdüren farklı bir dünya var. Bizim de bu dış dünyadan öğreneceğimiz daha çok şeyler var. Bilgi dalgası dünyayı etkisi altına almış bulunuyor. Bu rüzgarı yakalayabilen ve yelkenlerini bu rüzgarla dolduran ülkeler ve insanlar hedeflerine daha önce ve salimen varacaklardır.

 Ülkemiz ve toplumumuz değişim ve dönüşüm noktasında bulunmaktadır. Değişime karşı direnme kesinkes kaybettirir. Direnmeyiniz, onu kendi şartlarınıza göre yönlendiriniz. Bu sürece katkınız, tıpkı işçi arılar gibi, bilgi toplayarak insanlarımızı yerinde ve zamanında bilgilendirmek suretiyle doğru kararlar almalarını sağlamak olacaktır.

 Her şeyin aslı kendisidir. Şikayet ettiğiniz şeyin aslı hedefiniz olmalıdır. Ondan şikayet edip kötülemeye kalkmayın. Özüne inin, üstüne üstüne gidin. İçine girin ve onu değiştirerek, düzelterek güzelleştirin. Bu kural her iş için geçerlidir.

 Toplumun derinliklerinden gelen dip dalgalarını algılamaya özen gösterin. Bu dalgaların sarmalına düşmeden toplumu bilgilendirin. Onların hazırlıklı olmalarını sağlayın. Bilgi kuvvettir. Bilginiz varsa kuvvetli olursunuz. Çünkü, rakiplerinizi iyi tanır, eksiklerinizi tamamlar, açık gediklerinizi kapatır, önlemlerinizi alırsınız.

 Lütfen kendinize bir hedef daha koyun; elinizdeki sigarayı bırakıp bir gazete alın, oyun kağıdını, okey taşını bırakıp bir dergi veya kitap alın ve sürekli okuyun. Buna hemen başlarsanız yaklaşık 20 yıl sonra meyvesini toplarsınız. Bunu tam olarak yaparsanız, asla çocuğunuza ders çalışın demeyin. O zaten sizi taklit ediyor. Sizi örnek ve model alıyor kendine. 20 yıl sonra güzel bir üniversiteden mezun olmuş pırıl pırıl bir nesil yetiştirmiş olacaksınız. Bu iyiliği kendinize yapın dostlarım.

 Başlamayı ertelemek, gelişmeyi, refahı, kalkınmayı, modernleşmeyi bilgi genişlemesini reddetmektir.

Sevgi ve saygılarımla… 

İbrahim Acun

10.06.2004

 

E-mail: ibrahimacun@yahoo.com

              ibrahimacunn@hotmail.com


 

 
 E-mail: yonetim@odek-koyu.com
 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 21-01-2014

 bottom