topÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİ:   ÖDEK KÖYÜ – DİVRİĞİ SİVAS YÖRESİNE HAS TÜRKÜLER 

 E-mail:  yonetim@odek-koyu.com Copyright  © Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     


 

ÖDEK KÖYÜ – DİVRİĞİ SİVAS YÖRESİNE HAS TÜRKÜLER 

 

Türkü Listesi

KAHPE FELEK SANA NETTİM NEYLEDİM

Kahpe felek sana nettim neyledim
Attın gurbet ele parelerimi
Akıbeti beni sılamdan ettin
Kestin mümkünümü çarelerimi
Aman aman dağlar duman geçti zaman hey

Ben kemlik görmedim hüsn ü aladan
Gözlerim mektubum gelmez sıladan
Ölürüm kurtulmam ben bu yaradan
Dost olan bağlasın yaralarımı
Aman aman dağlar duman geçti zaman hey

Şu dağların arkasını bilirim
İflah olmam ben bu dertten ölürüm
Vadem yetmez gurbet elde kalırım
Yine ben sarayım yaralarımı
Aman aman dağlar duman geçti zaman hey
 

Bekir Tektaş

Divriği

 

 

Aşan Bİlİr KarlI DağIn ArdInI

Aşan bilir karlı dağın ardını
Çeken bilir ayrılığın derdini
Bülbül kaça aldın gülün narhını
Gül alıp satmanın zamanı değil

Selvinin dalları boyundan uzun
Yavrular gözüme bir salkım üzüm
Ölmeden o yari görürse gözüm
Koyun kuzu kurban olur o zaman

Yaprak gazel olmuş durmuyor dalda
Vefasız güzelden bize ne fayda
Bu ayda olmazsa gelecek ayda
Ölürüm vazgeçmem sevdiğim senden 

Nuri Üstünses

Muzaffer Sarısözen

Sivas

 

 

Ömür Bahçesinin Gülü Solmadan



Ömür Bahçasının Gülü Solmadan
Uyan Gel Gözlerim Gafletten Uyan 
Acel Bir Gün Bize Haydı Demeden
Uyan Gel Gözlerim Gafletten Uyan

Niçin Gaflet İle Mağrur Olursun 
Geçer Kervan Gider Yolda Kalırsın 
Pişman Olur Sararıp Da Solarsın
Uyan Gel Gözlerim Gafletten Uyan

Hey Dost Artık Yeter Sözün Tutulmaz 
Senin Kumaşların Burda Satılmaz
Böyle Gitmeyinen Menzil Alınmaz
Uyan Gel Gözlerim Gafletten Uyan

 

Aşık Ali Metin

 
 

Divriği

 

 

ÖTME BÜLBÜL ÖTME ŞEN DEĞİL BAĞIM


Ötme Bülbül Ötme, Sen Değil Bağım
Dost Senin Derdinden Ben Yana Yana 
Tükendi Fitilim Eridi Yağım 
Dost Senin Derdinden Ben Yana Yana 

Deryadan Bölünmüş Sellere Döndüm 
Ateşi Kararmış Küllere Döndüm 
Vakitsiz Açılmış Güllere Döndüm 
Dost Senin Derdinden Ben Yana Yana 

Haberin Duyarsın Peyikler İle 
Yaramı Sarsınlar Seyikler İle 
Kırk Yıl Dağda Gezdim Geyikler İle 
Dost Senin Derdinden Ben Yana Yana 

Abdal Pir Sultan'ım, Doldum Eksildim 
Yemeden İçmeden Sudan Kesildim 
Zülfün Kemendine Kondum Asıldım 
Dost Senin Derdinden Ben Yana Yana 

 

 

Hasan Eylen

 
 

Divriği

 


 

 

 Yİne Gam Yükünün KervanI Geldİ

Yine gam yükünün kervanı geldi
Çekemem bu derdi de yavrum bölek seninle
Eremem Lokman'a çaresiz kaldım
Çekemem bu derdi de yavrum bölek seninle

Bağımıza gazel düştü güz oldu
Geçti bu vakitler yavrum ne de tez oldu
Derdim binbir iken binbeşyüz oldu
Çekemem bu derdi de yavrum bölek seninle
 

Nuri Üstünses

Divriği

 

 

Ulu TanrI Senİ Övmüş YaratmIş

Ulu Tanrı seni övmüş yaratmış oy oy oy
Baş eylemiş güzellerin üstüne gel
Siyah zülfün tel tel etmiş taratmış
Salıvermiş ince belin üstüne gel
Analar sunalar gel hele gel gel

Yaz gelende köşe başı dört olur
Ak sürüye kara koyun kurt olur gel
Göremezsem yüreğime dert olur
Benim ile mercimeği taşlı da yar
Analar sunalar gel hele gel gel
 

Yüce Dağ Başında Kar İster Gönül Oy Oy Oy
Ayvadan Usandı Da Nar İster Gönül Hey
Laleden Sünbülden Gülden Usandım Oy Oy Oy
Yarin Bahçesinden Gül İster Gönül Hey
 Analar Sunalar Gel Hele Gel Gel

Nuri Üstünses

Divriği

 

 

Evlerİnİn Önü Yonca (İpek Mendİl)

Evlerinin önü yonca
Yonca kalkmış diz boyunca
Ben bu halayı tutamam
Celal oğlan olmayınca
Celal oy oy yavrum oy oy

Evlerinin önü arpa
Kırat gelir kırpa kırpa
Benim yavrum hastalanmış
Kuru yerde yata yata
Celal oy oy yavrum oy oy

İpek mendil dane dane
Yudular serdiler güle
Ana Celal'ı yudular
Başucunda döne döne
Celal oy oy yavrum oy oy

Nuri Üstünses

Divriği

 


Sendedİr Sende (Benİ Görüp)

Beni görüp yüzün öte döndürme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda

Şeker senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı ince belinde
Sen bir güzelsin ki Türkmen dilinde
Gönlüm elde değil sendedir sende

Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende 

Nuri Üstünses

Divriği

 

 

KatI Havadan UçarsIn

Katı havadan uçarsın
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
İndireyim gönül seni
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
Budak budak gül dalına
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
Kondurayım gönül seni
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay

Yüce dağlar yüce olur
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
Gündüz geçer gece olur
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
Bu ayrılık nice olur
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
Ayırayım gönül seni
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay

Ördeği avlarlar gölde
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
Şahini beslerler kolda
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
Bezirgan geçtiği yolda
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay
Çınlatayım gönül seni
De neye ağam nayda nanay
Kibar nanay nay nanay

Nuri Üstünses

Divriği

 

 

Kara Duta YaslandIm

(Bağlantı)
Gel gülüm etme gülüm
Mor menevşe sümbülüm
Ben senden ayrı düştüm
Sensin benim sevgülüm

Çiğ sütten kaymak olmaz
Güzele doymak olmaz
Eğil bir yol öpeyim
Yolcuyum durmak olmaz

Bağlantı

Kara dut oyulur mu
Güzele doyulur mu
Güzel seven yiğidin
Kolları yorulur mu

Bağlantı 

Nuri Üstünses

Divriği

 

 

KAHPE FELEK ŞAŞIRTTIRDI YOLUMU

Kahpe felek şaşırttırdı yolumu
Tren kesti ayağımı elimi
Kimseler görmedi böyle zulümü

Parça parça oldu ona yanarım
Hanem haraboldu buna yanarım

Üç gün evvel tren girdi düşüme
Düşümü söyledim kendi eşime
En sonunda bu iş geldi başıma

Parça parça oldu ona yanarım
Hanem haraboldu buna yanarım

Komşularım yavrum size emanet
Süremez çiftimi küçüktür gayet
Bir can için kime edeyim minnet

Parça parça oldu ona yanarım
Hanem haraboldu buna yanarım
 

Nuri Üstünses

Divriği

 

Bugün Gam Yükünün TüccarI Geldİ

Bugün gam yükünün tüccarı geldi
Çekemem bu derdi bölek seninle
Seni seven aşık sararıp soldu
Çekemem bu derdi bölek seninle

Yine gam yüküne tüccar ben oldum
Lokman 'a yetmeyip çaresiz kaldım
Medet mürvet dedim kapına geldim
Çekemem bu derdi bölek seninle

Seherde okunur Allah ü ekber
Duyunca titrer ol bab-ı Hayber
Selman'ın carına yetmişti Hayder
Çekemem bu derdi bölek seninle

Gerçek aşık gafletinden uyanır
Muhammet'in gül rengine boyanır
Ancak bu cefaya Eyüp dayanır
Çekemem bu derdi bölek seninle

Bağımıza gazel düştü güz oldu
Geçti bu vakitler ne de tez oldu
Feryadi'nin yaraları yüz oldu
Çekemem bu derdi bölek seninle 

Nuri Üstünses

Divriği

 

 

AçIl Mor Menevşem Bahar Erİştİ

Açıl mor menevşem bahar erişti
Lale sümbül nergis reyhan yetişti
Benim kısmetime ak zambak düştü
Menevşem (oy) bir tanem (ey) haydi de haydi

Çadır almış nerelerden gelirsin
Benim sana yandığımı bilirsin
Çok da sürmez benim gibi olursun
Menevşem (oy) bir tanem (ey) haydi de haydi

Açılmış menevşem ne güzel olmuş
Lalesi sünbülü hep bize kalmış
Seni seven gözler uykuya dalmış
Menevşem (oy) bir tanem (ey) haydi de haydi 

Nuri Üstünses

Divriği

 

 

Akşam Olur KaranlIğa KalIrsIn

Akşam olur karanlığa kalırsın
Derin derin sevdalara dalarsın
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Beni koyup yadellere varırsın
Sana zulum bana ölüm değil mi
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Bülbül ne ötersin yuvan mı yoktur
Yoksa benim gibi sevdan mı çoktur
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Sar'altın yaptırsam yarin boynuna
Vallah güzellerin düşmanı çoktur
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Odası toz olmuş dolabı duman
Uyan kömür gözlüm uykudan uyan
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Ellerin elime deydiği zaman
İster ölüm olsun ister ayrılık
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

 

 

 

 

 

 

 Mehmet Yüzgeç

 Divriği

 

 

 

 

  

 

Asr-I Gurbet Harap Etmİş (Gel Hele)

Asr-ı gurbet harap etmiş köyümü
Bülbül gitmiş baykuş konmuş gel hele
Ben ağayım ben paşayım diyenler
Kapıları kitlemişler gel hele

Bir ev burda bir ev karşıda kalmış
Hele sorun bizim komşular n'olmuş
Kırk senelik ağaç kurumuş kalmış
Bizim köye benzemiyor gel hele

Birisine sordum bura neresi
Issız kalmış dertli çağlar deresi
Dedi kardeş işte Mursal burası
Koçyiğitler küstü gitti gel hele

Gel çoban gel ki dertleşek beri
Dağlarda meleşen kuzular hani
Tanıdın mı ben Ali'yim Ali
Hangi Ali'sin tanımıyım gel hele

Saz elimde şu elleri gezerdim
Dertli idim bazı destan yazardım
Sen Ali'ysen niye saçın ağarttın
Kızıltuğ'a benzemiyor gel hele
 

Ali Kızıltuğ

Divriği

 

 

Bana MI Yanam

Değirmenim terse döndü bu sene
Bulgura mı yanam kendime mi yanam
Yar orada kanser olmuş ben burda verem
Ben bana mı yanam sana mı yanam

Öyle güzel bulamam ki kusursuz
Seven neşeliymiş kendisi mutsuz
Kendi muratsızsa ben de huzursuz
Ben bana mı yanam sana mı yanam

Sadık yarim deyip beni ağlattı
Gözlerimden kanlı yaşlar çağlattı
Kendi yattı bana tohum arattı
Ben bana mı yanam sana mı yanam 

Ali Kızıltuğ

Divriği

 

 

Barabar (Mursal'dan ÇIktIm)

Mursal'dan çıktım Hekme'ye doğru
Bir gelin yavruma çağrıyı nenni nenni
Dedim bacım nerelisin dedi gardaş Mursallı
Yoldaş olam mı şu yollarda barabar
Barabar barabar barabar barabar barabar

Gelin dedi bu yoncalık gayrı çamırlık
Bir ahd eyledim ki gardaş of of o da ömürlük
Ali'mi salmıyı zalım ayrılık
Mektup yazak şu yollarda barabar
Barabar barabar barabar barabar barabar

Oğlan dedi tanımam ki yazayım
Goyver bacım şu dağları gezeyim
Evliyisen sennen nasıl gideyim
Ben ayrıldım garşı yoldan barabar
Barabar barabar barabar barabar barabar

Gelin dedi şu gediği savuştur
Gorkiyim Allah Ali nerdeyse bana kavuştur
Gardaş oruyaca beni yolla barabar
Barabar barabar barabar barabar barabar

Oğlan dedi ki ben ölem bacım
Ekin değmiş keçeye dönmüş saçı
İşte ben Ali'yim canımın içi
Yol üstünde ağladılar barabar
Barabar barabar barabar barabar barabar
 

Ali Kızıltuğ

Divriği

 

 

Dam Üstünde Çul Serer

Dam üstünde çul serer
Bilmem bu kimi sever
Bunun bir sevdiği var
Günde on çeşit giyer

Onu bana verseler
Cihana bildirseler
Gitsem yarin yanına
Sabahtan öldürseler

Ağ taşı kaldırsalar
Yılanı öldürseler
Küçükten yar seveni
Cennete gönderseler 

Ali Kızıltuğ

Divriği

 

 

Nerdesİn (KarakIşI Bahar Eden)

Karakışı bahar eden vefasız
Çiğdem çiçek açtı hani nerdesin
Koyunlar kuzuladı dağlar yeşerdi
Derelerde su coş etti nerdesin

Bana inan ettin daim kahrını
O da söndürmedi gönül arını
Geldi yabancılar sordu halımı
Ölümlerden döndüm hani nerdesin

Gurbet ele gidip gelen gayet çok
Kime sordu isem seni gören yok
Aha bugün aha yarın gelen yok
Gözlerimde fer kalmadı nerdesin

Kızıltuğ'um der ki o günler geçti
Felek tırpan aldı sinemden biçti
Simsiyah saçlara çok aklar düştü
Aha ömrüm geçti hani nerdesin
 

Ali Kızıltuğ

Divriği

 

 

Sekİz Öküz

Sekiz öküz bir tarlada
Vuruşuylarmış ha babam de babam
Acından ölen danayada
Gülüşüylermiş ha babam de babam

Sekizde yemiş şişmiş
Kuyruğuna kırlar düşmüş
Herbirine bir köy düşmüş
Bölüşüyler ha babam de babam

Dördünü sürdüler adaya
Dördünü de sürdüler karaya
Menfaat girdimi araya
Ne güzel de barışıylar ha babam de babam

Üçyüzelli dörtyüz tosun
Öküz olacağı kesin
Bunlar neyle doyar düşün
Gelişiyler ha babam de babam

Yerinmeden gelin geçin
Hangi öküz iyidir seçin
Kızıltuğ'a toslamak için
Çabaliyler ha babam babam de babam
 

Ali Kızıltuğ

Divriği

 

 

AşkIN Alev Oldu Yanar İçİmde

Aşkın alev oldu yanar içimde
Gelde şu halimi görde öğle git
Derbederim siyah yoktur saçımda
Biçare halimi görde öyle git.

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm geldim gör de öyle git

Aramıza girdi bir kara çalı
Soldurdu yaprağı kuruttu dalı
Uzadı saçlarım mecnun misali
Bari şu halime gülde öyle git

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm görde öyle git

Paslandı çalınmaz teller sazımda
Birben gülemedim bahar yazımda
Yaş kurumaz oldu iki gözümde
Akan göz yaşımı silde öyle git

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm gör de öyle git 

Mahmut Erdal

Divriği

 

 Ana Ana Can Ana

Aradım da bulamadım
Senin gibi yar ana
Ağladım da gülemedim
Al bağrına sar ana

Ana ana can ana
Yarama ilaç ana

Bizi dağlardan aşırdın
Düz ovada yol şaşırdın
Bizim için sen düşürdün
Saçlarına kar ana

Ana ana can ana
Yarama ilaç ana

Kemteri'yim bir bağ mıyım
Ova mıyım bir dağ mıyım
Ölü müyüm bir sağ mıyım
Sensiz dünya dar ana

Ana ana can ana
Yarama ilaç ana
 

Ozan Kemteri

Divriği

 

 

 AçlIğI Seversen Sana Üç Oruç

Açlığı seversen sana üç oruç
Yarım lira borcum vardır ver Allah
Namerd kapısına eyleme muhtaç
Kerem eyle şu işimi gör Allah

Bir vakit kulunu koymazsın darda
Bir anda keşfolur yetmiş bin perde
Sen varken ahvalim demem bir ferde
Yok değil ya hazinende var Allah

Sana layık rahmetine garg etmek
Bizlere de lazım oldu fark etmek
Görünmezden sebebini halk etmek
Yok şerikin haşa sensin bir Allah

Sürekci zalimdir bilmez amanı
Fark ettim liradır dini imanı
Anladım soyacak sako tumanı
Dardan kurtaracak bir Allah

Sırrı hikmetini kıldım temaşa
Birliğini inkar etmeyiz haşa
Kafir de yalvarsa boş salman boşa
Ruhsat da bir kemter derbeder Allah 

Aşık Ruhsati

Sivas

  

AyrIlIk Badesİn TatlI MI SandIn

Ayrılık badesin tatlı mı sandın
Ne tez tebdil olmuş çimenin dağlar
Bu güzellik geçer sana da kalmaz
Daha neye bağlı gümanın dağlar

Nice güzellerden alırsın bac'ı
Al yeşil renklerden giyersin tacı
Yardan ayrılması zehirden acı
Bu yüzden gitmiyor dumanın dağlar

Gece gündüz yalvarmıştım Süphana
Birden vuslat bulamadım sunama
Daha şimden geri beni kınama
Semaya erişmiş figanın dağlar

Ruhsat gibi karaları bağlarsın
Aşkın ateşiyle yürek dağlarsın
Benim ahvalime sen de ağlarsın
Var ise zerrece imanın dağlar
 

Aşık Ruhsati

Sivas

  

Bİr MünafIk Bİr GammazIn

Bir münafık bir gammazın
Terki salat bey namazın
Üçünün meyit namazın
Kılanın avradını

Münkir münafıkın suyu
Aktı harab etti köyü
Ölüsüne bir tas suyu
Koyanın avradını

Evden odun getirenin
Isıdıp su yetirenin
Isgatına oturanın
İmamın avradını

Ruhsat burdan kalktı deyi
Dört yanına baktı deyi
Bu türküyü yaktı deyi
Kınayanın avradım 

Aşık Ruhsati

Sivas

 

Daha Senden GayrI

Daha senden gayrı aşık mı yoktur
Nedir bu telaşın hay deli gönül
Hele bir düşünsen fani dünyayı
Neler geldi geçti say deli gönül

Baktım iki kişi mezar eşiyor
Gam kasavet dalgalanıp aşıyor
Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor
Topraklar başına vay deli gönül

Mevlam kanat vermiş uçamıyorsun
Bu nefsin elinden kaçamıyorsun
Neden bu dünyadan geçemiyorsun
Di gönül rüyaya doy deli gönül

Günde bin kez duman çöker serime
Elim yetmez gidem kısb-i karıma
Kendi bildiğine doğrudur deme
Var iki kamile uy deli gönül

Birgün bindirirler ölüm atına
Yarın iletirler hakkın katına
Topraklar susamış adam etine
Hep ağzını açmış hey deli gönül

Bu fani dünyadan umudunu üz
İnanmazsan var kitaba yüz be yüz
Hanım kabristandır malım bir top bez
Daha duymadıysan duy deli gönül

Bu nefsin elinden kaçamıyorsun
Mevlam kanat vermiş uçamıyorsun
Ruhsati dünyadan geçemiyorsun
Topraklar başına vay deli gönül 

Aşık Ruhsati

Sivas

 

 

Geldİ Geçtİ Güzellerİn KervanI

Geldi geçti güzellerin kervanı
Sürüldü savruldu yarin harmanı
Gençlik elde iken sürün devranı
İhtiyarlıkda devran sürülmez imiş

Her gün ağlar iken nasıl güleyim
Gönül gamda iken gülünmez imiş
Arsa direk direk oldu tütünüm
Başa ne gelecek bilinmez imiş

Ruhsatiyem demem binde birini
Ferhat olan niçin sevmez Şirini
Aradım kitapta buldum yerini
Sabır gibi devlet bulunmaz imiş 

Aşık Ruhsati

Sivas

  

Ağlama (Büyük Ağam)

Büyük ağam sıra bizde mi şimdi
Şimdi kullar nerde sen nerde kaldın
Azaldı malların biraz aşındı
Şimdi mallar nerde sen nerde kaldın

Balınan yağınan besleniyordun
Ben ağayım deyin sesleniyordun
Ala karlı dağa yaslanıyordun
Şimdi hallar nerde sen nerde kaldın

Taş çektirdin atlarınan yoluna
Faydan yoktur emrindeki kuluna
Hep asıldın köyündeki duluna
Şimdi dullar nerde sen nerde kaldın

Seçimde oy için gelirler ilden
Hiçbir sual soran olur mu kuldan
Eller ne görünür ne bilir haldan
Şimdi eller nerde sen nerde kaldın

Bir torba un verdin oy aldın gittin
Aldığın oyları söyle ne ettin
Vatanı milleti kimlere sattın
Şimdi keller nerde sen nerde kaldın

Ceylani sen gayri sus biraz uslan
Yaşın kemal oldu ardına yaslan
Eskinin itleri olmuşlar aslan
Şimdi yallar nerde sen nerde kaldın 

Aşık Ceylani

Sivas

 

Akdenİz YakasI AydIn Ellerİ

Akdeniz yakası aydın elleri
Kuşlar gider bizim dede sultana
Cemalin görünce yürüdü dağlar
Taşlar gider bizim dede sultana

Katardan ayrılan turna sürüler
Her andıkça sinelerim sızılar
İrili ufaklı emlik kuzular
Koçlar gider bizim dede sultana

Elim aydır dört kitabtan eveli
Seydoğlu Bedrettin Bektaşi Veli
Ortaklar adına bileyim seni
Dağlar gider bizim dede sultana
 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

AkIl Gel Berİ Gel Berİ

Akıl gel beri gel beri
Gir gönüle nazar eyle
Görür göz işitir gulak
Söyler dile nazar eyle

Baştır gövdeyi götüren
Hayat menzile yitiren
Türlü maharet bitiren
İki ele nazar eyle

Aşık isen alıp satma
Helalına haram katma
Yolun eğrisine gitme
Doğru yola nazar eyle

Şah Hatayi'm eydür gani
Veren mevlam alır canı
Evvel kendin kendin tanı
Sonra ele nazar eyle 

İsmail Nar

Sivas

 

Bu NasIl Gurbettİr

Zalim dünya sırtımıza yük oldu
Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor
Katık arar iken ekmek yok oldu
Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor

Yalan dünya yüzümüze gülmüyor
Oğul uşak Almanya'ya yazıldı

İşçi Bulma kapısına dizildi
Evler işsiz kaldı yuva bozuldu
Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor

Yalan dünya yüzümüze gülmüyor
Çekemiyom kahpe dünya derdini

Çok aradım bulamadım merdini
Yiğit olan yiğit arar yurdunu
Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor

Yalan dünya yüzümüze gülmüyor
Çekemiyom kahpe dünya derdini
 

Feyzullah Çınar

Sivas-Divriği

 

ÇamŞIhIna VardIm Haraba Olmuş

Çamşıhına vardım haraba olmuş
Sordum şu çamşıhının yiğidi n'olmuş
Hiç güzel kalmamış Divriğye dolmuş
Zannedersin Divriğ Ankara olmuş

Dilerim sevdiğim allahtan bulasın
Ellerinden gözlerinden olasın
Duvarlar dibinde melul kalasın
Ellerinden tutup gezdirenin ben olam 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

Felek Bİzİ AttI Gurbet Ellere

Felek bizi attı gurbet ellere
Bilmem nerden geçer yolumuz bizim
Adı sanı bilinmedik ellerde
Acep nerde kalır ölümüz bizim

Yağmur yağar serpiliyor kar ile
Günümüz geçiyor ah u zar ile
Eğer kavuşmazsak nazlı yar ile
Kıyamete kalır kavlimiz bizim

Dertli Mücrimi'yem yollarım ırak
Düşmüşem gurbete o yarden uzak
Bir yandan hasretlik bir yandan firak
Bilmem nerde kalır ölümüz bizim 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

Geldİm Şu Alemİ Islah Edeyİm

Geldim şu alemi ıslah edeyim
Özümü meydanda gördüm sonradan
Zaman mahlükuna meylimi verdim
Sermayemden zarar gördüm sonradan

Geldi bizim ele sevdi sevişti
Al kadeh ver kadeh doldurdu içti
Sadık yarim diye yeminler içti
Özü çürük imiş duyduk sonradan

Şu zalimin kara kara gözleri
Yaramıza yaramadı tuzları
İki dinli şu cahilin sözleri
Durdukça kar etti cana sonradan 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

Hudey Hudey

Siyah saçlarında hatem yüzlerin
Garip bülbül gibi zareyler beni
Hilal ebrulerin ahu gözlerin
Tigi sevda ile canım yaralar beni

(Bağlantı)
Hudey hudey hudey yaralar beni
Diley diley diley yaralar beni

Kaşların Bismillah yüzün Beytullah
Seni öz nurundan yaratmış Allah
Sevmişem ben seni terketmem Billah
Aşkın hançeriyle canım vuralar beni

Bağlantı

Dost cemalin gördüm ah-u-zar oldum
Aşkına düşeli sevdakar oldum
Kalmadı mecalim bi karar oldum
Meğer tabutlara canım saralar beni

Bağlantı

Sıtkıyam Billahi terkin etmezem
Gayri güzellere meyil vermezem
Govsalar dövseler burdan getmezem
Meğer ferman gele canım süreler beni

Bağlantı 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

Kara BahtIm (Gİrdab-I Mİhnet)

Girdab-ı mihnete kapandım kaldım
Vermedin bir yandan ses kara bahtım
Anladım gafilsin uykuya daldın
Yeter poyraz ol da es kara bahtım

Dünyada bir candan korkulmaz iken
Pençemden kimseler kurtulmaz iken
Aslana kaplana yırtılmaz iken
Yedirdin çakala pes kara bahtım

Dertli'ye çıkar mı bu yolun ucu
Şimdi farkedemez altını tuncu
Evvel beğenmezdin mesi pabucu
Dedirdin çarığa mes kara bahtım
 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

Kara BahtIm (Nİce Defterlerden)

Nice defterlerden ismim sildirdin
Gelmedi hiç senden ses kara bahtım
Bahtın gemisinde yelken yok bildin
Durma lodos gibi es kara bahtım

Ahdettim bir gonca bulmamasına
Bulmadım çaresin solmamasına
Bu derdinden iflah olmamasına
Katiyen ümidi kes kara bahtım

Alem yıkıcıdır yoktur yapıcı
Kimi cellat olmuş kimi kapıcı
Ezel giymez idik mesti pabucu
Dedirdin çarığa mes kara bahtım

Ağır meclislerde sıkılmaz iken
Mengeneye versen bükülmez iken
Seyrani aslana yıkılmaz iken
Dedirttin tilkiye pes kara bahtım 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

Sİyah SaçlarInda Hatem Yüzlerİn

Siyah saçlarında hatem yüzlerin
Garip bülbül gibi zareler beni
Hilal ebruların ahu gözlerin
Tığ-ı sevda ile yaralar beni

Kaşlarında bismillah yüzün Beytullah
Seni öz nurundan yaratmış Allah
Sevmişem dost seni terketmem billah
Aşkın hançeriyle vuralar beni

Dost cemalin gördüm ah-u zar oldum
Aşkına düşeli sevdakar oldum
Kalmadı mecalim bi-karar oldum
Meğer tabutlara saralar beni

Sıdkı'yam billahi terkin etmezem
Gayri güzellere meyil katmazam
Kovsalar dövseler burdan gitmezem
Meğer ferman gele süreler beni 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

Tez Gel (Az MI Rah Eyledİm)

Az mı rah eyledim gurbet ellere
Efendim cananım eylenme tez gel
Bunca sevenlerin yolunu gözler
Allı taban mah-i güneşim tez gel

Dolaşma gurbeti ey şah-i cihan
Yakıyor bağrımı dert ile figan
Aldı yüreğimi gam ile hicran
Derdimin dermanı Lokmanı tez gel 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

 

Ya HIzIr SemahI

Benim sevdiğimin şirin sözleri
Büyüdü gözümde ne bağlar oldu
Karınca yükünü fil çekmez oldu
Azdı zaman azdı ne çağlar oldu
Ya Hızır ya Hızır ne çağlar oldu

Talip gelmez oldu Pir nefesine
Elin alıp gitmez oldu yasına
Dağlar sindi tepeler gölgesine
Büyüdü tepeler ne dağlar oldu
Ya Hızır ya Hızır ne çağlar oldu

Nesimi yüzüldü Mansur asıldı
Ali düldüle bindi küffar basıldı
Nice uluslar haktan kesildi
Aktı kör pınarlar ne çaylar oldu
Ya Hızır ya Hızır ne çağlar oldu

Gönül turnam uçtu gitti gölünden
Bülbül vazgeçer mi gonca gülünden
Abdal Pir Sultan'ım çarkın elinden
Dideler yaş döktü kan ağlar oldu
Ya Hızır ya Hızır ne çağlar oldu
 

Feyzullah Çınar

Sivas

 

AklIm Fİkrİm Zar Eyledİ Yar Benİm

Aklım fikrim zar eyledi yar benim
Öğüt verdim deli gönlüm almadı
Bir kileceği var almış eline
Dünyayı içine koydum almadı

Alması farz imiş sünnettir selam
Hak nurdan yaratmış yaz dedi kalem
Bir çiçek yolladı ol rabb-ül alem
Onu kokulayan mahzun kalmadı

Kul Himmet'im deste gülüm elinde
Daima zikreder hakkı dilinde
Bir güzel sevmişim Allah yolunda
O da bencileyin zail olmadı 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

Azraİl Serİme Çöktüğü Zaman

Azrail serime çöktüğü zaman
Kırılır kanadım kol yavaş yavaş
Mevlam nasip etsin din ile iman
Akar gözlerimden sel yavaş yavaş

Yüksek uçar gönül yorulur bir gün
Nizam terazisi kurulur bir gün
Herkesin ettiği sorulur bir gün
Döner mi yarabbi dil yavaş yavaş

Mezarım üstüne dikerler taşı
Kimi gölgesinde saklarsın başı
Baba oğlu görmez kardaş kardaşı
Gider geri dönmez yol yavaş yavaş

Isıca ılıman suyun koyarlar
İyi kötü elbisemi soyarlar
Mesleki'yem öldüğümü duyarlar
Girer salacama el yavaş yavaş
 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

Bİr Ceylan (Sarhoş)

Bir ceylen bahçeye götürdü beni
Gördüm o bahçenin gülleri sarhoş
Eser bad-ı saba yağar yağmuru
Sallanır selvisi dalları sarhoş
Leyli leyli leyli leyli dalları sarhoş

Yar bugün geziyor zerbap üstüne
Hiç bakmıyor yarenine dostuna
Yar gelende çayır çimen üstüne
Çayırın çimenin otları sarhoş
Leyli leyli leyli leyli otları sarhoş

İrfani'yem der ki ey ahu gözlüm
Bilmem huri midir melek mi nazlım
Bir elinde kadeh birinde sazlım
Yar kadeh kaldırır elleri sarhoş
Leyli leyli leyli leyli elleri sarhoş
 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

Bİr Zaman (Benİm Dostum)

Benim dostum Kerbela'ya aşık ol
Çıkarmaya kara bağla bir zaman
Aşık olmak elde büyüm vesile
Coşkun sular gibi çağla bir zaman

Seherde el bağla durup niyaza
Haris olma çoğa razı ol aza
Yazam arzuhalim çekem beyaza
Oku da gönlünü eğle bir zaman

Çıkmaz senden masumların firkati
Eğer isten isen huri cenneti
Çekip aşkın Zülfikarın kaskatı
Nefsine arını bağla bir zaman

Benim dostum nasihatim tutarsa
İyili kötülü her iş biterse
Benim vadem senden evvel yeterse
Ruhsati Baba'ya ağla bir zaman 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

ÇIktIm Yücesİne Seyran Eyledİm

Çıktım yücesine seyran eyledim
Yar ilen gezdiğim yerler perişan
Fırgat geldi derdeyledim ağladım
Bir ben değil cümle alem perişan

Fırgatın ucundan görünmez dağlar
Aldırdım yavruyu ah edip ağlar
Yıkılmış yapılmış virandır bağlar
Bülbül feryad eder güller perişan

Dertli kulum kendi çalar sazını
Kara topraklara sürer yüzünü
Kimse çekmez gayrı onun nazını
Bozuktur perdeler teller perişan 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

Gel Senİnle Bİr Kararda

Gel seninle bir kararda duralım
Alevinde har olalım sevdiğim
Bağlanalım bir ikrarda duralım
Yaradan'a kul olalım sevdiğim

Doyamadım şu dünyanın tadına
Aşık oldum Muhammed'in adına
Kerem Dedem gibi aşkın oduna
Yana yana kül olalım sevdiğim

Kul Mehmet Üstadım nedir çareler
Göz göz oldu sızılıyor yareler
İkimizi bir kefene sardılar
Bir kabirde sır olalım sevdiğim 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

 
Guley ÇIkmIş Yaylaya

Guley çıkmış yaylaya
Gül cemal benzer aya
Ah edip geçti ömrüm
Günleri saya saya
Guley Guley yar Guley

Guley Guley yar Guley
Şeker şirin bal Guley
Yiğidin malı Guley
Kendi canımsan Guley

Sakın benli Guley sakın
Hamaylı boynuna takın
Düğün değil bayram değil
Ak ellere kına yakın

Guley Guley yar Guley
Şeker şirin bal Guley
Yiğidin malı Guley
Kendi canımsan Guley

 

Yüksel Yıldız

 Divriği

 

Merhamet KIl

Merhamet kıl kaşı keman
Ehl-i imana benzersin
Sallanıp gezdiğin zaman
Selvi revana benzersin

Mah yüzünden nur saçılır
Gerdanda zemzem içilir
Türlü çiçekler açılır
Baharistana benzersin

Gevheri metheder seni
Yaş yerine döker kanı
Gel mahzun gönderme beni
Ulu divana benzersin 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

Üç Beş AşIk

Üç beş aşık biraraya gelmişler
Onlar birbirine meydan ederler
İkrarından dönmez kavli sadıklar
Hakikat sırrını pünhan ederler

Olaydın onların darına berdar
Cümlesine oldu aklım tarumar
On iki koyunum üç beş kuzum var
Gönül yaylasında cevlan ederler

Dertli bu dertlere düşenden beri
Kimi geri çeker kimi ileri
Çeksem irakibi girmez içeri
Hakikate kuru bühtan ederler 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

Zulmet DeryasI

Zulmet deryasında kapıldım sele
Girdim bir mekana candan içeri
Safi kıl gönlünü dalma hayale
Girdim bir mekana candan içeri

Takdir ilahidir çaldı kalemi
Böyle ivben verdi zata kelamı
Lütf-i ihsan etti devr-i alemi
Girdim bir mekana candan içeri

Haki pay eyledim pir divanına
Yüz sürdüm oturdum pir dergahına
Kemer best eyleyip durdum darına
Girdim bir mekana candan içeri 

Yüksel Yıldız

Sivas

 

 

Ala Gözlü NazlI Pİrİm

Ala Gözlü Nazlı Pirim
Gönül Senin Pervendedir
Ben Severim Sen Kaçarsın
İman Senin Nerendedir

Sultanım Ali Lokmanım Ali
Rehberim Ali Yetiş Ya Ali

Derviş Alim Der Övdüğüm
Aşkın Hayalin Kurduğum
Suç Benim Değil Sevdiğim
Sana Meyil Verendedir 

Derviş Ali

Sivas

 

Geldİm Şu Alemİ Islah Edeyİm

Şu alemde ıslah olayım dedim
Gönül muradına erdi sonradan
Zamane halkına sırrımı verdim
Sermayeden zarar ettim sonradan

Şu Ebu Cehil'in kara yüzleri
Ey - olmuyor yaramazın gözleri
İki dinli her cahilin sözleri
Durdukça kar etti cana sözlerin

Geldin benim ile kondun konuştun
Kadehi ver dedin doldurdun içtin
Bir Hak lokmasıydın müşteri düştün
Kalbin çürük imiş bildim sonradan

Gidi münafıklar girdi kanıma
Cefa etti cesedime canıma
Hangi peygamber girdi deve donuna
Ah ettikçe ben de bildim sonradan

Yol bir olunca erkan da bir olur
Yalancılar bu meydandan sürülür
İpi çürük olan bir gün üzülür
Sarma ile temel tutmaz sonradan

Derviş Ali'm eder bir kar edelim
On iki imam meclisine girelim
Mülceme Muaviye'ye lanet edelim
Dönme ile talib olmaz sonradan 

Derviş Ali

Sivas

 

Men Ali'den Başka

Yeri göğü arşı kürsü yaradan
Men Ali'den başka Tanrı görmedim
Yaradub kulunun kısmetin veren
Men Ali'den başka Tanrı görmedim*

Bin bir ismi vardır bir ismi Allah
Eğer inanmazsan hem vallah billah
Ademi görmüşüm elhamdülillah
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Cennet-i alanın altundur taşı
Her ne görür isen hikmettir işi
Yüz yiğirmi dört bin nebiler başı
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Ali gibi er gelmedi cihane
Ana da buldular dürlü bahane
Yedi kez uğradım ulu divane
Men Ali'den başka Tanrı görmedim

Derviş Ali'm bu ikrara beli dir
Dilim söyler ama kendim delidir
Allah bir Muhammed Tanrı Ali'dir
Men Ali'den başka Tann görmedim 

Derviş Ali

Sivas

 

*   Ali, Allahın Binbir adından birisidir. Hz. Ali ile ilgisi yoktur.

 

Ta Ezelden Meyİl Verdİk

Ta ezelden meyil verdik bu sırra
Mayası Hak'dandır boyandık nura
Arşdan yüz dört kitab inince yere
Kur'an Muhammed'e inen Ali'dir

Ali'm Zülfikar'ı ele alınca
Şeriatı tarikatta bulunca
Kudüs-Şerif cami'ine girince
Temcid ezanı okuyan Ali'dir

Şems ü Kamer zuhur etti cihane
Sofu yoktur tuttuğu iş bahane
Yarın varılınca ulu divane
Divanda suçunu soran Ali'dir

Kim getürdü muvafıkı cemine
La'net olsun ol Yezid'in şanına
Taliblik etmedi kerem kanına
Yezid'i dergahdan süren Ali'dir

Dergaha akıyor pınarın başı
Alnında yıldızı tuğradır başı
İmam Hasan on iki imamlar başı
Güneş Hüseyn dersin veren Ali'dir

İmam Zeynal kalbimizde salavat
Şah imam Bakır'dan bulduk mahabbet
Ca'fer'i görünce artıyor firkat
Serimi sevdaya salan Ali'dir

Kazım-ı Musa Rıza'ya varalım
Taki Naki Askeri'yi görelim
On iki imamlara yüzler sürelim
İmamları candan seven Ali'dir

Hasan Askeri'nin açıldı bahtı
Doksan bin erle kıla hucceti
Menşurun sahibi Muhammed
Mehdi Kıyamda yarasın saran Ali'dir

İsa peygamberim Şam'a girince
Yer ve gök titredi Ali gelince
Ali'm Zülfikar'ı ele alınca
Yezid'i bölük bölük eden Ali'dir

Gel hey Derviş Ali'm Hızır üstadım
Muhammed Ali'den vardır küşadım
Yedi derya gibi artar feryadım
İçüp serçeşmeden kanan Ali'dir 

Derviş Ali

Sivas

 

AlçacIk Duvar Üstü

Alçacık duvar üstü
Mendilim suya düştü
Mendilimi alırken
Yarim aklıma düştü

(Bağlantı)
Sallan gel boyuna da bakayım aman
Ak gerdana beşibirlik takayım aman
Gel gel aman gül gül aman

Duvar üstü kum tutar
İki gelin mum tutar
Güzelleri sevdikçe
Çirkinleri huy tutar

Bağlantı 

Kemal Sarısözen

Sivas

 

IrmağIn Gecelerİ

Irmağın geceleri
(Ağam gurban) kız kaldır peçeleri (hey)
Bu güzellik sendeyken
(Ağam) öldürün niceleri

Böyl'olsun da nazlı yarim böyl'olsun hey
Bu yazlık da bu kışlık da böyl'olsun hey

Irmak sıra su sıra
(Ağam) iplik sara masura (hey)
Koyun olsam yayılsam
(Ağam) yarimin ardı sıra (hey)

Böyl'olsun da nazlı yarim böyl'olsun hey
Bu yazlık da bu kışlık da böyl'olsun hey 

Kemal Sarısözen

Sivas

 

IrmağIn Geçelerİ  2

Irmağın geçeleri
Kız kaldır peçeleri
Bu kaş bu göz sendeyken
Öldürün niceleri

Irmağı yüzdüm geçtim
Kumunu süzdüm geçtim
Baktım yarin yüzüne
Umudum üzdüm geçtim 

Kemal Sarısözen

Şarkışla

 

Alİ Dost (ÇektIğIm Cevr-İ Cefalar)

Çektiğim cevr-i cefalar
Sevdiğim senden ötürü
İkrar iman dostu sevdim
Sen de sev benden ötürü

(Bağlantı)
Ali'm dost Velim dost
Hak erenler giymiş post
İstemeyiz atlas libas
Bize yeter hırka post

Ben pirimi hak bilirim
Gah ağlarım gah gülerim
Yarsız dünyayı neylerim
Bir şirin dilden ötürü

Bağlantı 

Rıza Aslandoğan

Sivas

 

Taze Karlar YağmIş KarIn Üstüne

Taze karlar yağmış karın üstüne
Bülbül figan eder gülün üstüne
Dediler ki nazlı yari el almış
Daha iflah olmam bunun üstüne

Ekine gidiyor elinde orak
Ekini kurumuş tarlası ırak
O yari görünce artıyor merak
Ben güzel sevmedim onun üstüne

Gine güz geldi de hava soğudu
Benim nazlı yara meylim çoğudu
Yarden gayrı sevdiceğim yoğudu
Karalar bağladım alın üstüne 

Rıza Aslandoğan

Sivas

 

Bad-I Saba Selam Söyle O Yare

Bad-ı saba selam söyle o yare
Mübarek hatırı hoş mudur nedir
Nideyim yitirdim bulamam çare
Mestane gözler de yaş mıdır nedir

O nazlı canana uğrasa yollar
Bize mesken oldu kahveler hanlar
Yarin meclisinde oturan canlar
Hesap etsin aylar yıllar beş midir nedir

Emrah eder gam bülbülüm kafeste
Benim arzuhalim bildirin dosta
Kendim gurbet elde gönlüm sılada
Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir 

Ali Coşkun

Sivas

 

BaydIğIn BaşInda Duman IrImaz

Baydığın başında duman ırımaz
Arap at yorulur da gönül yorulmaz
Benim yarim bu yerlerde bir tane
Arasam dünyayı dengi bulunmaz

Yıkıldı duvarım kaldım avara
Kadir mevlam işlerimi onara
Sallanı sallanı eski pınara
Gelen yosma benim olsa gerektir

Derdimi yüklesem arap atlara
Gözyaşım dökeyim yeşil otlara
Seni beni yaradanı seversen
Nasıl dayanayım ben bu dertlere

Yüce dağ başının bir yanı yoldur
Doldur suna boylum destini doldur
Yolunun üstüne tatıp uyursam
Kaldır suna boylum sen beni kaldır 

Muhlis Akarsu

Sivas

 

Ah Edİp Ağlama Zülfü SİyahIm

Ah edip ağlama zülfü siyahım
N'olur gözyaşını sil de gidelim
Gönül vurgunuyum yaram çok derin
N'olur gözyaşını sil de gidelim

Ağlamak yakışmaz o gül yüzüne
Yalandır inanma elin sözüne
Dünyada başkası yoktur gözümde
N'olur gözyaşını sil de gidelim

Bir seher vaktinde düşsek yollara
Türkümüz söylenir dilden dillere
Ancak kavuşuruz bizim ellere
N'olur gözyaşını sil de gidelim

Akarsu'yum yar ağlarken gülemem
Yollar uzak bu sene de gelemem
Anladım ki bu evlerde duramam
N'olur gözyaşını sil de gidelim
 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

Ben Benİ (İşte Geldİm Gİdİyorum)

İşte geldim gidiyorum dünyadan
Ne yazık ki çözemedim ben beni
Haksızlık dünyada sürüp giderken
Şekil verip çizemedim ben beni

Yalan riyakarın meşrebi şahı
Gider gariplere yükler günahı
Güzel olur erenlerin dergahı
Bir mürşide yazamadım ben beni

Akarsu'yum halden hale büründüm
Cahilin gözüne nokta göründüm
Derya idim damlalara bölündüm
Çok bulandım süzemedim ben beni 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

BIrakmadI Sevdan Benİ

Az mı cefalar çektirdin
Bırakmadı sevdan beni
Ömrümü yedin bitirdin
Bırakmadı sevdan beni

Ah ben nidem dost ben nidem
Yaralıyım kime gidem
Ne belalı bir başım var
Nerede tedavi edem

Dert doluyum baştan başa
Alıştı gözlerim yaşa
Sürdü beni bir yokuşa
Bırakmadı sevdan beni

Ah ben nidem dost ben nidem
Yaralıyım kime gidem
Ne belalı bir başım var
Nerede tedavi edem

Akarsu aktım duruldum
Nice insandan soruldum
Gahi öldüm gah dirildim
Bırakmadı sevdan beni

Ah ben nidem dost ben nidem
Yaralıyım kime gidem
Ne belalı bir başım var
Nerede tedavi edem 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

Bu Garİbİn Bİr Derdİ Var

Soluk soluk olmuş benzi
Bu garibin bir derdi var
Bir noktaya bakar gözü
Bu garibin bir derdi var

Benim gibi garip biri
Bu dünyada yoktur yeri
Yardımcısı olsun Ali
Bu garibin bir derdi var

Akarsu'yum garibe bak
Gariplerin kimsesi yok
Ulan felek bu ne ayak
Bu garibin bir derdi var
 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

Dost Benİ (Kul Kusursuz Olmaz)

Kul kusursuz olmaz imiş efendim
Düşürme elin diline dost beni
Ölürsem de dost kapında öleyim
Koyma zalimin eline dost beni

Aşam gelem ovalardan yazıdan
Bal alayım peteğinden özünden
Koyun ayrılır mı körpe kuzudan
Kurban et senin yoluna dost beni

Akarsu'yum yağmurumsun yaşımsın
Acıkırsam ekmeğimsin aşımsın
Ben ölürsem mezarımsın taşımsın
Toz et karıştır külüne dost beni
 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

Gurbet Bana Ben Gurbete

Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
Gurbet bana ben gurbete alıştım
Takdir böyle imiş ne gelir elden
Gurbet bana ben gurbete alıştım

Virane köyümün dağları karlı
Her gün ah çekerim sinem yaralı
Yıkılası şu gurbette duralı
Gurbet bana ben gurbete alıştım

Şu gurbetin kaşı gözü ela mı
Yavaş yavaş unutturdu sılamı
Akarsu'yum ellemeyin yaramı
Gurbet bana ben gurbete alıştım
 

Muhlis Akarsu

Kangal

 


Ey Sevdİğİm Sana Şİkayetİm Var

Ey sevdiğim sana şikayetim var
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Ben de bir insanım bir de canım var

Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Zalımsın oy oy hayınsın oy oy ne deyim oy oy

Eski günler hayalimden gitmiyor
Dün dediğin bugünkünü tutmuyor
Yiğidim ya sana gücüm yetmiyor

Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Zalımsın oy oy hayınsın oy oy ne deyim oy oy

Akarsu'yum böyle miydi ahtımız
Onun için viran oldu tahtımız
Umudum yok gülmez artık bahtımız

Ne sevdiğin belli ne sevmediğin
Zalımsın oy oy hayınsın oy oy ne deyim oy oy 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

KarnI Büyük Koca Dünya

Karnı büyük koca dünya
Keder dolu acı dünya
Ne gül koydun ne de gonca
Yedin yine doymadın mı

Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya

Seni okuyup yazanı
Yunus gibi bir ozanı
Koskocaman Pir Sultan'ı
Yedin yine doymadın mı

Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya

Fani kurmuşsun temeli
Bilmem sana ne demeli
Koca Mustafa Kemal'i
Yedin yine doymadın mı

Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya

Tatlıdır içilir suyu
Kimseye benzemez huyu
Nice Muhlis Akarsu'yu
Yedin yine doymadın mı

Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya
 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

Medet Sevdİğİm

Deli gönül feryat etme boşuna
Hal bilmez kişiye yar olamazsın
Bir mürşide bağlamazsan özünü
Hakkın huzurunda var olamazsın

Vefasız güzelden olur mu çare
Yoruldum derdimle öldüm bin kere
Düşme bir zalime göz göre göre
Sen insanoğlusun kör olamazsın

Akarsu bülbüller ötmez bağımda
Dumanlar eylene gönül dağımda
Aşk ateşi yanar oldu bağrımda
Yanmış yüreğime kar olamazsın
 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

 

Ömrüm Geldİ Geçtİ

Ömrüm geldi geçti bir akşam gibi
Şu gönlüme göre yar bulamadım
Çok hayaller kurdum boşuna çıktı
Şu gönlüme göre yar bulamadım

Bir güzeli sevdim yarim olmadı
Vallahi usandım halım kalmadı
Şans dediler bir de bana gülmedi
Şu gönlüme göre yar bulamadım

Akarsu'yum dünya bana dar oldu
Geride servetim malım mı vardı
Ömrüm tükeniyor şurda ne kaldı
Şu gönlüme göre yar bulamadım 

Muhlis Akarsu

Kangal

  


Sen O Zaman Gör Benİ

Seher vakti çıkmış yolun üstüne
Bir bakışta yaraladı yar beni
Hayran oldum bakakaldım yüzüne
Gözleriyle pareledi yar beni beni

Yollar uzak dağlar girmiş araya
Merhem bulunmazmış azgın yaraya
Derdimi dökeyim bilmem nereye
Sevda almış bir çıkmaza kor beni beni

Akarsu'yum yardan haber gelirse
Şu azgın yarama derman olursa
Gönül sevdiğini arar bulursa
Kahpe felek sen o zaman gör beni beni
 

Muhlis Akarsu

Kangal

 

Sen Ölme Yar Ben Yerİne Ölürüm

Kalmadı dünyada tutacak dalım
Sen ölme yar ben yerine ölürüm
Yoruldu kervanım kapandı yolum
Sen ölme yar ben yerine ölürüm

Felek bir gün fermanını bildirir
Bir ömrünü bin dert ile doldurur
Ben gülmedim belki seni güldürür
Sen ölme yar ben yerine ölürüm

Akarsu'yum bir deryada kalmadım
Yağmur oldum yeryüzüne damladım
Seni bilmem ben muradım almadım
Sen ölme yar ben yerine ölürüm
 

Muhlis Akarsu

Kangal

  

 

BEDDUA (Gel Vefasız Dinle)

Gel vefasız dinle sözüm
Ah ile zar ediyorum
Duy arşa çıkıyor ünüm
Ah ile zar ediyorum

Niye büktün boynum benim
Vicdanın yok imiş senin
Kurtlar kuşlar yesin tenin
Ah ile zar ediyorum

Tenin her an yara olsun
Yarana da hicran dolsun
Sağın solun yadlar alsın
Ah ile zar ediyorum

Gece gündüz eyle figan
Sızından geçmesin zaman
Olmasın dizinde derman
Ah ile zar ediyorum

Birgün sesim duyar Allah
Hemi vallah hemi billah
Gözlerim görür inşallah
Ah ile zar ediyorum

Oğlun kızın uğramasın
Azan yaramı sarmasın
Dostların halin sormasın
Ah ile zar ediyorum

Kara’yı yaktın sineden
Beter olasın ölmeden
Dert çekesin hep çileden
Ah ile zar ediyorum 

Nurettin Yıldırım

Sivas

 

 

Ben De Şu Dünyaya

Ben de şu dünyaya geldim geleli
Bir ahtına sadık yar bulamadım
Yağmur ilen yağdım yel ilen estim
Yanmış yüreğime kar bulamadım

(Bağlantı)
Eylen turnam eylen bir sualim var
Eğer eylenmezsen intizarım var
Aman sevdiğimden bana bir haber

Şu karşıda duran turna ben olsam
O yar keklik olsa avcı ben olsam
Alem çiçek olsa arı ben olsam
Yar dilinden tatlı bal bulamadım

Bağlantı 

Mahmut Erdal

Divriği

 

Beklerİm SelamIn Seher ZamanI

Beklerim selamın seher zamanı
Ilgıt ılgıt esen yel ile gönder
Engel olur ise dağlar dumanı
Mektupla geç olur tel ile gönder

Aşk ateşi gül sinende coşarsa
Firkat gelir ela gözler yaşarsa
Irmak kenarına yolun düşerse
Bırak boz bulanık sel ile gönder

Selviye benzersin dallar içinde
Herkes seni söyler diller içinde
Eğer dolaşırsan güller içinde
Kopar yaprağını dal ile gönder

Ateşlere yakma Mahmut Erdal'ı
Tükendi takati kalmadı hali
Kulağım haberde gözletme yolu
Ağızdan ağıza dil ile gönder
 

Mahmut Erdal

Sivas

 

AşkIn Alev Oldu Yanar İçİmde

Aşkın alev oldu yanar içimde
Gelde şu halimi görde öğle git
Derbederim siyah yoktur saçımda
Biçare halimi görde öyle git.

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm geldim gör de öyle git

Aramıza girdi bir kara çalı
Soldurdu yaprağı kuruttu dalı
Uzadı saçlarım mecnun misali
Bari şu halime gülde öyle git

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm görde öyle git

Paslandı çalınmaz teller sazımda
Birben gülemedim bahar yazımda
Yaş kurumaz oldu iki gözümde
Akan göz yaşımı silde öyle git

Öyle git öyle git nazlım öyle git
Ne hallere düştüm gör de öyle git 

Mahmut Erdal

Divriği

 

 

 

Bu Ne Bİçİm Sevda

Bu ne biçim sevda imiş
Sinem kül oldu kül oldu
Yar sevmesi bela imiş
Zihn-i bal oldu bal oldu

Dosttan gelen acı taşlar
Değer yüreğime işler
Gözlerimden kanlı yaşlar
Aktı sel oldu sel oldu

Başımdaki garip haller
Kurudu elimde dallar
Önümdeki düzgün yollar
Şimdi bel oldu bel oldu
 

Mahmut Erdal

Divriği

 

 Leyla Leyla (Ey KaşlarI Ebru)

Ey kaşları ebru zülfü siyahım
Atma bu sineme taş Leyla Leyla
Senden ayrılalı benim sultanım
Akar gözlerimden yaş Leyla Leyla

Ben ölürsem mezarımı yol eyle
İster isen yad ellere el eyle
İster köle eyle ister kul eyle
Koymuşam yoluna baş Leyla Leyla

Kul Ahmet'i gel ağlatma güleyim
Ver çevreni gözyaşımı sileyim
Bana gel diyorsun nasıl geleyim
Dağlar yol vermiyor kış Leyla Leyla 

Mahmut Erdal

Sivas-Divriği

  

 

GİNE DERTLİ DERTLİ İNİLİYORSUN

Sivas/Divriği-Mahmut Erdal-Nida Tüfekçi

Gine Dertli Dertli İniliyorsun,
Sarı Durnam Sinem Yaralandı Mı. 
Hiç El Değmeden De İniliyorsun. 
Sari Durnam Sinem Yaralandı Mı,
Yoksa Ciğerlerin Parelendi Mi. 

Yoksa Sana Ya Düzen Mi Düzdüler,
Perdelerin Tel Tel Edip Üzdüler.
Tellerini Sırmadan Mi Süzdüler.
Allı Da Durnam,Telli De Durnam, 
Sinem De Yarelendi Mi. 
Yoksa Ciğerlerin Parelendi Mi. 

Havayı Ey Deli Gönül Havayı
Ay Doğmadan Şavkı Dutmuş Ovayı
Türkmen Kızı Gater Etmiş Mayayı 
Çekip Gider Bir Gözleri Sürmeli

Kuru Kütük Yanmayınca Tütermi
Ak Gerdanda Çifte Benler Bitermi
Vakti Gelmeyince Bülbül Ötermi
Ötüp Gider Bir Gözleri Sürmeli

Dere Kenarında Yerler Hurmayı
Kılavuz Ederler Telli Durnayı
Ak Göğsün Üstünde İlik Düğmeyi
Çözüp Gider Bir Gözleri Sürmeli. 
Karacoğlan Der Ki Geçti Ne Fayda,
Bir Vefa Kalmadı Ok İle Yayda. 
 

Mahmut Erdal

Sivas

 

 

Nefes Harceyleme (Leylİ Leylİ)

Nefes harceyleme salma araya
Bir özün bilmeze bildiremezsin
Müşteri olmadan gelip geçene
Gel al demeyinen aldıramazsın

Din Muhammet dini taptığın tapı
Yıkılır mı hakkın yaptığı kapı
Yüz yıl emek çeksen yapılmaz yapı
Kumdan duvar örüp kaldıramazsın

Aş yağını kavururlar tavada
Yavru şaban bekletirler yuvada
Ele öğrenmedik kuşu havada
Çetindir ben ile indiremezsin

Yavru şaban salmaz sal deme ile
Gönül dost mu bulur bul deme ile
Ağlamış gül yüzü gül deme ile
Hak izin vermezse güldüremezsin

Derviş Muhammed'im sevmez hayını
Herkes beğenmiştir kendi huyunu
Dibi delik kaba aşkın suyunu
Taşıyıp yorulma dolduramazsın 

Mahmut Erdal

Divriği

 

 

Sİlememİştİr

Nefsine kul olmuş kibirli kişi
Özünden benliği silememiştir
İçi fitne fesat melektir dışı
O kendi kendini bilememiştir

Ben bilirim diye atıp tutsa da
Riya olur el etekler öpse de
Üç yüz altmış beş gün kusur etse de
Birgün bile özür dilememiştir

Dokunur mideye çiğ yeme pişir
Bedeni beynine yük eder taşır
Beyhude yorulur döner dolaşır
İstenen noktaya gelememiştir

Her aşık çalamaz aşkın sazını
Kendi söyler kendi dinler sözünü
Turap olup yol etmeyen özünü
Bir mürşitten ilham alamamıştır

Mahmut Erdal der ki kıramam kaşı
Bile bile yemem muhannet aşı
Sevgi harmanında taneyle taşı
Hakkın kalburunda elememiştir 

Mahmut Erdal

Divriği

 

UsandIm Senin Elİnden

Usandım senin elinden oy oy
Deli gönül abdal gönül
Gidemem gurbet elinden zalim
Deli gönül abdal gönül vay

Aşkile kendin öğersin
Döner bağrını döğersin
Sen kimi görsen seversen zalim
Deli gönül abdal gönül vay 

Mahmut Erdal

Divriği

 

BeydağI'nIn Başı KardIr

Beydağı'nın başı kardır borandır
Bizi böyle eden derttir veremdir
Yaz bahar gelince mevlam kerimdir

Yar kapandı yollarım gelemem gayrı varamam gayrı
Tükendi mecâlım varamam gayrı

Aktı gözüm yaşı oldu bir ırmak
Bize haram oldu bu yerde durmak
Ne müskülümüş de yardan ayrılmak

Kız kapandı yollarım gelemem gayrı varamam gayrı
Tükendi mecalım gelemem gayrı
 

Güzel Hüseyin Özkan

Sivas

 

Bütün VarlIk Adem'dedİr

Bütün varlık Adem'dedir
Ne ararsın deli kardaş
Bütün varlık Adem’dedir
Her mahluka olmuş yoldaş

Bütün varlık Adem’dedir
Türlü türlü nakış işler
Emrindedir dağlar taşlar
Bin bir türlü meyve aşlar

Bütün varlık Adem’dedir
Kimi konar kimi göçer
Kimi terzi libas biçer
Kimi yerden gökten uçar

Bütün varlık Adem’dedir
Bak şu ilme bak şu fene
Bir teli getirir dile
Fark et kardaş herşey sende

Bütün varlık Adem’dedir
İnsan için aylar günler
Dünyanın varlığı onlar
Okur her lisandan anlar

Bütün varlık Adem’dedir
Aklın fikrin ucundaki
Mümin insan gücündeki
Dört kitabın içindeki

Bütün varlık Adem'dedir
Yüzbaş’oğlu hallerine
Devam eyle yollarına
Allah vermiş kullarına

Bütün varlık Adem’dedir 

Mihmani

Sivas

 

 

Dedİ Bana (Hayalİme Geldİ)

Hayalime geldi ilham perisi
Doldurdu badeyi iç dedi bana
Türklü libas giymiş cennet hurisi
Benim için serden geç dedi bana

Kolumu boynunu atmak istedim
Sütker dudağından öpmek istedim
Elma yanağından tutmak istedim
Hiç sabrın yok mudur piç dedi bana

Dedim kıskanırım seyre çıkarsan
Benim ile gezip ele bakarsan
Dedi ben böyleyim kahrım çekersen
Sen gönlüne göre seç dedi bana

Kırmızı gül olam dedim eline
İbrişim olayım dedim beline
Yüzbaş’oğlu kurban dedim yoluna
Öyleyse kolların aç dedi bana 

Mihmani

Sivas

 

Veysel Baba'yA (Yolum Düştü)

Yolum düştü Sivrialan köyüne
Ziyaret etmiştim Veysel Baba’yı
Selam verip eğilmiştim eline
Yüzünden öpmüştüm Veysel Baba’yı

Bir gece evinde misafir etti
Saz çalıp söyletti nabzımı tuttu
Bana Yüzbaş’oğlu mahlasın taktı
Ben üstat seçmiştim Veysel Baba’yı

Yolcu etti beni Hüyük’e geldim
Aziyet’i bostan sularken buldum
Popoç soğan yedim tıstımbıl oldum
Sigaramda tüttüm Veysel Baba’yı

Al’İzzet ekinden gelmiş yorulmuş
Ağçulun üstüne yatmış serilmiş
Pilav yemiş ayran içmiş gerilmiş
Gölgesinde yattım Veysel Baba’yı

Devranî duymuş ki oraya geldi
Sarıldı boynuma gözleri doldu
Masa kurduk turşu mezemiz oldu
Her kadehte yuttum Veysel Baba’yı

Yedik içtik akşam nefsimiz doydu
Geç vakit olmuştu ışığmız aydı
Al’İzzet adımı Mihmanî koydu
Günle doğup battım Veysel Baba’yı

Emlek yöresinde ozanlar çoktur
Agahi Kemter’i Veli’si köktür
Hüseyin Gürsoy’un emsali yoktur
O kervana kattım Veysel Baba’yı

Adım Yüzbaş’oğlu, Mihmani kaldı
Ortaköylü Aziz şahidim oldu
Mekânım Saraç’tır bir haber geldi
Adım adım gittim Veysel Baba’yı

Yüzbaşoğlu der ki yollara düştüm
Aziz Üstün’ün de köyünden geçtim
Kaplan’dan Topaç’tan Sarac’a aştım
Herkese anlattım Veysel Baba’yı
 

Mihmani

Sivas

 

Güzel Bugün Tura ÇIkmIş

Güzel bugün tura çıkmış
Yürüyüşü naz veriyor
Döşüne inciler takmış
Kumral saçlar poz veriyor

Eşi yalınız kalmış
Kırağ mıdır nerden gelmiş
Halk peşine koyun olmuş
Sanki çoban tuz veriyor

Bilmem kimin mahyetinde
Güneş parlar sıfatında
Aşkın atı var altında
Dizgin elde hız veriyor

Soyu Leyla soyu gibi
Boyu çınar boyu gibi
İlkbaharın ayı gibi
Çimen çiçek yaz veriyor

Ok kirpikler değer diyor
Kılıç kaşlar hayır diyor
Yüzbaş’oğlu buyur diyor
Bütün varlık Adem’dedir 

Mihmani

Sivas

 

Engİne Ha Engİne Ha

Engine ha engine ha
Güzelim yüksekten uçma
Engine ha engine ha
Kıymetin bilmeze düşme

Dengine ha dengine ha
Humarcıyla yoldaş olma
Sarhoşun yanında kalma
Cahili karşına alma

Olguna ha olguna ha
Ben avcıyım iz izlerim
Gizli sırlarım gizlerim
Hasretinle yol gözlerim

Son güne ha son güne ha
Arda atma kelamını
Arz eylerim selâmını
Tak boynuma fermanımı

Sen yine ha sen yine ha
Yüzbaş’oğlu aşka düşme
Aşkın badesini içme
Kerem düştü sen yanaşma
Yangına ha yangına ha
 

Mihmani

Sivas

 

Çekİn Halay Dİzİlsİn

Çekin halay dizilsin
Ela gözler süzülsün
Halaya girmeyenin
Vurun boynu üzülsün

Yörü aslanım yörü
Yörü elmasım yörü
Kalma yolundan geri
Zehir olsa içerim
Bade dolduktan geri

Sabahtan bizim pınara
İki gelin üç kız gelmiş
Kuğul kuğul ötüşürler
Cıvıl cıvıl söyleşirler

Birisinin adı Fatma
Benleri var çatma çatma
Aman şafak erken atma
Aman horoz erken ötme
Bir yar elinden yandım bir yar elinden

Bugün ben bir güzel gördüm
Bakar cennet sarayından
Kamaştı gözümün nuru
Onun hüsn ü cemalından
Bir yar elinden yandım bir yar elinden

Salındı bahçeye girdi
Çiçekler selama durdu
Mor menevşe boyun eğdi
Bir yar elinden yandım bir yar elinden

Keçi vurdum bayıra
Kımır kımır yayıla
Senden bana fayda yok
Beni mevlam kayıra

Gemideyim gemide
Ayağım yemenide
Alacaksan al beni
Nişanlım var geride

Gemici başı mısın
Cevahir taşı mısın
Sana bir nişan versem
Koynunda taşır mısın

Hey tavralı tavralı
Paraları turalı
Görmedim senin gibi
Bu cihan kurulalı
 

Muzaffer Sarısözen

Sivas

 

DumlucanIn BayIrIna

Dumluca’nın Bayırına
Kervan Konmuş Çayırına Vay
Anam Babam Hayırına
Sana Yandım Allı Gelin Vay

Sana Yandım Allı Gelin
Ağ Gerdanı Benli Gelin Vay
Ölürsem Kanlım Olursun
Kıyma Bana Telli Gelin Vay

Evlerinin Ardındayım
Güzellerin Yurdundayım Vay
Bir Güzelin Derdindeyim
Derdinden Oldum Divane Vay 

Muzaffer Sarısözen

Divriği

 

Gelİne Bak Gelİne (Ne Çare)

Geline bak geline
Kına yakmış eline

Yar hayda
Haldan bilmez ne fayda
Söz anlamaz ne çare

Eğildim su içmeye
Aklıma düştü gelin

Yar hayda
Haldan bilmez ne fayda
Söz anlamaz ne çare

Köprünün altı diken
Yaktın beni gül iken

Yar hayda
Haldan bilmez ne fayda
Söz anlamaz ne çare

Allah da seni yaksın
Üç günlük gelin iken

Yar hayda
Haldan bilmez ne fayda
Söz anlamaz ne çare 

Muzaffer Sarısözen

Sivas

 

Gelİne Bak Gelİne (Yar Haydar)

Geline bak geline
Kına yakmış eline

Yar Haydar
Haldan bilmez ne fayda
Söz anlamaz ne çare

Yazık olmuş geline
Düşmüş sarhoş eline

Yar Haydar
Haldan bilmez ne fayda
Söz anlamaz ne çare

Köprüden geçti gelin
Saçbağın düştü gelin

Yar Haydar
Haldan bilmez ne fayda
Söz anlamaz ne çare

Eğil bir yol öpeyim
Gençliğim geçti gelin

Yar Haydar
Haldan bilmez ne fayda
Söz anlamaz ne çare 

Muzaffer Sarısözen

Sivas

 

KarşIdan KarşIya Hergeden Komşu

Karşıdan karşıya hergeden komşu
Yağlığım cebimden düştü gördün mü
Senin ile beni uygun görmüşler
Aramızdan biri geçti gördün mü

Irmak kenarında bir çift kazım var
Ölene dek dilber sende gözüm var
Tenha yerde sana bir çift sözüm var
Tütünü çıkmadık dert ettin bana 

Muzaffer Sarısözen

Sivas

  

Kaya Dİbİ Kar İmİş (ŞIkIdIm)

Kaya dibi kar imiş
Gün vurmadan erimiş
Otuz iki meyvanın
En tatlısı yar imiş

Şıkıdım şıkıdım şıkıdım
Şıkıdım şıkıdım şıkıdım vay

Kaya da keklik öter
Dibinde hurma biter
Nazlı yarin bağrında
El değmedik nar biter

Şıkıdım şıkıdım şıkıdım
Şıkıdım şıkıdım şıkıdım vay

Kayaların yılanı
Gel dolanı dolanı
Sen olun da sevmen mi
Ayağına geleni

Şıkıdım şıkıdım şıkıdım
Şıkıdım şıkıdım şıkıdım vay 

Muzaffer Sarısözen

Sivas

 

Koyun Senİ Güde Güde

Koyun seni güde güde getirdim
Getirdim de ağ kuzuna yetirdim
Mor menevşe sarı çiğdem bitirdim
Yayamadım yüreğime dert oldu

Koyun seni salamadım çayıra
Ayakların değmez oldu bayıra
Meğer Allah beni senden ayıra
Sağamadım yüreğime dert oldu

Dağların başını bir duman aldı
Bu dağlar başımı dertlere saldı
Kara koyunlarım ellere kaldı
Yayamadım yüreğime dert oldu 

Muzaffer Sarısözen

Sivas

 

SarardIm Ben SarardIm

Sarardım ben sarardım
Senin için sarardım
Baş yastıkta göz yolda
Her geçene sorardım

Al dağlar yeşil dağlar
Gurbette yarim ağlar
Açtı m'ola şu Sivas'ın gülü yaprağı
Çekti bizi şu yerlerin suyu toprağı

Kayalardan kayarım
Bulamadım ayarım
Ben bu dertten ölürsem
Kaderime sayarım

Al dağlar yeşil dağlar
Gurbette yarim ağlar
Açtı m'ola şu Sivas'ın gülü yaprağı
Çekti bizi şu yerlerin suyu toprağı

Armut dalda dal yerde
Bülbül ötmez her yerde
Bizi felek ayırdı
Herbirimiz bir yerde

Al dağlar yeşil dağlar
Gurbette yarim ağlar
Açtı m'ola şu Sivas'ın gülü yaprağı
Çekti bizi şu yerlerin suyu toprağı 

Muzaffer Sarısözen

Sivas

 

YakIşIr Allar Sana

Yakışır allar sana
Bakışır eller sana
Yürüdükçe hu çeker
Bastığın yerler sana

Karşıda fil otlanır
Bu derde kim katlanır
Necibe'nin aşkından
Gökyüzü bulutlanır 

Muzaffer Sarısözen

Sivas

 

 Yandım Allah Yandım Yatamıyorum

Sivas/Divriği-Nuri Üstünses-Muzaffer Sarısözen

Yandım Allah Yandım Yatamıyorum
Gençlik Elden Çıktı Tutamıyorum (Vah Vah)
Yarin Bahçesinde Bir Bülbül İdim
Alındı Dillerim Ötemiyorum (Vah Vah)

Aman Aman Amaney
Gülüm Aman Amaney
Bugün Kara Gözlü Yardan
Ayrıldım Oy Oy

Yüce Dağ Başında Kar Yiyeyim Mi
Yar Senin Aşkından Eriyeyim Mi (Vah Vah)
Aşkın Zencirini Taktın Boynuma
Kıyamete Kadar Sürüyeyim Mi (Vah Vah)

Aman Aman Amaney
Gülüm Aman Amaney
Bugün Kara Gözlü Yardan
Ayrıldım Oy Oy

Muzaffer Sarısözen

Sivas


 

Çemberİmİ Yudumudu

Çemberimi yudumudu
Gül dalına kodumudu
Sen aldın ben gördümüdü
Al gel oğlan çemberimi

Çemberimi çaldım taşa
Yazılanlar gelir başa
Sevdiceğim binler yaşa
Al gel oğlan çemberimi

Çemberimin ucu boncuk
Benim yarim gülboncuk
Cebi boş göğsü cincik
Al gel oğlan çemberimi

Çemberimin ucu oya
Saramadım doya doya
Mail oldum uzun boya
Al gel oğlan çemberimi 

Anonim

Sivas

  

 

Selvİ Boylum (Şu DünyanIn)

Şu dünyanın sefasını sürmedim
Kalk ayağa selvi boylum kalk hele
Şu koca ömürde birgün görmedim
Kalk ayağa selvi boylum kalk hele

Şu güzel dağlara poyraz mı değdi
Eriyip gitmenin sebebi neydi
Sevdiğim de gene boynun mu eğdi
Kalk ayağa selvi boylum kalk hele

Çalıştım geceyi gündüze kattım
Bin bir çile ile bir yuva yaptım
Nice zehirleri bal dedim yuttum
Kalk ayağa selvi boylum kalk hele

Kemteri yüreğin gamda kedere
Demek ki bunlar da varmış kaderde
Kim saldı seni dost bu zalım derde
Kalk ayağa selvi boylum kalk hele
 

Ozan Kemteri

Divriği

 

  

Ana Ana Can Ana

Aradım da bulamadım
Senin gibi yar ana
Ağladım da gülemedim
Al bağrına sar ana

Ana ana can ana
Yarama ilaç ana

Bizi dağlardan aşırdın
Düz ovada yol şaşırdın
Bizim için sen düşürdün
Saçlarına kar ana

Ana ana can ana
Yarama ilaç ana

Kemteri'yim bir bağ mıyım
Ova mıyım bir dağ mıyım
Ölü müyüm bir sağ mıyım
Sensiz dünya dar ana

Ana ana can ana
Yarama ilaç ana
 

Ozan Kemteri

Divriği

 

 Dedİ Geçtİ (Çevİrdİm Feleğİ)

Çevirdim feleği hesap sormaya
Çekil şu yolumdan dar dedi geçti
Başladı saçıma bakıp durmaya
Bunu benden bilme kar dedi geçti

Benim dertten başka yoktur bir anım
Bu kadar zulmetme dayanmaz canım
Vurdu bin yerimden akıyor kanım
Açtığım yarayı sar dedi geçti

Adım başı ondan bir sille yedim
Çevirdi yolumu yıkıldı bendim
Bırak şu yakamı çekil git dedim
Daha çekeceğin var dedi gitti

Kemteri yüreğin acıyla pişmiş
Yırtılmış çarığı tabanı şişmiş
Meğer felek bile sevdaya düşmüş
Döne döne baktı yar dedi geçti
 

Ozan Kemteri

Divriği

 

Eyvah (BuğdayI Olmayan)

Buğdayı olmayan arar darıyı
Yaşa sinek zehirledik arıyı
Ayırayım derken yaşı kuruyu
Yolgeçen hanına benzedik eyvah

Ömrüm örgü yavaş yavaş söküldüm
Yüküm ağır yedi kata büküldüm
Damla damla oldum yere döküldüm
Mazlumun kanına benzedik eyvah

Kemteri'yim çile canıma yetti
Kendi aklım beni perişan etti
Dizimde dermanım gözde fer bitti
Karınca canına benzedik eyvah
 

Ozan Kemteri

Divriği

 

 İmİrhan'In TatlI Suyu

İmirhanın Tatlı Suyu
Ne Hoş Olur Yarın Huyu
Uzundur İncedir Boyu

Yandım Eller
Öldüm Öldüm

İmirhandır Senin Adın
Şimdi Hiç Kalmadı Tadın
Evimi Barkımı Yıktın

Gelinlerin Nöbet Bekler
Su Versene Tatlı Pınar
Şimdi Haydar Sana Yanar 

Haydar Yıldız

Divriği

  

KarşIdan Kaz Gelİyor

Karşıdan kaz geliyor (Ellerin yari)
Bölünmüş az geliyor (ömrümün varı)
Karşıdan gelenlere (Ellerin yari)
Gaz koydum fenerlere (Ömrümün varı)

Karşıya kaban derler (Ellerin yari)
Ökçeye taban derler (ömrümün varı)
Kız hatırın kalmasın (Ellerin yari)
Nişanlın çoban derler (ömrümün varı)

Karşı kabansız olmaz (Ellerin yari)
Ökçe tabansız olmaz (ömrümün varı)
Eller ne derse desin (Ellerin yari)
Sürü çobansız olmaz (ömrümün varı) 

İsmet Macun

Divriği

 

Keklİğİ Vurdum Uçtu (Sürmelİm)

Kekliği vurdum uçtu (Sürmelim)
Gitti ormana düştü (Sürmelim)
İstedim kızı alam (Sürmelim)
İkbale gelin düştü (Sürmelim)

Vay sürmelim sürmelim sürmelim
Göğsü de ilik düğmelim düğmelim

Güvercin vurdum uçmaz (Sürmelim)
Kanı sel olup akmaz (Sürmelim)
Kız iken sevdiklerim (Sürmelim)
Şimdi yüzüme bakmaz (Sürmelim)

Vay sürmelim sürmelim sürmelim
Göğsü de ilik düğmelim düğmelim

Bu dere baştan başa (Sürmelim)
Atladım taştan taşa (Sürmelim)
İstedim murat alam (Sürmelim)
Almadım baştan başa (Sürmelim)

Vay sürmelim sürmelim sürmelim
Göğsü de ilik düğmelim düğmelim 

İsmet Macun

Divriği

 

Türkü Listesi


E-mail: ibrahimacun@yahoo.com

              ibrahimacun@ttmail.com

 


 

 
 E-mail: yonetim@odek-koyu.com
 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 08-03-2012

 bottom