top E-mail:
mailadmin@odek-koyu.com
Copyright
©
Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir.
Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına
aittir.
Ödek Köyü Tarihi ve Yusube Ailesi
Makaleler
Şiirler
Fıkralar
Ödek Gençlik
Ödek Aktüel
Konuk Yazar
Ödek Portreler
Çocuk Kulübü
Spor
Arka Kapak
ÖDEK DERGİSİ
KARA CUMA OĞULLARI 200.YIL ÖZEL
SAYI
A y l ı k D e r g
i Yıl: 1 Sayı: 1 KARA
CUMA OĞULLARI:
Yusube Aşireti Ödek Köyüne gelen ilk aşiretlerden
biridir. Yusuf Efendi liderliğinde olan bu aşiret Yusube adıyla anılmaktadır.
Kara Cuma, Yusuf Efendi'nin oğludur. Yusube soyu Kara Cuma'dan yürümüştür. Kara
Cuma oğulları Ödek'e vardığında önce Adaçayırına
geçici iskan edilir. Tepeye ilk ev ve yanına ağıl yapılır. Daha sonra köyün
şimdiki yerinde yerleşik olan Rumlardan ve Divriği’nde Ayan oğulları ve
Osman oğullarından satın aldıkları arazi ve evlere taşınmışlardır.
Yeni yerleşim planına göre
aşiretlerin iskanı şöyle olmuştur:
1.
Yusube Aşİretİ: Ödek Çayının güney
kenarı, değirmen üstüne;
2.
Yönüze Aşİretİ: Ödek Çayı kuzey
kenarı değirmen karşısına;
3.
Döyde Aşİretİ: Ödek doğu yakası
ve Koz deresi civarına;
4.
Hamise Aşİretİ
Yerleşmişlerdir.
Ödek Köyüne daha sonraki yıllarda
da katılmalar olmuştur. Sonradan gelen aşiretler şunlardır:
Şahnalılar Aİlesİ
Dİlİse
Aİlesİ
SarIgİl
Aİlesİ:
Yedi aşiretin oluşturduğu Ödek
Köyü, bilahare katılanlar da olmuştur:
Banak
Aİlesİ
Yerleşmişler ve Köyün yerleşimi
tamamlanmıştır.
Köyün demografik yapısı Soyadı
kanununa göre aşağıdaki soy adları alarak şöyle oluşmuştur;
YUSUBE AŞİRETİNİ OLUŞTURANLARIN
SOYADLARI (Abecesel Sıralama):
Acun
Aslan
Eken
Karşı
Karşıgil
Kaya
Mucukgil
Ördek
Özcan
Selkaya
Uğurlu
DÖYDE AŞİRETİNİ OLUŞTURAN AİLELER:
Aydın
Çatal
Çınar
Çırak
Çiçek
Çelik
Dilek
Erdoğan
Karaseki
Öz
Özdemir
Özyurt
Peşenk
Sarı
Sarıgil
Şahin
Şeremet
Toy
Toydu
Ulucan
Yüksel
YÖNÜZE AŞİRETİNİ OLUŞTURAN
AİLELER:
Aşçı
Çırak
Gedik
Şener
HAMISE AŞİRETİNİ OLUŞTURAN
AİLELER:
Aydoğdu
Balıktaş
Göl
Gül
Hamıs
Nergiz
DİLİSE AŞİRETİNİ OLUŞTURAN
AİLELER:
Köse
Kösegil
Öztürk
ŞAHNALILAR AİLESİNİ OLUŞTURANLAR:
Bilge
Şahin
Yardımcı
Banaklar, zürriyetleri (nesilleri)
tükendiği için varisleri olarak en yakınları Yönüze obasınca tüm malları pay
edilmiştir.
Aktaş, soyadındaki aileler,
ataları Hasan Aktaş (Danacı Hasan) Ceviz Köyünden göç ederek gelip Ödek’e
yerleşmiş ve köyün danasını yaydığı için “Danacı lakabını almıştır. Ödekten
evlenmiş ve soyu Ödek'te yürüyüp gitmiştir.
Aslan, soyadı taşıyan ailelerin
ataları da Ödek’e içgüvey olarak gelip girmiş ve soyları bu şekilde yürümüştür.
Şahin, soyadlılar Hasançavuşgil
olarak da bilinir. Yüksel soyadına yakındırlar. Kadirçavuşun kardeşi olan Hasançavuş Ödek’ten Dışlık köyüne göç etmiştir. Orada
Kepekçigiller olarak tanınmışlar. Daha sonraları onları çocuklarından bazıları
Ödek’e geri dönüş yapmışlar ve soyadı kanunu çıkınca da Şahin soyadını
almışlardır.
Araştırmalar sonucunda elde edilen
bir senede göre; 1821 (Hicri 1237) yılında Ödekli Yusuf oğlu Cuma, ki Kara Cuma
veya Cuma Koca olarak da tanınır, Tutuzzade İbrahim Efendiden “Bayduğun Çaşurluk”
denilen yeri bir senetle 11 kuruş mukabilinde satın almıştır.
1821 yılında bu senedi düzenlemeye
ve imza etmeye reşit olduğuna göre Cuma Efendi en az 21 yaşında ve askerliğini
yapmış olmalıdır. Yaklaşık 25 yaşlarındadır. Yıl ise 1800 yılı başlarıdır.
1800 lü yıllara girildiğinde,
Osmanlı Devleti ekonomisi oldukça bozulmuştur. Artık savaşlardan zaferle
gelinmediği ve ganimet alınmadığı gibi yenilgiler sonucu tazminat ödenmesi
sebebiyle hazine tamtakır duruma gelmiştir. Bozulmuş olan ekonomiyi düzeltmek ve
vergilerle gelir kaynakları elde etmek, ülkede huzur ve asayişi sağlamak, hak ve
özgürlüklerin serbestçe kullanılmasını sağlamak için Büyük Reşit Paşa 1839
yılında “Islahat Fermanı”nı yayınlamak zorunda kalmıştır.
1840 yılında kaldırılan yeniçeri
ocağı yerine yeni bir askeri teşkilat kurmak gerektiğinden asker ihtiyacını
karşılamak üzere nüfus sayımı yapılmaya karar verilmiştir. Sadece erkeklerin
sayıldığı sayım sonucuna göre, 1,5 milyon Rumeli'de ve 2,5 milyonu Anadoluda
olmak üzere toplam 4 milyon erkek nüfus tespit edilmiştir. Bunlar içinde
Rumeli'de 800.000 Hıristiyan azınlık nüfusa karşılık Anadoluda 400.000
Hıristiyan
azınlık nüfus barınmaktadır.
Bütçe açığını kapatmak ve
giderleri karşılamak için de mülk sayımı yapılmasına karar verilmiştir. İlk defa
tapu ve kadastro çalışması yapılmıştır. Bu çalışma ”varlık vergisi” için esas
alınmıştır.
İçkarışıklıklar giderilmiş ve dış
ülkelerle antlaşmalar yapılmıştır. Bundan sonra devlet içinde “yerleşik düzen”
kurulması fikri ağırlık kazanmıştır. Devlet, nerde ne var bilmek istemiştir.
Yeniçeri askeri kaldırıldığı için
yeni orduya asker almak ve bununla düzeni sağlamak ihtiyacı doğmuştur. Doğu ve
Güney Anadoluda Türkmen oymaklarının takibi sonucunda “iskan harekatına”
girişmek zorunda kalınmıştır.
Araştırmalarda elde edilen bir
başka vesikada; 1844 yılında (Hicri 1261) düzenlenen bir tutanağa göre vergiden
muaf olanlar listesinde Kara Cuma oğullarından Ali oğlu Veli de bulunmaktadır.
Liste şöyledir:
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
9.
10.
11.
12.
13.
14.
15.
16.
17.
18.
19.
20.
21.
Bu listede belirtilen aileler 1844
yılında en az 20 yaşında ve daha büyük ve vergi veremeyecek durumda olanları
belirtir.
Bu durumda 2. Sırada yer alan Kara
Cuma oğlu Veli, aslında Kara Cuma oğlu Ali Efendinin oğludur. “Kara Cuma” aile
lakabıdır. Kara Cuma’nın iki oğlundan biridir. Diğerinin adı: Haydar’dır.
Yusuf Efendi’nin iki oğlu ve iki
de kızı vardır. Vefat edince mal iki evladına intikal etmiştir. Çünkü büyük kızı
Fatma Banak’a gelin gitmiştir. İkinci evladı Mılla Ahmet’in ise çocuğu
olmamıştır. Oğlu Kara Cuma ile ev içinde Hasan Efendi ile evlendirilen Nevruz
varis olmuştur. Hasan Efendi ve Nevruz’dan yürüyen kol, Hasan Ağagilin soyunu
oluşturmuştur.
Bu esnada vergi reformu yapılmış
ve vergiye esas olmak üzere mülk sayımı yapılmasına karar verilmiştir. Tapu
kadastro çalışması yanında menkul mallar ile mal ve davar sayımı da yapılmıştır.
Bilindiği üzere, gayrimenkul mallar ile büyük ve küçük baş hayvanlar ortak
kullanımlı olduklarından en büyük oğul adına kayıt ve tescil olunması yolunda
genel bir eğilim mevcuttur. Yusube aşiretinin mal varlığı da Haydar adına
kayıtlanmıştır.
İşte bu uygulamaya başlanıldığı
1940 yılı baharında üzerinde gayrı menkul olarak bağ, bahçe, tarla, arsa, ev,
v.b. hiçbir şey kayıtlı olmayan ve mal ve davar ile kıymetli menkulü
bulunmayanlar vergiden muaf tutulmuşlardır. Yukarıdaki liste bu çerçevede tanzim
olunmuştur.
Tapu kadastro çalışması da bu
dönemde ilk defa başlanıldığından Yusuf Efendi’den intikal eden gayrı menkul mal
iki hisseye bölünmüştür. Bir hissesi Kara Cuma’ya ve bir hissesi de Nevruz’a
intikal ettirilmiştir.
Kara Cuma’ya intikal eden
gayrimenkul, işlem yapmak için Divriği’ye giden en büyük evladı Haydar ve Nevru'z
intikal eden gayrimenkulün de içgüvey kocası Hasan Efendi’den olan oğlu Mahmut
namına tapulanmıştır. Bu kayıtlar bittikten birkaç yıl içinde Hasan Efendi ve
ailesi ayrılmışlardır. Köyün doğusundaki ilk yerleşilen büyük evi Hasan Ağa
vermemiştir. Tarlaların da yarısını alan Hasan Ağa gil familyası bu şekilde soy
atarak yürümüştür.
Kara Cuma ve çocukları ailesiyle
köyün karşısına geçmiş ve değirmen üstüne ilk evlerini yapmışlardır. Tapu
yalnızca Haydar adına çıkartılmıştır. Haydar’ın tek kardeşi olan Ali üzerine
hiçbir mal mülk kaydı yapılmamıştır. Ev küçük ve nüfus arttığı için kalabalık
aileye yetmemektedir. Bu durumda Haydar ve Ali ayrılmışlardır. Bir kısım mal
Ali’nin ikinci oğlu Mustafa adına tapulanmıştır. Gerekçe olarak da Haydar’ın
oğlu Ahmet ile evli iken Ahmet’in vefatı üzerine eşi Tamam’ın Mustafa’nın oğlu
Süleyman ile evlenmesi gösterilmiştir.
Bu durumda Ali oğlu Veli tamamen
yetim çıkartılmıştır. İşte bu esnada sayıma gelen memurlar Veli’nin vergiden
muaf tutulduğu yukarıdaki tutanağı tanzim etmişlerdir. Bu esnada Veli Efendi en
az 20 yaşında olduğu düşünülürse 1820’li yılların başında doğmuş olduğu ortaya
çıkar.
Veli Efendi 106 yıl yaşamış. Bu
uzun ömründe çok çalışmış ve unutulmaz anılar bırakarak aramızdan ayrılmıştır.
Önce Amcası Haydar'ın kızı Kerziban (CA6) ile evlenmiştir. Bu evlilikten Ali,
Zöhre ve Gülüzar olmuştur. Sonra, Yellice köyünden Gürük Hocagilin
Muhammed-Nazlı kızı Fatik ile ikinci kez evlenmiştir. İkinci evlilikten Müslüm
(1910-1989), Hüseyin, Eyüp(1913-1993) ve Selver (1925-1996) (Peğler) adında
dört çocuğu olmuştur.
Ali Efendi ailesiyle ayrılıp
kendisine değirmen üstünde yeni bir ev yapmıştır. Ancak ev içinde huzursuzluk
sürüp gitmektedir. Sebep olarak ayrılıkta Ali Efendi’nin ikici oğluna tapulama
yapılması ve birinci oğlu Veli’nin yetim çıkartılmasıdır.
Bu durumu iyi düşünen Veli’nin
ikinci eşinden olan oğlu Müslüm Efendi, İbrahim Efendi’ye giderek sıkıntıyı
intikal ettirir. Aşiretin büyüğü ve en akıllısı İbrahim Efendi durumu hemen
kavrar ve ertesi gün atına atlayarak Divriği’ye gider. Kız kardeşi Kerziban Veli
ile evli olduğundan onun hissesi olarak bütün tarlaların 1/6 ini Veli’nin üç
oğlu Müslüm, Hüseyin ve Eyüp adına tapular. Pek hakkaniyetli olmasa da Veli
Efendi ve çocukları yetim çıkartılmaktan son anda kurtulmuşlardır.
1950 yılında ağtarladaki evin
yapımına başlanılmış ve 1951 de bitmiştir. Şimdiki doğu bloğuna 1952 yılında
taşınılmıştır. Ancak yeni bir ayrılık sinyalleri geldiği için aynı yıl batı
tarafa, bloğu simetrisinin yapımına başlanılmıştır.
1955 yılında Adıgüzel Efendi ve
kardeşleri büyük evde kalarak Müslüm Efendi ve kardeşlerini ayrılmıştır.
Müslüm Efendi ile kardeşleri evin
batı kanadına geçip yerleşmişlerdir. Kendilerine geceli gündüzlü çalışarak güzel
büyük bir ev yapmışlardır. Bu esnada kardeşi Hüseyin Efendi vefat eder. Onun
yetim kalan iki oğlu ve iki de kızı vardır. Müslüm Efendi hepsini evlendirir.
Gazi’ye de kendi kızı Asiye’yi verir. Kardeşi Eyüp’e Adıgüzel Efendi’nin kızı
Elif’i alır. Yine kalabalık bir aile olurlar. Bir evde 42 baş küflet geçinip
gitmektedir. Ancak, durum çok sürmez 10 yıl kadar sonra yeni bir ayrılık
sinyalleri daha belirir.
1957 yılında Müslüm Efendinin oğlu
Cuma çalışmak üzere Ankara’ya gitmiştir. Onu daha sonraları ağabeyi Ali ve Rıza
izlemiştir. Daha sonra Eyyüp oğlu Cafer 1959 yılında Ankara’ya gelmiştir.
1965 yılı yazında Müslüm Efendi ve
kardeşi Eyüp Efendi ile vefat etmiş olan Hüseyin Efendinin oğulları Veli ve Gazi
birlikte olmak üzere 3 eve ayrılmışlardır. Veli ve Gazi Ağtarlada harman
yerindeki büyük samanlığı ahır ve samanlık, üstününe de ev yapmış oturmuşlardır.
Eyüp Efendi ise Türkeli Mahallesindeki arsada bulunan ağılı eve çevirmiş ve
bilahare de iki katlı yeni bir ev yapmış ve buraya taşınmıştır.
1966 yılında Müslüm Karşı oğlu
İbrahim İlkokuldaki başarıları nedeniyle ağabeyi Cuma’nın isteğiyle tahsilini
tamamlamak üzere Ankara’ya gitmiştir.
1975 de Üniversite mezunu 1 kişi varken bugün 2005 yılı itibariyle 40 kişi
civarına erişmiştir. E-mail: mailadmin@odek-koyu.com
ÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİ:
ÖDEK DERGİSİ
İÇİNDEKİLER
SAYILAR
: 1,
2, 3, 4, 5, 6, 7, 8,
9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20
Bu sayfanın son güncelleme tarihi:
31-12-2008
bottom