|
ÖDEK DERGİSİ
EĞİTİM KÜLTÜR FOLKLÖR VE ARAŞTIRMA
DERGİSİ
A y l ı k D e r g i
Yıl: 2 Sayı: 2
Ocak 2006
1500 YILLIK AY YILDIZLI TÜRK PARASI

Göktürk Sikkelerinde Ay Yıldız
Orta Asya’da yapılan kazılarda Göktürkler’e ait sikkeler bulundu.
Sikkelerdeki ay-yıldız motofi, Türkler’in ay yıldızı İslamiyetten önce de
kullandığının en somut kanıtı olarak gösteriliyor.
Arkeologlar tarafından Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan’da yapılan
kazılarda ortaya çıkarılan toplam 104 sikke, ilk olarak geçen yıl
Kırgızistan’da yapılan uluslararası bir konferansta kamuoyuna duyuruldu.
Altıncı ve yedinci yüzyılda basıldığı tahmin edilen ay yıldız motifli
sikkelerin, Türk tarihindeki en eski paralar olduğu bildirildi.
Sikkelerdeki ay yıldız motifleri ise, Türkler’in ay yıldızı
İslamiyetten önce de kullandığının somut kanıtı olarak gösteriliyor.
9 Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yardımcı Doçent Doktor Yavuz
Daloğlu şunları söyledi:
“Bunlar Türk tarihi açısından ilk paralar ve bu paraların bizim tarihimiz
açısından çok önemli bir özelliği olduğu gibi bizim uygarlık tarihimiz
açısından çok önemli özellikleri var. Nedeni de Türkler’in gelişmiş bir
uygarlıkları olduğunu, Türkler’in devletlerinin her türlü gereklerini
yerine getiren unsurları içerdiğini görüyoruz.
Kaynak:
http://www.trt.net.tr/wwwtrt/hdevam.aspx?hid=117531&k=6
Orkun Anıtlarından Sonra En Önemli Keşif
Eski Türk devletlerinde kağanlığın (sonrakilerde hükümdârlığın) sembolü
“tuğ” (bayrak, sancak ve davul) ve “sikke”dir. Sikke ekonomik, tuğ da
siyasi bağımsızlığın göstergesi olan bayrağı ve bağımsızlık marşını (millî
marşı) temsil etmektedir. Gök-Türkler tuğ’u ve sikke’siyle, bir başka
söyleyişle, bayrağı, marşı ve parası ile bağımsız, başı dik bir devlet
kurmuş ve büyük bir uygarlık oluşturmuştur.
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nce 4-6 Ekim 2004 tarihlerinde
Bişkek’te düzenlenen II. Uluslararası Türk Uygarlığı Kongresi’ne Türkiye
adına gittim ve kongrede bir bildiri sundum.
Bişkek’te geçirdiğim günler oldukça yoğun geçti. Bir yandan akademisyen
olarak II. Türk Uygarlığı Kongresi’ni ve kongre programındaki bütün
etkinlikleri hiç sektirmeden izledim, “Atatürk ve Türk Uygarlığı” başlıklı
bir bildiri sundum ve oturum aralarında çok değerli meslektaşlarla tanışma
ve sohbet olanağı buldum. Diğer yandan da Kırgızistan ve Bişkek’teki
tarihi yerleri (Balasagun, Issık Göl, Alato dağları), müzeleri (başta
Devlet Tarih Müzesi ile Devlet Resim Galerisi) gezdim ve çok sayıda
fotoğraf çektim. Ayrıca Kırgız Filarmoni Orkestrası’nın bir dinletisiyle,
Kırgız Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği bir ulusal Kırgız operasını
(Ay Çürek=Ay Yüzlü) seyrettim.
II. Uluslararası Türk Uygarlığı Kongresi’ne Kırgızistan dışından katılan
bütün Türkologlar, hepimiz Issık Göl Oteli’nde kaldık ve
meslektaşlarımızla her gece koyu sohbetler yapıp Türk tarihini,
uygarlığını irdeledik, tartıştık.
GÖK-TÜRK SİKKELERİ İLE TANIŞMA
Türk Uygarlığı Kongresi’nin ikinci akşamıydı. Otelde Özbek tarihçi Dr.
Gaybullah Babayar ile sohbet ediyordum. Bu sırada Dr. Babayar çantasından
bazı notlar ve fotoğraflar çıkarıp göstermeye başladı. O anda
gözbebeklerimin büyüdüğünü hissettim. Fotoğraflarda Büyük Türk
İmparatorluğu kurmuş Gök-Türklerin, Gök-Türk kağanlarının darp ettirdiği
sikkeler vardı karşımda. Bizans, Selçuklu, Osmanlı sikkelerini biliyordum,
ama Gök-Türk kağanlarının sikke darb ettirdiklerini o ana dek hiç duymamış
ve hiçbir yerde de okumamıştım. Fotoğrafları tek tek ve hayranlıkla
incelediğimde, sikkelerden birinin üstünde ortada kağan kabartması ve
kenarlarda üç tane ay-yıldızı görünce o anda ne kerte önemli bir olayla
karşılaştığımı, bunun ne kerte önemli toplumsal, tarihsel, iktisadi ve
siyasi bir olay olduğunu düşündüm. Bu konuyu mutlaka Türkiye’ye
taşımalıydım. Çünkü bu, tarihi altüst edecek önemde bir buluştu. Dr.
Babayar’a o anda bütün bu fotoğraflardan bir kopya istediğimi ve konuyla
ilgili bir yazı hazırlamasını rica ettim. Sağ olsun! Bu cin gibi genç,
kanı kaynayan Özbek Türkü değerli tarihçi de seve seve bu ricâmı yerine
getirdi ve Gök-Türk sikkeleriyle ilgili yazısını bana ulaştırdı.
1500 Yıllık Ay Yıldızlı Türk Parası
Türklere ait ilk parayı Göktürkler bastırmış. Kazılarda ortaya çıkan
ay-yıldızlı Göktürk paralarının bulunuşu ‘Orhun yazıtları kadar değerli’
diye yorumlandı
Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan’da yapılan arkeolojik kazılarda
ilk büyük Türk uygarlığı olan Göktürklere ait paralar bulunduğu ortaya
çıktı. Paralar, ‘Türk uygarlığında önemli keşif’ olarak değerlendirildi.
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nin 4-6 Ekim 2004′te Bişkek’te
düzenlediği İkinci Uluslararası Türk Uygarlığı Kongresi’ne katılan Dokuz
Eylül Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Yavuz Daloğlu, burada tanıştığı Özbek
tarihçi Gaybullah Dr. Babayar’ın eski Türk devletleri paraları üzerinde
yaptığı çalışmayı inceledi. Daloğlu, bu paralar arasında daha önce hiç
duymadığı, görmediği Göktürk paralarıyla karşılaştı. Dr. Daloğlu, Dr.
Babayar’la yaptığı çalışma sonunda, Göktürk paralarının bulunuşunu ‘Türk
uygarlığında önemli bir keşif’ olarak açıkladı.
Sikkelerden birinde ortada kağan kabartması ve kenarlarda üç tane
ay-yıldız olduğunu söyleyen Daloğlu, bu sikkenin Türk uygarlığı açısından
çok büyük önemi olduğunu belirtti. Daloğlu, şöyle dedi:
“Göktürklerden sonra 8′inci yüzyılda Türgişlere ait paralar bulunmuştu.
Ancak Göktürklere ait paralar onlardan 150-200 sene daha önceye, 576-600
yıllarına ait. En önemlisi, bu sikkelerin Türk toplumuna dayatılan
‘Türkler barbardı, Türklerin uygarlığı yoktu, göçerlerdi’ gibi Avrupa
merkezli anlayışı çürütmesi. Göktürk sikkelerinin bulunuşu, Orhun
Yazıtları’nın bulunuşu kadar önemlidir. Ayrıca ay-yıldızın bize İslam’da
Semavi anlayıştan miras kaldığını biliyorduk. Ancak, yeni bulunan Göktürk
paralarında da ay-yıldızlı figürler var.”
Kaynak:
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=145903 |