Odek Koyu Internet Sitesi

Ödek Köyü İnternet Ödek Gençlik Klubü

E-mail: mailadmin@odek-koyu.com  Copyright  ©Kaynak gösterilmek şartıyla sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     

  

  ÇOCUK VE BABASI

  

YAŞ   6 : Babam her şeyi biliyor.

YAŞ   9 : Babam pek çok şey biliyor.

YAŞ  12: Babam çok şey biliyor.

YAŞ  15: Ben de babam kadar biliyorum.

YAŞ  18: Babam her şeyime karışıyor. ???

YAŞ  20: Babam hiçbir şey bilmiyor. !!!

                           

                           

KEŞKE HİÇ OLMASA, HİÇ KARIŞMASA

                           

                           

YAŞ  25: Babam ne biliyor Allah aşkına??!!

YAŞ  30: Babam bazı şeyleri bilmiyor.

YAŞ  35: Babam bazı şeyleri biliyormuş.

YAŞ  40: Babam çok şey biliyormuş.

YAŞ  45: Babam pek çok şey biliyormuş.

YAŞ  50: Babam her şeyi biliyormuş.

 

KEŞKE YANIMDA OLSA, DANIŞABİLSEM

 

  

BİR BİLENDEN ÖYS TAKTİKLERİ (*)

 

*        Sınava girerken yanınıza ucu açılmış bir kalem alın. Sorulardan sıkılınca kürdan niyetine kullanır, kahvaltıdan kalan zeytin kabuklarını ayıklarsınız.

*        Aynı durumda kulaklarınız için kalemin sadece silgili ucunu kullanın.

*        Sınava rahat giysilerle gidin. Böylece sorular karşısında çuvallayıp ter basınca kolay soyunabilirsiniz.

*        Soruları cevaplarken kendinizden emin olun. Yazı gelmişse a şıkkını, tura gelmişse b’ yi işaretleyin. Asla bu paraya güven olmaz deyip, tereddüte kapılmayın.

*        Stres atmak bahanesiyle salona girdikten sonra beş derin nefes alın. Baktınız sorular zor geldi, bu salonun havası kötü , o yüzden beynim uyuştu deyip itiraz etme şansınız doğar.

*        Sınava girmeden önce ifrit olduğunuz kişilerin isimlerin temiz bir dosya kağıdına, okunaklı harflerle yazın. Soruları çözemeyip çuvalladıkça bunları sövüp rahatlarsın.

*        Sınavdan önce mutlaka hafif bir kahvaltı yapın.Can boğazdan gelir ama makattan çıkar, dikkat edin.

*        Akşam yemeğine hafif olmasına dikkat edin. Aksi halde sınav sırasında eğirebilir, hıçkırığa yakalanabilirsiniz.Ki bu da konsantrasyonu bozar, bilesiniz.

*        Mümkünse bir baytardan at gözlüğü satın alın ve sınav anında takın. Soruları çözemeyip gözünüz sağa sola kayarsa, durduk yerde başınızı kopyadan derde girebilir.

*        Sınava gireceğiniz yeri önceden gördünüz mü? Yani orjantrik çalışması yaptınız mı? İnşallah yapmışınızdır. Yoksa soruları çözemeyip keçileri kaçırınca, deli danalar gibi hangi yöne doğru koşacağınızı bilemezsiniz.

*        Sınavdan bir gün sonra gazetelerde yayımlanacak cevap listesine mutlaka bakın. Bakın ki, aylar öncesinden kahredip daha çabuk verem olun.

*        Bence sınavı kazanamazsanız da dert etmeyin. Nasıl olsa kazananlar da koca dört yılı okulun karşısındaki dernekte, kahvehanede, yakut 1. Şube’ nin nezarethanesinde geçiriyor. Öğrenci kimlik kartınız olsa bile siz de gidip pekala oralarda oturabilir, üniversite havasını soluyabilirsiniz.

*        Son olarak…Bildiğiniz gibi sınav sırasında, öğretmenim tuvalete gidebilir miyim? numarası sökmez Ve ben de şundan da eminim, tuvalete sınavdan iki dakika önce gitmiş olsanız, heyecandan işe yaramaz. Çişiniz, kakanız yine gelir. O yüzden benim taktiğim şu: sınavdan önce bir sağlık ocağında lavman yaptırın.

 

                                                                                                                        İsmail HAKKI                                             

(*) Kaynak:Toros Magazin Dergisi s.35

 

  

 

ÖĞRENCININ DEFTERİNDEN

 

Defter : Ödev gösterileceği zaman bir yerden ödünç alınan kağıt yığını

Güç     :Evde televizyon kumandasının eline geçmesi

Kitap   :Kitaplık denilen kaf dağında var olduğu rivayet edilen bir nesne

Kalem :Yazılılarda ad-soyadı yazmak için kullanılan değişik uzunluktaki ve renkteki çomak

Sıra     :Öğrencinin uyku tulumu

Karne  :Verildiği gün ortadan kaldırılması gereken bir suç aleti

  

 

 

 ARKADAŞ SEÇERKEN;

 

EĞER KİŞİ;

 

HEM AKILLI HEM ÇALIŞKAN İSE,

                                              TAKTİR ET.

 

ÇALIŞKAN FAKAT AKILLI DEĞİLSE,

                                              DİKKAT ET.

 

AKILLI FAKAT TEMBEL İSE,

                                              İKAZ ET.

 

HEM AKILSIZ HEM TEMBEL İSE,

                                              TERK ET.

 

  

 

ÜÇ ÇEŞİT ARKADAŞ VARDIR:

1.                EKMEK GİBİDİR… Her gün görmek istersin.

2.                İLAÇ GİBİDİR…. Arada bir görmek istersin.

3.                MİKROP GİBİDİR… İhtiyacı olunca o seni bulur.

 

 

 

 

ANNE VE BABADAN

ÇOCUĞUNA ÖĞÜTLER

 

 

-         Bizimle işbirliği yap, kendini küçük, aciz ve yardıma muhtaç hissetme. Bizlere, senin de bizden farklı olmadığını, sana güvenebileceğimizi hissettir.

-         Bize kişiliğini kabul ettirebilmek için “hayır” deme. Her sosyal grubun olduğu gibi bizim ailemizin de bir takım kuralları vardır ve onlara uyulması gerekir.

-         Bizim sana, anne ve baba olarak görevlerimizi yerine getirebilmemiz için senin de bize karşı görevlerini yerine getirmen gerekir.

-         Bizim sana her konuda ne yapman gerektiğini söylememizi istemiyorsan,ne yapmanı istediğimizi düşün ve ona göre hareket et.

-         Bütün insanlar aldanabilir veya yanlış hareket edebilir.Biz de...

-         Bizim sana verdiklerimiz seni nasıl memnun ediyorsa, senin bize teşekkür etmen de bizi öyle memnun edecektir.

-         Bazı düşüncelerimizi anlamayabilirsin ama yetişkin insanlar olarak biz hakikaten bazı şeyleri senden daha iyi düşünebiliriz.

-         Bizden her soruna yanıt bekleme.Bazı yanıtları kendi kendine bulman bizden öğrenmenden daha yararlı olur.

-         Hata yaptığımıza emin olduğun zamanlarda bile bizi çok sev.Çünkü biz de insanız.

-         Her şeyimizi kopya etme; çünkü biz sana her konuda iyi örnek olamayabiliriz.

-         Ev hepimizindir.Eşyalar insanları kadar önemli değildir. Ama hepimize ait olan eşyaları değiştirmeye ve/veya tahrip etmeye senin hakkın yoktur.

-         Kararlarını kendin ver. Her zaman doğru karar vermesen bile senin karar vermen bizi memnun eder.

-         Anne ve babalar da günden güne olgunlaşırlar. Bizlerin de durmadığımızı, senin yürüdüğün yol üzerinde ve daha ileride yürüdüğümüzü bil.

 

 

                SİZLERİ SEVİYORUZ.

                                                 ANNEN VE BABAN.

 

 

 

 

 

ULUSAL ÇEVRE ANDI

 

Şimdiki ve gelecek kuşakların temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu gerçeğinden hareketle,;

Çevreye duyarlı bir kalkınmadan yana olduğumu vurgulayarak;

Doğal kaynakların ekonomik kalkınmanın hem kaynağını hem sınırını oluşturduğunu bilere;

Çevrenin korunması ve geliştirilmesinden bireysel katkı ve katılımın gereğine ve önemi e inanarak;

Çevresel değerlere sahip çıkıp zarar verenleri uyaracağıma;

Doğal kaynaklardan faydalanırken tutumlu davranacağıma;

Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda hareket edeceğime;

Bu yönde işbirliği ve dayanışma anlayışı içerisinde hareket ederek,

Çevre konusunda herkese örnek olacağıma söz veririm.

 

Çevre konusundas herkese örnek olacağımıza biz de söz veririz...

  

 

Çocuğunuzun 

Siz ona “oku”  demeden okumasını, 

İyi bir üniversiteyi bitirip iş güç sahibi olmasını

İstiyorsunuz değil mi? İstiyorsunuz istiyorsunuz….

 

Bunda samimi misiniz? He doğru söyle, samimi misiniz?

Ben size inanmıyorum….

Doğru söyleyen ve samimi olan bunu önce kendi yapar, uygular….

 

Elinizde sigara yanımızda içer hem bizi, hem kendinizi zehirlersiniz

Üstelik bize okuyun dersiniz, odamızın oksijenini hortumlarsınız….

İçkiye parayı bulur yaratırsınız, bir gazeteyi, bir kitabı param yok alamadım dersiniz…

 

Size inanmıyorum, kimseye inanmıyorum…. sizin gibi olacağım, adam olmayacağım işte….

Ben zaten sizi taklit ediyorum, iyi de yapsanız kötü de yapsanız, sizi model alıyorum kendime….

 

Bana kızdığınız zaman aynaya bakın….

Adam olmazsın dediğiniz zaman aynaya bakın….

Üstelik beni siz yarattınız....

 

Başarılı olmamızı gerçekten istiyorsanız çok basit.

Benim ne yapmamı istiyorsanız önce siz deneyin, önden buyurun, siz benim büyüğümsünüz….

 

Siz de çok iyi biliyorsunuz ama, ben gene de bir hatırlatmış olayım:

-          İçkiyi sigarayı bırakıp elinize gazete, dergi, kitap alın, bol bol okuyun…

-          Sizi okuyor gördükçe bizim iştahımız açılır. Okuma alışkanlığı kazanırız…

-          Bizi daha iyi anlamaya çalışın. Anlamanın yolu, bizi dinlemeden geçer…

-          Bizi dinleyin ve söyleyecekleriniz varsa kızmadan söyleyin…

-          Bizi diğer çocuklarla kıyaslamayın. Çünkü onunla şartlarımız bir değil ki…

-          Övecekseniz başkalarının yanında, dövecekseniz yalnızken söyleyin…

-          Hem sonra beni, öğrettiklerinizle dövün, ben razıyım…

Ne ekersen, onu biçersin… Ben sizi eserinizim…..

 

Hazırlayan: Gülçin Acun

 

 

 

 

SEVGİLİYE AŞK MESAJLARI

1.      Aşk gülü dikeni ile avuçlamaya benzer! Ellerin kan içinde kalır ama dikenlerin hesabını gülden soramazsın…

2.      Bir gün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana, akşam ayazında titrersen güneşi getiririm sana, eğer gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana!...

3.      Bataryası zayıf rüyalarınıza şebeke hatası sebebiyle bir süre ulaşılamadı. Şimdi ise full çeken hattımla seninleyim…

4.      Sesini duysam da yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an, hiçbir şey seni sevmek gibi değil!...

5.      Aşkım yatağın, sevgim yoganın, yüreğim yastığın olsun. İyi uyu bitanem

6.      Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi sorsaydın, inan ki bitanem her gün yağmur yağardı!...

7.      Yüreğim hafif ıslaktır benim, kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi uçuktur, kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan!...

8.      Hadi uyandır beni! Söyle gördüğüm zamansız bir düş müydü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten!...

9.      Gözlerin nehir, kirpiklerin köprü olsa; ben tam üzeriden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm o yer dudakların olsa!...

10. Ne seni unutmak için bir çabam var içimde ne de aşkımı körükleyen bir rüzgar. Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm ne de görmeye dayanacak yüreğim var!...

11. Bir gün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip sessiz sedasız ölüme gitmek istersen yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın ölüm olduğunu göstereyim!...

12. Ne zaman ayrılık saati gelse, içimdeki güllerin boynu bükük kalırım bir zaman öylece. Sonra neden gittiğini anlarım. İçimde güller ağlar ben ağlarım…

13. Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe. Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım onuncu aylara. Ben bir eylül, sen bir haziran!...

14. ne zaman tutsam ellerini, gözlerimi önünden mevsimler geçer. Ne zaman gözlerin gözlerime değse, Samanyolu’ndan bir yıldız düşer…

15. Bu gün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında. Bir gün beni ararda bulamazsan ya meyhanedeyim ya tam karşısında…

16. Seni günde bir defe düşünüyorum, o da 24 saatime mal oluyor…

17. denizi içerken maviler takıldı boğazıma, karaya vuran balık gibi çırpınıyorum. Bu derin uçurumun önünde sana tutunarak yaşıyorum…

18. Hasret kapımda nöbetler tutuyor. Sevgili uzak bir şehirde gözlerim ise onu arıyor. Bir kuş olup gitsem yanına, sevsem doyasıya koklasam…

19. Hani o gün beni anlayan sen gitmiştin ya, seni başkalarında aradım ama yoktu beni senin kadar anlayan. Yinede üzülme ben seni sensizde sevebiliyorum…

20. Bir gün sevgilim sordu “ aşk nedir?” diye. Biraz zaman istedim düşüneyim diye. Ertesi gün gördüm onu bir başkası ile. Kulağına fısıldadım “aşk ızdıraptır” diye…

21. Seni ben değil gözleri seçti. Onlar sevdi, onla beğendi. Sen benim değil onlarınsın. Gittiysen bana ne onlar ağlasın!...

22. Gözleriyle gözlerine göz koyanın gözlerini oyarım. Gözlerini gözlerden sakın, gözlerin gözlerime lazım…

23. Ne yeminler bozdum geceler büyürken, sensiz ne yeminler bozdum yıllar geçerken, sitemsiz ne yeminler bozdum senin için ey gülüm, telafisi bile imkansız…

24. Nasıl uzaktaki yıldız parlak geliyorsa insana, uzakta olduğun için tutkunum sana. Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, bana imkansız olduğun için aşığım sana…

25. Yer yüzünde biten her aşk için gökyüzünde bir melek ağlar...

26. Unuturum desem de inanma sakın ömrümce kalbimden silinmez adın. Bir sızı içimde senden de yakın. Kalbimin sesini dinler bulurum seni...

27. Beni bir dakika değil, bir saniye değil, bir saniyenin onda biri kadar sev... Bir yıl değil, on yıl değil, bin yıl mesut olurum...

28.  Yarı dalgalı olmamalı deniz... Ya durmalı ya da kudurmalı. Ya girmeli hançer sonuna kadar ya da kınından hiç çıkmamalı. Yarı gönül vermemeli sevgili, sonunda sevmeyecekse. Hele yarı dudak hiç doyasıya öpmeyecekse...

29. Onun güzelliğini her kes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir,onun güzelliğini yalnız ben biliyorsam bu aşktır, hiç kimse bilmiyorsa bu yalnızlıktır...

30. Kimsenin hısımımda  yok hısımında!görünmezim cisimde yok resmimde.. Dil üzmezim, tek hece var ismimde. Barınağım gönül denen yer benim, benim adım AŞK!...

31. bu gece rüyama gir gizlice. Beni sımsıkı sar, öp, kokla iyice, son kez isyanlar savur, küfret güzelce ve sonra çek git kahrolasıca, hayatımdan sinsice!...

32. Ben seni deli gibi sevdim, sen beni deliyim diye sevmedin...

33. Seninle öğrendim sevmesini, aşkınla tattım acı çekmesini, kalbimin derinliklerine gömüyorum, seni ve o güzel gözlerini....

34. Sen kalbime giren bir kurşunsun,seni ya orada bırakacaklar,ya da çıkarırken canımı alacaklar...

35. Saatler hiç bu kadar düşmanım olmadı. Düşman oldum sevgilimden ayıran saatlere. Zaman hiç bu kadar bitmez gibi gelmedi bana. Ve zaman hiç bu kadar sırdaşım olmadı.  Sevgilimi bekleyişin heyecanını yaşarken,  beraber bekledik gelişini sadece duvardaki saat anladı beni...

36. Her şeyin sonunu hüsranla beklemeye alıştı ama bir seni beklemeye alışamadım. Ya sensizlik ya da ölüm.. Gerçi ikisi de fark etmiyor ama benim için..Ama anla ne olur artık..Uzaklara değil çok yakınına bak..En yakınındaki bir taş bile anlatacak sana herşeyi.. Tabi taştan daha anlayışlıysan...

37. Bak sana ne getirdim: Avuçlarımda bir tutam aydınlık, Azığı umut dolu bir bohça, bedenini taşımaktan yorulmuş. Bir çift ayak getirdim, tuzunu getirdim ocakta kaynayan yemeğinin, yıldızlara arkadaş uykusuz gecelerin uykusunu getirdim sana. Yokluğunun susuzluğunu, Gönlümün yoksulluğunu getirdim...

38. Buzlar katılaştı yürek dağında, çiçekler kurudu gönül bağında, bitmeyen şarkısın dudaklarımda, bu yol sensiz yürünmüyor, gel artık...

39. Seni düşlemek mi? Yinede güzeldi... Kızgın bir çölde bir serabın bilinçsizce ardından koşar gibi... Zaman unutturur demişlerdi seni... Oysa hala sımsıcak yüreğin içimde. Benliğimden kayıp gitti her senden ayrı oluşumda sensizliğin. Bu çaresizlik hissi ölüm kadar ıssız bu şehrin ışıkları kadar müşfik gönlüme yağdırdığın yağmurlar şimdi teselli Güncesi olmayan hatıralarımın gölgesinde avunur sensiz yüreğim...

40. Günesin doğusu seni batışıda beni anlatıyor. Geceler ıssız ve soğuk İçim ürperiyor korkuyorum ve yalnızım seni arıyorum hep güneşin doğusunu aradığım gibi aşkım...

41. En çok seni özledim ben. Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni. Her teyzeyi annen gibi sevmeni, sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni, ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu. Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği, ıslanan sokaklara bakıp duygulanmanı, yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı, seni bir kez daha görmek isterdim... Hiç konuşmadan., kısa pantolonlu siyah beyaz halini...

42. Uzaktayken seni özlerim, yanımdayken özlemini. Kısacası, rahat yüzü yok bana bu dünyada, yaşadıkça ve sevdikçe seni...

 

 

Derleyen : Burcu Acun

 

 

 

GENÇLİĞİN ATATÜRK'E CEVABI

         Ey Büyük Ata,
        Varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyetinin sonsuz bekçisiyiz. Bu karar, değişmez irademizin ilk ve son anlatımıdır. İstikbâlde, hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir. Bizler, bütün hızımızı senden, ulusal tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez inanç ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun güçlü temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her atılım bilinçlidir. En kıymetli emanetimiz olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti, varlığımızın esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde sonsuza dek yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. İstiklâl ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar, en modern silahlarla donanmış olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, ulusal birliğimizi ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaktır. Çünkü, bu aziz vatanın toprakları üzerinde yetişen azimli ve inançlı Türk gençliği, dökülen temiz kanların ve Cumhuriyet devrimlerimizin aydın ürünleridir. Vatanın ve milletin selameti için her zorluğa iman dolu göğsümüzü germek, gerçek amacımızı olacaktır.

        Ey Türk'ün büyük Ata'sı !
        İstiklâl ve Cumhuriyetimizi korumak gerektiği zaman, içinde bulunacağımız durumlar ve şartlar ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp her güçlüğü yenmek azmindeyiz.

        Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyet ve devrimlerin yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize, namus ve şeref sözü verir, kendimizi büyük Türk ulusuna adarız.

Türk Gençliği

 

 

 

 

SOFRA DUASI 

 

      “Dost lokması bahaneyle yenir” demişler.

      Yedik, içtik.

      Allah sofranı bol, varını çok eylesin.

      Sofrana Halil-İbrahim bereketi versin.

      Allah Allah, Eyvallah.!!!

      Doyduk Elhamdulullah. ...

      Yiyene Helal, Yedirene Delil Ola!!!

     

 

      (Ne oldu bize artık böyle duaları az duyar olduk!!??)

……………………………………….

 

 

 

EY  İNSANOĞLU !!!

 

Hoş geldin dünyaya.

Tertemiz bir sayfa kondu önüne. Bunu ancak sen kirletebilirsin.

Sana sermaye olarak verilen en değerli iki şey: akıl ve zamandır. Akıl zekandır, bilgilerindir, zamansa senin hayatın, ömrün.

Başka donanımların da var: Sevmek, gülmek, üzülmek, ağlamak, eğlenmek, unutmak gibi.

Onları yerinde ve yeterince kullan. Sana düşen; bunlarla hayatını bezemektir.

Ömrün sonunda Tanrıya sunacağın tablo hayatın ta kendisi olacak. Hadi şunu güzel yap.

Unutma, bu evrende, yanalız değilsin.

Bildiğini kullandıkça sana dönecek ödül de artacaktır.

Akıl önden, mantık ardından gider. Unutma…

Akılsızı önünde, akıllıyı arkanda tutma.

Bu sırayı değiştirme! Aklını kullanan kişi, başarır her bir işi. Değil mi ya?

Varılacak nokta erdemlilik ise, erdemlilik iyilikte yarışmaktır. Dünkü kendini yeterli bulma.

Acele de etme. Acele eden acıyı çabuk bulur. Er, demine tavında ulaşır, bil…

Olduğun gibi görün. Bu senin gerçeğindir. Seni sen yapan yani.

Bir taşla duvar olur mu? Bir gül ile de yaz gelmeyecek.

Ara sıra isyan etsen de unutma ki : Evreni yargılamak olanaksızdır.

Kendinle her zaman barışık ol. Kendini sorgula,her şeyi kendinden başlat.

Herkesle dost olmaya çalış. Ama kimseye teslim olma…

Beş duyu sana bir şey ifade etmiyor mu? Sana bir sır vereyim: 2+2+1=5’in sırrı!

“Duyu sayısı kadar davran.İki kere bak ve gör, iki kere dinle ve işit ve bir kere konuş.”

Söylemlerin açık, kısa ve net olsun. Bil ki, kısa söz sahibini aklar.

İnsanların çoğu dinleme özürlüdür. Konuşmadan evvel, dinlemesini öğrenmelisin.

İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır, bilgileriyle de uğurlanırlar.

Ayrıldığında geldiğinden daha farklı biri ol. Zaten okumaktan maksat kendin bilmektir.

Akşamdan sabaha da alim olunmaz. Doğru. Ama binlerce millik yolculuk da bir adımla başlar.

Kimseye yük olma. Hiçbir iyiliğin de altında kalma.

Birini aldatmaya kalkıştıysan, bil ki, önce kendini kandırdın demektir.

Birinci kazığı atarsın amma, ikinci ve sonrakileri bir güzel yersin. Bunu sakın unutma.

İyilik sana çok uzak değil. Çözüm uçlarda değil, ortalardadır.

Uçlarda fazla dolaşma, zaman kaybıdır. Bir ol, iri ol, diri ol. Çünkü; birlikten kuvvet doğar.

Bir elin nesi, iki elin sesi mi var? Öyleyse, asıl gücün bütünsellikte olduğunu aklından çıkarma.

Paylaşmasını bil. Mutluluklar paylaşıldıkça artar, acılar paylaşıldıkça azalır.

Almak kolay, vermek zordur. Asıl ve güzel olanı; verebilmektir.

Olgunlaştım diyorsan geriye dön ve bak: sana sunulanların ne kadarını başkalarına verdin?

Çocukların ardından değil, önünden gidilir. Onları eğit ve okut, seni geçsinler.

Çok bilgiliysen çok şimşek çekersin. Çünkü; aydınlık önce karanlığa çarpar, onu rahatsız eder.

Sevmek önem ve emek vermektir. Sever gibi yapma. Aşka burun kıvırma.

Geçen zamana öfkelenme. Sana yakışanı ; gülümseyerek teslim et geçmişe gitsin.

Paraya gereksinimin yokmuş gibi çalış. İşini, aşını, eşini sev. Sev ki, sevilesin.

Hayattaki tek dayanağın budur. Eğlence yerinde hiç acı çekmemiş gibi sevinip, eğlen.

Başarılarının tadını çıkar…

Bir şey beklemeden ver, karşılığı nasıl olsa gelecektir.

Susmanın sorumluluğu, konuşmanın sorumluluğundan daha ağırdır. Susma!

Konuşması gerekenlerin sustuğu yerde, susması gerekenler konuşursa,

Küçük adamlar büyük gölgeler veriyorsa, karanlık yaklaşıyor demektir. O zaman endişelen.

Çünkü, kötüler başa böyle gelir. Yargılayacaklar da yargılanacak duruma düşerler.

Kötü idare namuslu adamı bile hırsız yapar. Örgütsüz toplumlar çözülmeğe mahkumdur. Bunun panzehiri örgütlü toplum yaratmaktır. Çok ileriyi görenler, geride çok şey bırakırlar.

Bilmediğin işe girme, yönetmediğine kefil olma, kontrol edemediğin işe ortak olma.

Çalışıyorken, en çirkin insan bile güzel görünür. Çaba gösterene yardım et.

Kimseyi incitme. Gönül dediğin camdan bir kalptir. Kırılırsa, yapan bulunmaz.

Umutluyum:  buraya kadar okudun ya. Artık gerisini getirirsin.

Her şey gönlünce olsun....

 

Atasözlerimizden derleyen:

İbrahim ACUN

E-mail: ibrahimacun@yahoo.com

             ibrahimacun@ttnet.net.tr

 ……………………………………………………..  

Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 03-11-2006

 

    


 
bottom