*Sınava girerken yanınıza
ucu açılmış bir kalem alın. Sorulardan sıkılınca kürdan niyetine kullanır,
kahvaltıdan kalan zeytin kabuklarını ayıklarsınız.
*Aynı
durumda kulaklarınız için kalemin sadece silgili ucunu kullanın.
*Sınava rahat giysilerle
gidin. Böylece sorular karşısında çuvallayıp ter basınca kolay
soyunabilirsiniz.
*Soruları cevaplarken kendinizden emin olun. Yazı gelmişse a
şıkkını, tura gelmişse b’ yi işaretleyin. Asla bu paraya güven olmaz deyip,
tereddüte kapılmayın.
*Stres atmak bahanesiyle
salona girdikten sonra beş derin nefes alın. Baktınız sorular zor geldi, bu
salonun havası kötü , o yüzden beynim uyuştu deyip itiraz etme şansınız doğar.
*Sınava girmeden önce ifrit olduğunuz kişilerin isimlerin
temiz bir dosya kağıdına, okunaklı harflerle yazın. Soruları çözemeyip
çuvalladıkça bunları sövüp rahatlarsın.
*Sınavdan önce mutlaka hafif bir kahvaltı yapın.Can boğazdan gelir ama makattan çıkar, dikkat edin.
*Akşam yemeğine hafif
olmasına dikkat edin. Aksi halde sınav sırasında eğirebilir, hıçkırığa
yakalanabilirsiniz.Ki bu da konsantrasyonu bozar, bilesiniz.
*Mümkünse bir baytardan at gözlüğü satın alın ve sınav anında
takın. Soruları çözemeyip gözünüz sağa sola kayarsa, durduk yerde başınızı
kopyadan derde girebilir.
*Sınava gireceğiniz yeri
önceden gördünüz mü? Yani orjantrik çalışması yaptınız mı? İnşallah
yapmışınızdır. Yoksa soruları çözemeyip keçileri kaçırınca, deli danalar gibi
hangi yöne doğru koşacağınızı bilemezsiniz.
*Sınavdan bir gün sonra gazetelerde yayımlanacak cevap
listesine mutlaka bakın. Bakın ki, aylar öncesinden kahredip daha çabuk verem
olun.
*Bence sınavı
kazanamazsanız da dert etmeyin. Nasıl olsa kazananlar da koca dört yılı okulun
karşısındaki dernekte, kahvehanede, yakut 1. Şube’ nin nezarethanesinde geçiriyor.
Öğrenci kimlik kartınız olsa bile siz de gidip pekala oralarda oturabilir,
üniversite havasını soluyabilirsiniz.
*Son olarak…Bildiğiniz gibi sınav sırasında, öğretmenim
tuvalete gidebilir miyim? numarası sökmez Ve ben de şundan da eminim, tuvalete
sınavdan iki dakika önce gitmiş olsanız, heyecandan işe yaramaz. Çişiniz,
kakanız yine gelir. O yüzden benim taktiğim şu: sınavdan önce bir sağlık
ocağında lavman yaptırın.
İsmail
HAKKI
(*) Kaynak:Toros Magazin Dergisi s.35
ÖĞRENCININ DEFTERİNDEN
Defter : Ödev
gösterileceği zaman bir yerden ödünç alınan kağıt yığını
Güç:Evde televizyon kumandasının eline
geçmesi
Kitap:Kitaplık denilen kaf dağında var olduğu
rivayet edilen bir nesne
Kalem :Yazılılarda
ad-soyadı yazmak için kullanılan değişik uzunluktaki ve renkteki çomak
Sıra:Öğrencinin uyku tulumu
Karne:Verildiği gün ortadan kaldırılması gereken
bir suç aleti
ARKADAŞ
SEÇERKEN;
EĞER KİŞİ;
HEM AKILLI
HEM ÇALIŞKAN İSE,
TAKTİR ET.
ÇALIŞKAN
FAKAT AKILLI DEĞİLSE,
DİKKAT ET.
AKILLI FAKAT
TEMBEL İSE,
İKAZ ET.
HEM AKILSIZ
HEM TEMBEL İSE,
TERK ET.
ÜÇ ÇEŞİT
ARKADAŞ VARDIR:
1.EKMEK GİBİDİR…
Her gün görmek istersin.
2.İLAÇ GİBİDİR….
Arada bir görmek istersin.
3.MİKROP GİBİDİR…
İhtiyacı olunca o seni bulur.
ANNE VE BABADAN
ÇOCUĞUNA ÖĞÜTLER
-Bizimle işbirliği yap, kendini küçük, aciz ve yardıma muhtaç
hissetme. Bizlere, senin de bizden farklı olmadığını, sana
güvenebileceğimizi hissettir.
-Bize kişiliğini kabul ettirebilmek için “hayır” deme. Her sosyal
grubun olduğu gibi bizim ailemizin de bir takım kuralları vardır ve onlara
uyulması gerekir.
-Bizim sana, anne ve baba olarak görevlerimizi yerine getirebilmemiz
için senin de bize karşı görevlerini yerine getirmen gerekir.
-Bizim sana her konuda ne yapman gerektiğini söylememizi
istemiyorsan,ne yapmanı istediğimizi düşün ve ona göre hareket et.
-Bütün insanlar aldanabilir veya yanlış hareket edebilir.Biz de...
-Bizim sana verdiklerimiz seni nasıl memnun ediyorsa, senin bize
teşekkür etmen de bizi öyle memnun edecektir.
-Bazı düşüncelerimizi anlamayabilirsin ama yetişkin insanlar olarak
biz hakikaten bazı şeyleri senden daha iyi düşünebiliriz.
-Bizden her soruna yanıt bekleme.Bazı yanıtları kendi kendine bulman
bizden öğrenmenden daha yararlı olur.
-Hata yaptığımıza emin olduğun zamanlarda bile bizi çok sev.Çünkü biz
de insanız.
-Her şeyimizi kopya etme; çünkü biz sana her konuda iyi örnek
olamayabiliriz.
-Ev hepimizindir.Eşyalar insanları kadar önemli değildir. Ama hepimize
ait olan eşyaları değiştirmeye ve/veya tahrip etmeye senin hakkın yoktur.
-Kararlarını kendin ver. Her zaman doğru karar vermesen bile senin
karar vermen bizi memnun eder.
-Anne ve babalar da günden güne olgunlaşırlar. Bizlerin de
durmadığımızı, senin yürüdüğün yol üzerinde ve daha ileride yürüdüğümüzü
bil.
SİZLERİ
SEVİYORUZ.
ANNEN VE BABAN.
Şimdiki ve gelecek
kuşakların temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu
gerçeğinden hareketle,;
Çevreye duyarlı bir
kalkınmadan yana olduğumu vurgulayarak;
Doğal kaynakların
ekonomik kalkınmanın hem kaynağını hem sınırını oluşturduğunu bilere;
Çevrenin korunması ve
geliştirilmesinden bireysel katkı ve katılımın gereğine ve önemi e inanarak;
Çevresel değerlere
sahip çıkıp zarar verenleri uyaracağıma;
Doğal kaynaklardan
faydalanırken tutumlu davranacağıma;
Sürdürülebilir kalkınma
ilkeleri doğrultusunda hareket edeceğime;
Bu yönde işbirliği ve
dayanışma anlayışı içerisinde hareket ederek,
Çevre konusunda herkese
örnek olacağıma söz veririm.
Çocuğunuzun
Siz ona
“oku”demeden okumasını,
İyi bir
üniversiteyi bitirip iş güç sahibi olmasını
İstiyorsunuz
değil mi? İstiyorsunuz istiyorsunuz….
Bunda
samimi misiniz? He doğru söyle, samimi misiniz?
Ben size
inanmıyorum….
Doğru
söyleyen ve samimi olan bunu önce kendi yapar, uygular….
Elinizde
sigara yanımızda içer hem bizi, hem kendinizi zehirlersiniz
Üstelik
bize okuyun dersiniz, odamızın oksijenini hortumlarsınız….
İçkiye
parayı bulur yaratırsınız, bir gazeteyi, bir kitabı param yok alamadım
dersiniz…
Size
inanmıyorum, kimseye inanmıyorum…. sizin gibi olacağım, adam olmayacağım işte….
Ben zaten
sizi taklit ediyorum, iyi de yapsanız kötü de yapsanız, sizi model alıyorum
kendime….
Bana
kızdığınız zaman aynaya bakın….
Adam
olmazsın dediğiniz zaman aynaya bakın….
Üstelik
beni siz yarattınız....
Başarılı
olmamızı gerçekten istiyorsanız çok basit.
Benim ne
yapmamı istiyorsanız önce siz deneyin, önden buyurun, siz benim büyüğümsünüz….
Siz de çok
iyi biliyorsunuz ama, ben gene de bir hatırlatmış olayım:
-İçkiyi
sigarayı bırakıp elinize gazete, dergi, kitap alın, bol bol okuyun…
-Sizi okuyor
gördükçe bizim iştahımız açılır. Okuma alışkanlığı kazanırız…
-Bizi daha
iyi anlamaya çalışın. Anlamanın yolu, bizi dinlemeden geçer…
-Bizi
dinleyin ve söyleyecekleriniz varsa kızmadan söyleyin…
-Bizi diğer
çocuklarla kıyaslamayın. Çünkü onunla şartlarımız bir değil ki…
-Hem sonra
beni, öğrettiklerinizle dövün, ben razıyım…
Ne ekersen,
onu biçersin… Ben sizi eserinizim…..
Hazırlayan:
Gülçin Acun
SEVGİLİYE AŞK MESAJLARI
1.Aşk gülü dikeni ile
avuçlamaya benzer! Ellerin kan içinde kalır ama dikenlerin hesabını gülden
soramazsın…
2.Bir gün dudakların kurursa
okyanusu getiririm sana, akşam ayazında titrersen güneşi getiririm sana, eğer
gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana!...
3.Bataryası zayıf rüyalarınıza
şebeke hatası sebebiyle bir süre ulaşılamadı. Şimdi ise full çeken hattımla
seninleyim…
4.Sesini duysam da yüzünü
görmek gibi değil, özlediğimi bil her an, hiçbir şey seni sevmek gibi değil!...
5.Aşkım yatağın, sevgim
yoganın, yüreğim yastığın olsun. İyi uyu bitanem
6.Bir yağmur damlası seni
seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi sorsaydın,
inan ki bitanem her gün yağmur yağardı!...
7.Yüreğim hafif ıslaktır benim,
kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi uçuktur, kurusun diye kaç kez güneşe
asmaktan!...
8.Hadi uyandır beni! Söyle
gördüğüm zamansız bir düş müydü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni.
Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten!...
9.Gözlerin nehir, kirpiklerin
köprü olsa; ben tam üzeriden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm o yer dudakların
olsa!...
10.Ne seni unutmak için bir
çabam var içimde ne de aşkımı körükleyen bir rüzgar. Ne seni görmeden
durabilecek kadar güçlüyüm ne de görmeye dayanacak yüreğim var!...
11.Bir gün hayatın bütün
güzelliklerinden vazgeçip sessiz sedasız ölüme gitmek istersen yanıma gel ki
sana sensiz yaşamanın ölüm olduğunu göstereyim!...
12.Ne zaman ayrılık saati gelse,
içimdeki güllerin boynu bükük kalırım bir zaman öylece. Sonra neden gittiğini
anlarım. İçimde güller ağlar ben ağlarım…
13.Hadi gel tut ellerimi!
Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe. Benimle uyu benimle uyan.
Birlikte varalım onuncu aylara. Ben bir eylül, sen bir haziran!...
14.ne zaman tutsam ellerini,
gözlerimi önünden mevsimler geçer. Ne zaman gözlerin gözlerime değse,
Samanyolu’ndan bir yıldız düşer…
15.Bu gün yeni bir meyhane
keşfettim mezarlığın karşısında. Bir gün beni ararda bulamazsan ya meyhanedeyim
ya tam karşısında…
16.Seni günde bir defe
düşünüyorum, o da 24 saatime mal oluyor…
17.denizi içerken maviler
takıldı boğazıma, karaya vuran balık gibi çırpınıyorum. Bu derin uçurumun
önünde sana tutunarak yaşıyorum…
18.Hasret kapımda nöbetler
tutuyor. Sevgili uzak bir şehirde gözlerim ise onu arıyor. Bir kuş olup gitsem
yanına, sevsem doyasıya koklasam…
19.Hani o gün beni anlayan sen
gitmiştin ya, seni başkalarında aradım ama yoktu beni senin kadar anlayan.
Yinede üzülme ben seni sensizde sevebiliyorum…
20.Bir gün sevgilim sordu “ aşk
nedir?” diye. Biraz zaman istedim düşüneyim diye. Ertesi gün gördüm onu bir
başkası ile. Kulağına fısıldadım “aşk ızdıraptır” diye…
21.Seni ben değil gözleri seçti.
Onlar sevdi, onla beğendi. Sen benim değil onlarınsın. Gittiysen bana ne onlar
ağlasın!...
22.Gözleriyle gözlerine göz
koyanın gözlerini oyarım. Gözlerini gözlerden sakın, gözlerin gözlerime lazım…
23.Ne yeminler bozdum geceler
büyürken, sensiz ne yeminler bozdum yıllar geçerken, sitemsiz ne yeminler
bozdum senin için ey gülüm, telafisi bile imkansız…
24.Nasıl uzaktaki yıldız parlak
geliyorsa insana, uzakta olduğun için tutkunum sana. Hani en güzel aşklar
imkansız gelir ya insana, bana imkansız olduğun için aşığım sana…
25.Yer yüzünde biten her aşk
için gökyüzünde bir melek ağlar...
26.Unuturum desem de inanma
sakın ömrümce kalbimden silinmez adın. Bir sızı içimde senden de yakın.
Kalbimin sesini dinler bulurum seni...
27.Beni bir dakika değil, bir
saniye değil, bir saniyenin onda biri kadar sev... Bir yıl değil, on yıl değil,
bin yıl mesut olurum...
28.Yarı dalgalı olmamalı deniz... Ya durmalı ya
da kudurmalı. Ya girmeli hançer sonuna kadar ya da kınından hiç çıkmamalı. Yarı
gönül vermemeli sevgili, sonunda sevmeyecekse. Hele yarı dudak hiç doyasıya
öpmeyecekse...
29.Onun güzelliğini her kes
görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir,onun güzelliğini yalnız ben
biliyorsam bu aşktır, hiç kimse bilmiyorsa bu yalnızlıktır...
30.Kimsenin hısımımdayok hısımında!görünmezim cisimde yok
resmimde.. Dil üzmezim, tek hece var ismimde. Barınağım gönül denen yer benim,
benim adım AŞK!...
31.bu gece rüyama gir gizlice. Beni sımsıkı sar, öp, kokla iyice, son kez
isyanlar savur, küfret güzelce ve sonra çek git kahrolasıca, hayatımdan
sinsice!...
32.Ben seni deli gibi sevdim,
sen beni deliyim diye sevmedin...
33.Seninle öğrendim sevmesini,
aşkınla tattım acı çekmesini, kalbimin derinliklerine gömüyorum, seni ve o
güzel gözlerini....
34.Sen kalbime giren bir
kurşunsun,seni ya orada bırakacaklar,ya da çıkarırken canımı alacaklar...
35.Saatler hiç bu kadar düşmanım
olmadı. Düşman oldum sevgilimden ayıran saatlere. Zaman hiç bu kadar bitmez
gibi gelmedi bana. Ve zaman hiç bu kadar sırdaşım olmadı.Sevgilimi bekleyişin heyecanını
yaşarken,beraber bekledik gelişini sadece
duvardaki saat anladı beni...
36.Her şeyin sonunu hüsranla
beklemeye alıştı ama bir seni beklemeye alışamadım. Ya sensizlik ya da ölüm..
Gerçi ikisi de fark etmiyor ama benim için..Ama anla ne olur artık..Uzaklara
değil çok yakınına bak..En yakınındaki bir taş bile anlatacak sana herşeyi..
Tabi taştan daha anlayışlıysan...
37.Bak sana ne getirdim:
Avuçlarımda bir tutam aydınlık, Azığı umut dolu bir bohça, bedenini taşımaktan
yorulmuş. Bir çift ayak getirdim, tuzunu getirdim ocakta kaynayan yemeğinin,
yıldızlara arkadaş uykusuz gecelerin uykusunu getirdim sana. Yokluğunun susuzluğunu,
Gönlümün yoksulluğunu getirdim...
38.Buzlar katılaştı yürek
dağında, çiçekler kurudu gönül bağında, bitmeyen şarkısın dudaklarımda, bu yol
sensiz yürünmüyor, gel artık...
39.Seni düşlemek mi? Yinede
güzeldi... Kızgın bir çölde bir serabın bilinçsizce ardından koşar gibi...
Zaman unutturur demişlerdi seni... Oysa hala sımsıcak yüreğin içimde.
Benliğimden kayıp gitti her senden ayrı oluşumda sensizliğin. Bu çaresizlik
hissi ölüm kadar ıssız bu şehrin ışıkları kadar müşfik gönlüme yağdırdığın
yağmurlar şimdi teselli Güncesi olmayan hatıralarımın gölgesinde avunur sensiz
yüreğim...
40.Günesin doğusu seni batışıda
beni anlatıyor. Geceler ıssız ve soğuk İçim ürperiyor korkuyorum ve yalnızım
seni arıyorum hep güneşin doğusunu aradığım gibi aşkım...
41.En çok seni özledim ben. Karşı komşunun sokağa çıkacağı
zamanı beklemeni. Her teyzeyi annen gibi sevmeni, sanki ayıpmış gibi kimselere
söylememeni, ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu. Yağmurlu bir günde annenin
elinden yediğin ekmeği, ıslanan sokaklara bakıp duygulanmanı, yaz akşamlarında
oturduğun kaldırımı, seni bir kez daha görmek isterdim... Hiç konuşmadan., kısa
pantolonlu siyah beyaz halini...
42.Uzaktayken seni özlerim,
yanımdayken özlemini. Kısacası, rahat yüzü yok bana bu dünyada, yaşadıkça ve
sevdikçe seni...
Derleyen : Burcu Acun
GENÇLİĞİN ATATÜRK'E
CEVABI
Ey Büyük Ata,
Varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk İstiklâl ve
Cumhuriyetinin sonsuz bekçisiyiz. Bu karar, değişmez irademizin ilk ve
son anlatımıdır. İstikbâlde, hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan
döndürmeyecektir. Bizler, bütün hızımızı senden, ulusal tarihimizden
ve ruhumuzdaki sönmez inanç ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun güçlü
temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her atılım
bilinçlidir. En kıymetli emanetimiz olan, Türk İstiklâl ve
Cumhuriyeti, varlığımızın esası olarak, eğilmez başların, bükülmez
kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde sonsuza dek yaşayacak ve
nesillerden nesillere devredilecektir. İstiklâl ve Cumhuriyetimize
kastedecek düşmanlar, en modern silahlarla donanmış olarak, en
kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, ulusal birliğimizi ve
yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaktır. Çünkü, bu aziz
vatanın toprakları üzerinde yetişen azimli ve inançlı Türk gençliği,
dökülen temiz kanların ve Cumhuriyet devrimlerimizin aydın
ürünleridir. Vatanın ve milletin selameti için her zorluğa iman dolu
göğsümüzü germek, gerçek amacımızı olacaktır.
Ey Türk'ün büyük
Ata'sı !
İstiklâl ve Cumhuriyetimizi korumak gerektiği zaman, içinde
bulunacağımız durumlar ve şartlar ne olursa olsun, kudret ve
cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp
her güçlüğü yenmek azmindeyiz.
Türk gençliği
olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyet ve
devrimlerin yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda
Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için
bütün zorlukları yeneceğimize, namus ve şeref sözü verir, kendimizi
büyük Türk ulusuna adarız.
Türk Gençliği
SOFRA DUASI
“Dost lokması bahaneyle yenir” demişler.
Yedik, içtik.
Allah sofranı bol, varını çok eylesin.
Sofrana Halil-İbrahim bereketi versin.
Allah Allah,
Eyvallah.!!!
Doyduk Elhamdulullah. ...
Yiyene Helal, Yedirene
Delil Ola!!!
(Ne oldu bize artık
böyle duaları az duyar olduk!!??)
……………………………………….
EYİNSANOĞLU !!!
Hoş
geldin dünyaya.
Tertemiz
bir sayfa kondu önüne. Bunu ancak sen kirletebilirsin.
Sana
sermaye olarak verilen en değerli iki şey: akıl ve zamandır. Akıl zekandır,
bilgilerindir, zamansa senin hayatın, ömrün.
Başka
donanımların da var: Sevmek, gülmek, üzülmek, ağlamak, eğlenmek, unutmak gibi.
Onları
yerinde ve yeterince kullan. Sana düşen; bunlarla hayatını bezemektir.
Ömrün
sonunda Tanrıya sunacağın tablo hayatın ta kendisi olacak. Hadi şunu güzel yap.
Unutma,
bu evrende, yanalız değilsin.
Bildiğini
kullandıkça sana dönecek ödül de artacaktır.
Akıl
önden, mantık ardından gider. Unutma…
Akılsızı
önünde, akıllıyı arkanda tutma.
Bu
sırayı değiştirme! Aklını kullanan kişi, başarır her bir işi. Değil mi ya?
Varılacak
nokta erdemlilik ise, erdemlilik iyilikte yarışmaktır. Dünkü kendini yeterli
bulma.
Acele
de etme. Acele eden acıyı çabuk bulur. Er, demine tavında ulaşır, bil…
Olduğun
gibi görün. Bu senin gerçeğindir. Seni sen yapan yani.
Bir
taşla duvar olur mu? Bir gül ile de yaz gelmeyecek.
Ara
sıra isyan etsen de unutma ki : Evreni yargılamak olanaksızdır.
Kendinle
her zaman barışık ol. Kendini sorgula,her şeyi kendinden başlat.
Herkesle
dost olmaya çalış. Ama kimseye teslim olma…
Beş
duyu sana bir şey ifade etmiyor mu? Sana bir sır vereyim: 2+2+1=5’in sırrı!
“Duyu
sayısı kadar davran.İki kere bak ve gör, iki kere dinle ve işit ve bir kere
konuş.”
Söylemlerin
açık, kısa ve net olsun. Bil ki, kısa söz sahibini aklar.
İnsanların
çoğu dinleme özürlüdür. Konuşmadan evvel, dinlemesini öğrenmelisin.
İnsanlar
kıyafetleriyle karşılanır, bilgileriyle de uğurlanırlar.
Ayrıldığında
geldiğinden daha farklı biri ol. Zaten okumaktan maksat kendin bilmektir.
Akşamdan
sabaha da alim olunmaz. Doğru. Ama binlerce millik yolculuk da bir adımla
başlar.
Kimseye
yük olma. Hiçbir iyiliğin de altında kalma.
Birini
aldatmaya kalkıştıysan, bil ki, önce kendini kandırdın demektir.
Birinci
kazığı atarsın amma, ikinci ve sonrakileri bir güzel yersin. Bunu sakın unutma.
İyilik
sana çok uzak değil. Çözüm uçlarda değil, ortalardadır.
Uçlarda
fazla dolaşma, zaman kaybıdır. Bir ol, iri ol, diri ol. Çünkü; birlikten kuvvet
doğar.
Bir
elin nesi, iki elin sesi mi var? Öyleyse, asıl gücün bütünsellikte olduğunu
aklından çıkarma.
Küçük
adamlar büyük gölgeler veriyorsa, karanlık yaklaşıyor demektir. O zaman
endişelen.
Çünkü,
kötüler başa böyle gelir. Yargılayacaklar da yargılanacak duruma düşerler.
Kötü
idare namuslu adamı bile hırsız yapar. Örgütsüz toplumlar çözülmeğe mahkumdur.
Bunun panzehiri örgütlü toplum yaratmaktır. Çok ileriyi görenler, geride çok
şey bırakırlar.
Bilmediğin
işe girme, yönetmediğine kefil olma, kontrol edemediğin işe ortak olma.
Çalışıyorken,
en çirkin insan bile güzel görünür. Çaba gösterene yardım et.
Kimseyi
incitme. Gönül dediğin camdan bir kalptir. Kırılırsa, yapan bulunmaz.
Umutluyum:buraya kadar okudun ya. Artık gerisini
getirirsin.