E-mail: mailadmin@odek-koyu.com  Copyright  © Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     


 

                                      TÜRK DİLİ VE ÖDEK

 

 

Atatürk çok bilinen şu sözü: “Ne mutlu Türküm diyene” dememiştir! Söylediğinin doğrusu şöyledir:

 Türk demek Türk dili demektir, ne mutlu Türküm diyene” demiştir.[1]- [2]  Çoğu yazar bu özdeyişin başındaki

“Türk demek Türkçe demektir,” ibaresini çıkartıp atıyor. Geriye kalan cümlecik de bir şeylen övünüldüğünü fakat

neyinen övünüldüğünü göstermemektedir. Bu söz dilimizin önemini, hayatiyetini ortaya koyan ve kimlik

sorununu ortadan kaldıran bir ifadedir. Dil varlığın evidir.

 

Ödek Köyü, Sivas ili, Divriği ilçesine bağlı orta halli bir köydür. Yani benim doğduğum köy. Tarihi oldukça eskilere

dayanıyor. Bizim araştırmalarımızla şimdilik 300 yıl öncesine kadar ulaşabildik.

 

Köyün halkı Oğuz Boyunun Türkmen kolundandır. Moğol istilası sebebiyle Orta Asya’dan Horasan’a,

Oradan da Kafkaslar üstünden  Anadolu’ya gelmişler. Hayvancılık ve çiftçilikle uğraşmışlar. Yerleşik düzene

Anadolu’da geçmişler. Dağlık bölgelerde konaklamış, şehirlerden uzak bir hayat sürdürmüşler. Bu sayede

mektep medrese ve Enderunlarla hiç tanışmamışlar. Ancak boş da durmamışlar. Kendi kendilerine okuma

yazma öğrenmişler.   Bu sebeple dil kirlenmesi yaşamamışlar. Arı Türkçelerini neredeyse ilk günkü gibi

korumuşlar. Dinlerini yeri ve zamanı geldiğinde değiştirmişler. Manizm, Şamanizm, Budizm ve nihayet

İslamiyeti seçmişler. Ama dilleri olan Türkçe dilini asla bırakmamışlar. Çünkü, dil demek kimlik demektir.

Kimlik demek, onur, haysiyet, şeref demektir. Köyün Türkçe olan dili çok sade, net ve anlaşılır bir dildir.

Sözcükler Türkçe ses uyumuna uygun. Sözcükler genellikle, insan yaşamında görülen ve duyulan eylemlerin

birer özgün ifadesi olarak türetilmiş. Örneğin; Şiplik: kırbaç demektir. Kırbacın vurulduğunda “şip, şip” ses

çıkartması sebebiyle Şiplik olarak adlandırılmış. Bunun örnekleri çok. Dışardan aldıkları sözcükleri de kendi

dil yapılarına uyarlamışlar.

 

1969 yılından başlayarak köyümüzde kullanılan ve fakat TDKnun Sözlüğünde yer almayan sözcükleri

toplamaya başladım. 100 kadar sözcük bulduğumda birkaç defa bunları TDKna gönderdim. Görevim

nedeniyle çok sık taşınmayla karşılaşmam sebebiyle bazı sözcüklerin yazıldığı cönklerim kayboldu. Elimde

kalanları ise sizlerle ve site aracılığıyla halkımızla paylaşarak kullanılmasını sağlamak üzere güncellenmiş listeler

halinde bu Sitede "Ödekçe Sözlük" başlığı altında bilgilerinize ve ilgilerinize sunulmuştur. Bu liste ayrıca

www.odekkoyu.com İnternet adresinde de yayınlanmaktadır.   Aynı şekilde atasözleri ve vecizeleri de 35 yıldır

topluyorum. Bu alanda da çok zengin bir arşivimiz oldu. Uzun süredir, sözcüklerde olduğu gibi gün yüzü görmemiş ata

sözlerimiz ve vecizelerimiz var. Bunu da yine bu Sitede "Atasözleri Vecizeler" başlığı altında sizlerle paylaşıyorum.

 

Amacım güzel Türkçe’mize sahip çıkmak, yaşatmak ve geliştirmektir. İkinci bir amacımız da, dünyanın

dört bir tarafına dağılmış olan soydaşlarımızı bulup buluşturmaktır. Aşağıdaki sözcükleri kullananlar büyük bir

ihtimaldir ki kökeni aynı yere çıkar.  Tarihini ve kökenini araştırmak isteyenlere anahtar olabilecek birkaç sözcük

verebilmişsek amaca bir adım yaklaşmış oluruz.  Bu da bizi mutlu etmeye yeter.

 

İbrahim Acun

E-mail: ibrahimacun@yahoo.com

             ibrahimacun@ttnet.net.tr

                        


 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 30-05-2008

 

    


 
bottom