topÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİ:  

E-mail:  yonetim@odek-koyu.com Copyright  © Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     


 

 

PADİŞAH YAVUZ SELİM BUYRUĞU VE FETVASI

 

 

 

Padişah Yavuz Sultan Selim irade buyurdular ki, Müftü Hamza Efendi’nin de fetvası alındığı üzere, Bütün Sancak Beyleri ve Valiliklere ve dahi halka hükmolunur ki;

 

“Ey  Müslümanlar, bilin ve haberdar olun ki, reisleri Erdebil oğlu İsmail olan Kızılbaş topluluğu, Peygamberimizin şeriatını, sünnetini, İslam dinin, iyiyi ve doğruyu beyan eden Kur’anı, küçük gördüler.

 

Yüce Tanrının yasakladığı günahlara helal gözüyle baktılar. Kutsal Kur’anı ve öteki kutsal din kitaplarını tahkir ettiler ve onları ateşe atarak yaktılar.

 

Hatta kendi melun reislerini Tanrı yerine koyup ona secde ettiler. Hz. Ebubekir’e, Hz. Ömer’e söğüp, onların halifeliklerini inkar ettiler.

 

Peygamberimizin karısı Ayşe Anamıza iftira ettiler ve sövdüler. Peygamberimizin şeriatını ve İslam dinini ortadan kaldırmayı düşündüler.

 

Onların burada bahsedilen ve bunlara benzeyen öteki kötü sözleri ve hareketleri benim ve öteki bütün İslam dininin alimleri tarafından açıkça bilinmektedir.

 

Bu nedenlerden ötürü Şeriat hükmünün ve kitaplarımızın verdiği haklarla bu topluluğun “kafirler” ve “dinsizler topluluğu” olduğuna dair fetva verdik.

 

Onlara sempati gösteren, batıl dinlerini kabul eden ve yardımcı olanlar da kafir ve dinsizdirler.

 

Bu gibi kimselerin topluluğunu dağıtmak bütün Müslümanların vazifesidir. Bu arada, Müslümanlardan ölen kutsal şehitlerin yeri “cenneti ala”dır.

 

O kafirlerden ölen ise hakir olup cehennemin dibinde yer tutacaklardr. Bu topluluğun durumu kafirlerin (kitap sahibi Hıristiyan ve Yahudilerin) halinden daha kötüdür.

 

Bu topluluğun kestiği veya gerek şahinle, gerek ok ile avladığı hayvanlar murdardır. Onlar gerek kendi aralarında, gerekse başka topluluklarda yaptıkları evlenmeler muteber değildir. Bunlara miras bırakılmaz. Sadece İslamın sultanının, onlara ait kasaba varsa, o kasabanın bütün insanlarını öldürüp, mallarını, miraslarını, evlatlarını alma hakkı vardır. Ancak bu mallar İslamın gazileri arasında taksim edilmelidir.

 

Bu toplamadan sonra onların tövbe ve nedametlerine inanmamalı ve hepsi öldürülmelidir. Hatta bu şehirde (İstanbul) onlardan olduğu bilinen veya onlarla birlik olduğu tesbit edilen kimse öldürülmelidir.

 

Bu tür topluluk hem “kafir ve imansız” hem de “kötülük yapan kimseler”dir. Bu iki sebepten onların öldürülmesi vaciptir. Dine yardım edene Allah yardım eder. Müslümanlara kötülük yapanlara Allah da kötülük eder. (Bi Saru Görez ismiyle maruf Müftü Hamza)”[1]

 

Fetvaya bak fetvaya!!!

 

           Önce yalan ve provakatif bilgilerle cahil halk dolduruluyor:

§       Din motifi işleniyor (sanki iştah açıcı şurup veriliyor.)...

§       Kur’anı küçük görmüşlermiş!!!

§       Kur’an ve kutsal din kitaplarını ateşe atmışlar!

           Kur’anı anladık da öteki kitaplara neden yer verildi diyeceksiniz. Bunların gavurdan daha kötü olduklarını göstermek için olsa gerek!

§       Reislerini Tanrı yerine koyup ona secde etmişler.

§       Hz. Ebubekir’e, Hz. Ömer’e söğüp, onların halifeliklerini inkar etmişlermiş!!!

          Hz. Osman’ın hakkını burada yemiş olmuyorlar mı? Onun ismini niye unuttular acaba? Yoksa alel acele mi fetva düzenlendi?

§       Onların “kafir ve dinsiz” olduğuna fetva vermişler. Böylece kıyılmaları için meşru zemin hazırlanıyor!

§       Onlara sempati gösteren, batıl dinlerini kabul eden ve yardımcı olanlar da kafir ve dinsizdirler, diyerek herkesi bağlıyorlar.

           Sonra “Haydin Katliama” Ucunda cennetin anahtarı var!?

§       Kasabanın bütün insanlarını öldürüp, mallarını, miraslarını, evlatlarını alma hakkı vardır.

§       Bu toplamadan sonra onların tövbe ve nedametlerine inanmamalı ve hepsi öldürülmelidir.

            Ödüller de unutulmamış!!!;

§       Bu uğurda ölenlerin yeri cenneti aladır, deniyor.

§       Bütün insanlarını öldürüp, mallarını, miraslarını, evlatlarını alma hakkı vardır, deniyor.

§       Dine yardım edene Allah yardım eder, deniliyor.

 

Osmanlıda bu tür fetvalara sıkça rastlamak mümkündür. Bunlar arasında 16.Yüzyıl Şeyhülislamı Ebussuud Efendi en gaddarlarından biridir. Verdiği fetvalarda geişigüzel aktarımla;

“...Kızılbaşların topluca öldürülmeleri elbette dinimize göre helaldir. Bu en büyük kutsal savaştır. Bu yolda ölmek de şehitliğin en ulusudur. ....”

 

İşte Osmanlı, Yavuz Sultan Selim’den başlayarak kendi halkına böyle bakıyordu.

 

Bu toplum ne badireler atlatmış Tanrım?

 

OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO

 

İbrahim Acun

E-mail: ibrahimacun@yahoo.com

             ibrahimacun@ttmail.com 

 

[1] Aydın, Erdoğan; Nasıl Müslüman Olduk?, Öteki Yay. 9. Basım, İstanbul Sayfa 60

 


 

 
 E-mail: yonetim@odek-koyu.com
 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 27-02-2012

 bottom